Yeşilyenice, Amasya kent merkezinin doğusunda, Yeşilırmak'ın kıyısına yakın küçük bir yerleşimdir. 2013 yılına kadar kendi belediyesi ve belediye meclisi bulunan bir belde olarak yönetilmiş, o tarihten sonra Amasya Belediyesi'ne katılarak mahalle statüsüne geçmiştir. Bugünkü adının eski biçimi Yenice'dir ve bu ad Osmanlı kaynaklarında, Hüseyin Hüsameddin Yasar'ın Amasya Tarihi'nde epeyce sık geçer. Yenice, Amasya sancağının Akdağ nahiyesine bağlı bir köy olarak anılır; köyün tarihi, burada yaşamış bir şeyhin türbesi, yetiştirdiği âlimler ve kent siyasetine karışan bir a'yan ailesi etrafında kurulabilmektedir. Kaynaklar aralarında tutarsız olduğu için bu bilgilerin bir kısmı tartışmalı bırakılmak zorundadır.
Adı ve Eski Adı
Amasya il ve ilçelerinde adı değiştirilen yerleşimleri inceleyen Bekir Başalan'ın çalışmasında, Merkez ilçeye bağlı adı değiştirilmiş 35 yerleşim arasında "Yeşil Yenice" de yer alır ve eski adı "Yenice" olarak gösterilir. Başalan bu değişikliği, eski adın eş anlamlısı ya da yakın anlamlısıyla yeni bir ad verilmesi grubuna sokar. Yani yerleşimin adı kökten değişmemiş, "Yenice"nin başına "Yeşil" sözcüğü eklenmiştir. Aynı çalışmada Yeşilyenice, sonradan mahalleye dönüştürülen köyler arasında, Boğazköy, Fındıklı, Helvacı, Karasenir, Saraycık ve Yeniköy ile birlikte sayılır.
Eklenen "Yeşil" sözcüğünün Yeşilırmak'a gönderme yapması akla yatkındır, ancak adın hangi tarihte ve hangi gerekçeyle değiştirildiğini gösteren bir belgeye rastlanmamıştır. Merkez ilçede Yenice adını taşıyan başka bir yerleşim bulunmadığı için Hüsameddin'in "Yenice" dediği köyle bugünkü mahallenin aynı yer olduğu, Başalan'ın tablosu ve türbenin bugünkü konumu birlikte düşünüldüğünde kabul edilebilir bir sonuçtur. Hüsameddin'in kendisi köyü bir yerde Amasya'nın doğusunda, bir başka yerde güneydoğusunda gösterir; iki tarif birbirini tam tutmasa da ikisi de kentin doğu yakasını işaret eder.
Mahalle sınırları içinde bugün de eski köy düzeninden kalma bir yer adı vardır. Amasya'daki renk adlı yer adlarını inceleyen bir araştırma, Yeşil Yenice Mahallesi'ne bağlı Karakucak küme evlerini ve mahalledeki Karaağaç Caddesi'ni ayrı birer kayıt olarak anar. Böylece mahalle, ana yerleşimin yanında dağınık küçük birimleri de içeren bir köy yapısından gelmiş olur.
Akdağ Nahiyesinde Bir Köy
Hüsameddin, Amasya sancağının merkez kazasını dört nahiyeye ayırır ve bunların ilki olarak Akdağ nahiyesini sayar. Ona göre nahiye Amasya'nın doğu taraflarını kuşatır, merkezi Akviran köyüdür ve adını, doğudan batıya uzanan, yüksekliği yaklaşık bin iki yüz metreyi bulan Akdağ'ın eteklerinde bulunmasından alır. Yaylası bol, suyu bol ve havası sağlıklı olan bu dağda Amasya livasının koyun sürülerinin çoğu yazın otlar. Nahiyenin köyleri arasında Baş Alan, Zana, Akviran ve Yenice sayılır, ve Hüsameddin her birinin yetiştirdiği kişileri tek tek anar. Yenice için verdiği cümle şöyledir: Yenice karyesinden Yeniceli sülalesi ve âlimlerden Musliheddin Efendi çıkmıştır; köyde kibâr-ı evliyâdan Horasanlı bir şeyhin tekkesi ve türbesi, ayrıca defterdar Mahmud Efendi'nin camii ve vakıfları vardır.
