Özgün Metin
Vezin: fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilātün fe‘ilün
Eşkem ez-ḥasret-i ḳadd-i to revānest ki būd
Bī-to kār-ı dil-i men āh u fiġānest ki būd
Cān-ı şīrīn be-leb āmed zi-ġam-ı hicr henūz
Dīde der-dīden-i rūyet nigerānest ki būd
Ger zenem lāf-ı ġulāmī-i to cānā çi ‘aceb
Dāġ-ı ‘ışḳet be-dil-i bende nişānest ki būd
Sālhā şod ki ḫarābest çonīn kişver-i dil
Hem-çonān ḥükm-i ḫayāl-i to revānest ki būd
Ġalib ez-ẓulm-i sitem-kārī-i çeşm-i to be-dil
Ḫaṭ-ı jengār-ı ḫadet ḫaṭṭ-ı emānest ki būd
Ḫāk şod gerçi be-mihr-i meh-i rūy-ı to Münīr
Der-dileş ġuṣsa-i ‘ışḳ-ı to hemānest ki būd
Günümüz Türkçesiyle
1. Senin boyunun hasretinden gözyaşım eskiden olduğu gibi akıyor; sensiz gönlümün işi eskiden olduğu gibi âh ve feryattır. (Redifteki "ki būd" sözlük anlamıyla "olduğu gibi, eskisi gibi" demektir.)
2. Ayrılık gamından tatlı can henüz dudağa gelmişken, göz yüzünü görmek için eskisi gibi bakıp durmaktadır. ("Can dudağa gelmek" ölmek üzere olmak demektir.)
3. Ey sevgili, senin köleliğinle övünüyorsam buna şaşılmaz; senin aşkının dağı bu kulun gönlünde eskiden olduğu gibi bir nişandır. ("Dāġ" sözlük anlamıyla dağlama izi, damga demektir; köleler eskiden damgayla işaretlenirdi.)
4. Gönül ülkesi yıllardır böyle harap; senin hayalinin hükmü orada eskiden olduğu gibi geçerlidir. ("Revān" burada sözlük anlamıyla geçerli, yürürlükte demektir.)
5. Galiba senin gözünün zulmünden ve eziyetinden, yanağının pas yeşili ayva tüyü gönül için eskiden olduğu gibi bir aman fermanıdır. ("Ḫaṭ" hem yanakta beliren ayva tüyü hem yazı demektir; "ḫaṭṭ-ı emān" aman, güvence belgesidir. "Jengār" sözlük anlamıyla bakır pasının yeşil rengidir.)
6. Münîr senin ay yüzünün sevgisiyle toprak olduysa da, gönlünde senin aşkının kederi eskiden neyse odur. (Bu beytin anlamı neşirde verilmemiştir; beyit Farsçadır ve aktarım buradaki metne dayanır. "Mihr" sözlük anlamıyla hem sevgi hem güneş demektir.)
Edebî ve Tarihî Yorum
Şiirin Yapısı
Şiir Farsça yazılmış altı beyitlik bir gazeldir; neşirde Farsça gazellerin altmış dördüncüsüdür (fg 64). Vezin "fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilâtün fe‘ilün" kalıbıdır. Redif "-est ki būd" (eskiden olduğu gibidir) sözüdür; Ersoy'un redif listesinde gazel "ki būd" redifiyle gösterilir. Kafiye "-ān" sesidir: revān, fiġān, nigerān, nişān, revān, emān, hemān. Şiir Vatikan (VT 76b) ve Viyana (VY 60a) nüshalarında bulunur. Kime ve ne zaman yazıldığı bilinmemektedir.
Ersoy aparatında bu gazelin ilk beş beytinin anlamını verir; altıncı beyit için anlam yoktur. Neşirde beşinci beytin anlam dipnotunun işareti yanlışlıkla altıncı beytin yanına basılmıştır. Altıncı beyit de Farsçadır; yukarıdaki aktarım doğrudan metne dayanır.
