Özgün Metin

Vezin: fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün

Dil zebūn u leşker-i ġam bī-‘aded
Yā İlāhe’l-‘ālemīn senden meded
Muṣḥaf-ı ḥüsn içre ḳaddi bir elif
Ol elif üzre mu‘anber ḳaşı med
Serv-ḳadler gerçi çoḳ durur velī
Saña boydaş olımaz bir serv-ḳad
Yıḳmasun diyü cihānı seyl-i eşk
Kirpigüm her yañadan baġladı sed
Diñle bir dem mācerā-yı eşkümi
Ḳapuña sāyil gelüpdür itme red
Tā dehānuñdan işitdüm bir nefes
Ḫıżr gibi bulmışam ‘ömr-i ebed
Ḫil‘at-ı şāhiye baş indirmezem
Ey Baṣīrī neme yitmez bir nemed

Günümüz Türkçesiyle

1. Gönül âciz, gam ordusu sayısız; ey âlemlerin İlâhı, senden yardım.

2. Güzellik Mushaf'ında onun boyu bir eliftir; o elifin üstünde de amber kokulu kaşı bir med işaretidir. (Elif Arap harflerinin dümdüz ilk harfi, med de elifin üstüne konan dalgalı uzatma işaretidir; boy elife, kavisli kaş da bu işarete benzetilir.)

3. Servi boylu güzeller gerçi çoktur, ama hiçbir servi boylu sana boydaş olamaz. ("Boydaş" hem aynı boyda hem de eş, denk demektir.)

4. Gözyaşı seli dünyayı yıkmasın diye kirpiklerim her yandan set çekti.

5. Gözyaşlarımın hikâyesini bir an dinle; kapına bir dilenci gelmiştir, onu geri çevirme.

6. Ağzından bir nefes işittiğimden beri Hızır gibi ebedî ömür buldum. (Hızır'ın ölümsüzlük veren âb-ı hayatı içtiğine inanılır.)

7. Padişahın hil'atine baş eğmem; ey Basîrî, bir keçe neyime yetmez? (Hil'at padişahın bağışladığı kaftan, keçe ise dervişin yoksul giyimidir.)

Edebî ve Tarihî Yorum

Şiirin Yapısı

Şiir yedi beyitlik bir gazeldir ve aruzun remel bahrinden "fā‘ilātün fā‘ilātün fā‘ilün" kalıbıyla yazılmıştır; neşir vezin göstermez, kalıp taktimden çıkar. Kısa kalıp, beyitlere sıkı ve özlü bir söyleyiş verir. Gazelin redifi yoktur; kafiye "-ed" sesidir: ‘aded, meded, med, ḳad, sed, red, ebed, nemed. Mahlas son beyitte geçer. Gazel Ahmet Kartal'ın neşrinde XIV numaradadır. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmiyor.

Anlam ve Söz Sanatları

Gazel bir yakarışla açılır. Gönül zayıf, gam ordusu sayısızdır; âşık yardımı Tanrı'dan ister. Ordu ve yardım sözleri, aşkı bir savaş gibi gösteren bilinen bir benzetmenin parçalarıdır. İkinci beyit gazelin en ince buluşunu taşır. Güzellik bir Mushaf'a, yani Kur'an nüshasına benzetilir; bu nüshada sevgilinin dümdüz boyu bir elif, elifin üstündeki kavisli kaş da medd işaretidir. Yazı ile güzellik arasında kurulan bu tenasüp divan şiirinde sık görülür; Basîrî'de harfin biçimi ile yüzün çizgisi tam olarak üst üste düşer. Kaşın "mu‘anber", amber kokulu diye anılması, siyah mürekkep ile siyah kaş arasında da bir bağ kurar.

Üçüncü beyitte servi boylu güzellerin çokluğuna karşın hiçbirinin sevgiliye "boydaş" olamayacağı söylenir. Kelime hem aynı boyda olmayı hem de denklik ve eşliği anlatır; böylece boy üzerine kurulu övgü bir kıyas yargısına dönüşür. Dördüncü beyitte mübalağa öne çıkar. Âşığın gözyaşları öyle bir sel olmuştur ki dünyayı yıkabilir; kirpikleri de bunu önlemek için her yandan set çekmiştir. Kirpiğin gözün çevresini bir çit gibi sarması, setin görüntüsünü doğal kılar.

Beşinci beyitte âşık kapıya gelmiş bir dilencidir ve geri çevrilmemeyi diler; "sāyil", dilenci ile "red", geri çevirme kelimeleri bir arada bir tenasüp kurar. Altıncı beyitte sevgilinin ağzından işitilen tek bir söz, Hızır'ın bulduğu ebedî ömre denk tutulur. "Nefes" hem söz hem de soluk anlamına gelir ve hayat veren bir nefesi hatırlatır. Makta beytinde şair padişahın bağışladığı hil'ate baş eğmeyeceğini, bir keçenin kendisine yeteceğini söyler. Keçe dervişlerin giydiği kaba örtüdür; "neme" ile "nemed" arasındaki ses yakınlığı bir cinas oluşturur. Tezkirelere göre Basîrî padişahlardan yıllık bağış alan ve devlet büyüklerinin meclislerinde bulunan bir şairdi; bu yüzden kanaati öven bu beyit, hayatıyla bir tezat içinde de okunabilir. Bu bağ kaynaklarda kurulmaz, yalnız bir okuma ihtimalidir.

Kaynakça

Birincil kaynaklar

  • Âşık Çelebi, Meşâ'irü'ş-şu'arâ, hzl. Filiz Kılıç, Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2018 (e-kitap), s. 180, Basîrî maddesi. ekitap.ktb.gov.tr

Akademik çalışmalar

Kitaplar

Çevrimiçi kaynaklar