Bu kısa cümle, köyün Osmanlı Amasya'sında hiç de sönük bir yer olmadığını gösterir. Bir köyde aynı anda bir tekke, bir türbe ve devlet katında yüksek görev yapmış bir kişinin yaptırdığı cami bulunması, yerleşimin hem dinî hem de siyasi bakımdan bilinen bir yer olduğuna işarettir. Defterdar Mahmud Efendi'nin kimliği ve camiin tarihi Hüsameddin'de ayrıca açıklanmaz; camiin bugün ayakta olup olmadığı ise ulaşılabilen kaynaklarda belirtilmemektedir. Yeniceli ailesinin soy kütüğünde de defterdar Mahmud adlı biri bulunur; bu iki adın aynı kişiye ait olması mümkündür, ancak Hüsameddin bunu açıkça yazmaz.
Sadreddin Horasani ve Zaviyesi
Yenice'nin en iyi bilinen kişisi, kaynaklarda Sadreddin Muhammed (ya da Mehmed) Horasani adıyla geçen şeyhtir. Evliyalar ansiklopedisinin ilgili maddesi onu Amasya velilerinden sayar, hangi devirde yaşadığının bilinmediğini söyler, bölgenin tanınmış âlimlerinden Seyyid İbrahim'in babası olduğunu bildirir ve türbesinin Akdağ nahiyesine bağlı Yenice köyünde bulunduğunu, yanındaki zaviyeden ise günümüze bir eser kalmadığını ekler. Hüsameddin şeyhin hayatını çok daha ayrıntılı anlatır. Onun tercümesine göre Seyyid Hüseyin bin Ali el-Horasani'nin oğlu olan Sadreddin Mehmed, Seyyid Şerif Cürcani'nin derslerinde öğrenim görmüş, Nakşibendî Hâcegân silsilesinden tarikat almış, Timur oğullarının savaşlarından bıkarak Horasan'dan çıkmış, Irak'ı dolaştıktan sonra Anadolu'ya geçmiş ve Sultan II. Murad devrinde Amasya'ya yerleşmiştir. Amasya valisi Yörgüç Paşa'nın ilgisini görmüş, bir süre Darbhaneci Zaviyesi şeyhliği yapmış, II. Murad'ın oğlu Şehzade Alâeddin Ali Amasya valisi olarak geldiğinde ona yakınlık göstermiş, şehzade de ona büyük saygı ve bağlılık duymuştur.
Şehzade Alâeddin, devşirmelerden Kara Hızır'ın eliyle öldürülmüştür. Bu olay Edirne'de duyulunca Türkler arasında büyük bir öfke doğmuş, II. Murad da hicri 847'nin başında (1443) tahtı oğlu Mehmed'e bırakmak zorunda kalmıştır. Hüsameddin'in anlattığına göre şehzadenin ölümünden sonra yakınları dağıtılmış, hocası Hatibzade Tacettin İbrahim Efendi İznik'e müderris olarak gönderilmiş, şehzadenin şeyhi Seyyid Sadreddin Mehmed Horasani de Amasya civarındaki Yenice köyüne yollanmıştır. Tercüme maddesinde aynı olay şöyle geçer: şeyh 846'da Amasya'dan ayrılmış ve kentin doğusunda kalan Yenice köyüne yerleşmiştir. Köylüler ona bir tekke yapmış, o da ömrünün son yıllarını bu tekkede inzivada geçirmiştir. Son demlerinde gözlerini kaybettiği, yetmiş yaşını geçtiği, âlim, takvalı ve kerametine inanılan bir zat olduğu yazılır. Tekkesinin bahçesine gömülmüştür. Hüsameddin ölümünü iki ayrı yerde iki ayrı tarihe bağlar: olaylar bölümünde hicri 862'nin başı (1457-58), tercüme maddesinde 867 (1462-63). Bu iki tarih arasındaki fark kaynakta açıklanmaz ve ikisi de yalnızca aynı yazarın aktardığı bilgilerdir.
Şeyhin Yenice'ye bir sürgün gibi mi yoksa kendi isteğiyle mi çekildiği net değildir; Hüsameddin onun gönderildiğini söylerken tercüme maddesi onun kendi kalkıp gittiğini ima eder. Yerel türbe literatürü de şeyhin şehzadenin ölümünden sonra oğluyla birlikte Yenice köyüne çekildiğini ve orada bir zaviye kurarak ölünceye kadar çalışmalarına devam ettiğini aktarır. Aynı kaynaklar şeyhin 1413'te Horasan'dan geldiğini ve 1414'te Bedreddin Mahmud Çelebi Tekkesi'nde şeyh olduğunu söyler. Bu tarihler Hüsameddin'in Murad II devrini gösteren anlatısıyla uyuşmaz, çünkü 1413 Çelebi Mehmed'in saltanat yılıdır. Hangi tarihin doğru olduğunu belirleyecek bir belge bulunmamaktadır.