Ersoy bu gazeli Hâfız-ı Şîrâzî'ye nazire olan on yedi Farsça gazel arasında sayar ve karşılığını Hâfız Divanı'nın 1290 (1873-74) İstanbul baskısında 99. sayfa olarak gösterir; TDV maddesi de on yedi Farsça gazelin Hâfız'a nazire olduğunu kaydeder. Aynı vezin, kafiye ve redifteki Hâfız gazeli "Gevher-i maḫzen-i esrār hemānest ki būd / Ḥoḳḳa-i mihr bedān mühr ü nişānest ki būd" (Sırlar hazinesinin incisi eskiden neyse odur; sevgi kutusu da eskisi gibi o mühür ve o nişanladır) matlaıyla başlar. Münîrî'nin nişān, nigerān, revān ve hemān kafiyeleri Hâfız'ın gazelinde de geçer.
Anlam ve Söz Sanatları
Gazelin ana teması, zamanın geçmesine rağmen aşkın hiç değişmemesidir. Redifteki "ki būd" (eskiden olduğu gibi) bu sürekliliği her beyitte yeniden onaylar. Hâfız'ın gazelinde de değişmeyen şey sevginin sırrı, âşığın gözyaşı ve sevgilinin zülfüdür; Münîrî aynı redifle gözyaşının akışını, gözün bakışını, aşkın damgasını ve gönül ülkesinin harabiyetini sıralar. Matlada sevgilinin boyu ile gözyaşı arasında bir ilgi kurulur. Boy servi gibi salınır, gözyaşı da su gibi akar; "revān" kelimesi bu iki hareketi birlikte çağırır.
Dördüncü beyitte "revān" kafiyesi tekrar kullanılır, ama bu kez geçerli, yürürlükte anlamındadır. Birinci beyitte akan gözyaşı, dördüncü beyitte geçerli olan hüküm vardır; aynı kelimenin iki farklı anlamla kafiyede kullanılması bir cinas oluşturur. Dördüncü beyit bir ülke benzetmesine dayanır: gönül yıllardır yıkık bir memlekettir ve orada sevgilinin hayali hükümdar gibi hüküm sürer. Ülke, hüküm ve harap kelimeleri arasında tenasüp vardır.
Üçüncü ve beşinci beyitler saray ve kölelik diliyle kurulur. Âşık sevgilinin kölesi olmakla övünür, çünkü aşkın dağı gönlünde bir damga gibi durmaktadır. Beşinci beyitte "ḫaṭ" kelimesi tevriyeli kullanılır: yanakta beliren ayva tüyü, aynı zamanda bir yazıdır ve bu yazı sevgilinin zalim gözüne karşı gönle verilmiş bir aman fermanıdır. Gözün zulmü ile ayva tüyünün verdiği aman arasında tezat vardır. Mahlas beytinde âşık ölüp toprak olmuştur, ama gönlündeki aşk kederi değişmemiştir. "Mihr" (sevgi, güneş) ile "meh" (ay) kelimeleri arasında tenasüp vardır. Ölümün bile değiştiremediği keder, redifin taşıdığı süreklilik düşüncesini gazelin sonunda en ileri noktasına götürür.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Ersen Ersoy (hzl.), II. Bayezit Devri Şairlerinden Münîrî ve Dîvânı (İnceleme-Metin), Ankara: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yay., 2017 (e-kitap), s. 170-171, fg 64 (giriş s. 5, 9, 15-18). https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf (arşiv kopyası: https://web.archive.org/web/20220803084052/https://ekitap.ktb.gov.tr/Eklenti/56095,muniri-divanipdf.pdf?0)
Akademik çalışmalar
- Ümran Ay, "Münîrî Amâsî", TDV İslâm Ansiklopedisi, 2019. https://islamansiklopedisi.org.tr/muniri-amasi
Diğer kaynaklar
- Hâfız-ı Şîrâzî, Divan, gazel 213 ("Gevher-i maḫzen-i esrār hemānest ki būd…"), Gencûr dijital metni. https://ganjoor.net/hafez/ghazal/sh213
Çevrimiçi kaynaklar