Ad da kaynaklara göre değişir. Hüsameddin nahiyeyi anlattığı yerde şeyhi "Sa'deddin Mahmud Horasani" biçiminde anar, tercüme maddelerinde ise baba adıyla birlikte "Sadreddin Mehmed bin Hüseyin bin Ali el-Horasani" yazar ve Sadreddin Mehmed Baba da der. Evliyalar ansiklopedisi Sadreddin Muhammed adını kullanır. Hepsi aynı köyde bulunan tekke ve türbeye işaret ettiğinden aynı kişiyi gösterdikleri anlaşılır. Hüsameddin, tercümelerinde bu şeyhin oğulları arasında Hüseyin, Abdullah ve İbrahim Efendileri sayar ve üçünün de Amasya'da müderrislik yaptığını yazar; evliyalar ansiklopedisinin Seyyid İbrahim'i onun oğlu saymasıyla bu liste uyumludur.
Şeyhin Oğlu Abdullah Efendi
Yenice köyünden çıkan müderrislerin en iyi anlatılanı, şeyhin oğlu Abdullah Efendi'dir. Hüsameddin onu, Amasya'da ulemadan öğrenim görmüş, ders-i âm yetkisi almış ve Atabeg Medresesi müderrisi olmuş biri olarak tanıtır. Sonra Merzifon'daki Sultan Mehmed Medresesi'nde ders vermiş, hicri 883'te (1478-79) Amasya valisi olan Şehzade Bayezid'e hocalık etmiş, 886'da Bayezid padişah olunca Bursa'daki Sultan Murad Medresesi müderrisi yapılmış ve 890'da (1485) ölmüştür. Hüsameddin onu âlim, fazıl, takvalı ve soylu bir seyyid olarak anlatır; oğlu Emîrî Mahmud Efendi nakîbüleşraf olmuştur. Maddenin başlığında babasının Yenice köyünde, zaviyesinin hücresine gömülü bulunduğu özellikle belirtilir. Aynı eserde Yenice'de yatan şeyhin soyundan gelenlerin Amasya'da "Emîr Sadrîzâde" ya da "Sadreddinzâde" adlarıyla anıldığı görülür.
Yeniceli Ailesi
Hüsameddin'in dizdiği a'yan sülaleleri arasında Yenice köyünden çıkan bir aile ayrı bir yer tutar. Onun anlatımına göre "Yeniceli Sülâlesi", Amasya civarındaki Yenice köyünden hicri 1200'de (1785-86) Amasya a'yanından Yeniceli Ahmed Paşa'nın soyuna denir. Ahmed Paşa'nın kardeşi defterdar Mahmud ile ulemadan Ali Efendi'nin çocukları da "Yenicelizâde" adıyla anılır, Ahmed Paşa'nın soyundan Mehmed Paşa ve Hüseyin Paşa adlarında iki vezir çıkmıştır. Hüsameddin bu ailenin yetiştirdiği kişiler arasında daha eski bir defterdarı da sayar: Yenicelizâde İskender Çelebi, hicri 941'de (1535) idam edilen, Amasya'nın yetiştirdiği yüksek defterdarlar arasında sayılan kişidir. Bu iki adın aynı Yenice köyüne bağlandığı, Hüsameddin'in sülale listesinden anlaşılmaktadır; ancak İskender Çelebi ile 1785'teki Ahmed Paşa arasındaki aile bağı kaynakta açıklanmaz ve iki kuşağın doğrudan akraba olup olmadığı belirsizdir.
Ailenin Amasya kent yönetimindeki yeri, hicri XII. yüzyılın son çeyreğindeki olaylarda belirginleşir. Hüsameddin'e göre 1182'de (1768-69) Yenicelioğlu Hacı Mehmed Ağa Amasya mütesellimi olmuştur. Hicri 1198 başında (1783) Yenicelioğlu Hacı Ahmed Ağa, kapıcıbaşılardan biri olarak Amasya'nın baş a'yanı yapılmıştır. 1203'te (1788-89) Yenicelizâde Hacı Ahmed Ağa hacıbaşı olmuş, 1204'te (1789-90) başlayan olaylar sırasında Amasya a'yanından Yenicelizâde Hacı Ahmed Ağa mîr-i mîrânlık rütbesiyle Tutrakan muhafızlığına getirilmiştir. Amasyalı Yenicelizâde Ahmed Paşa ise vezaretle Adana valisi olmuş; Hüsameddin bu olayı, onun bilgisi ve gücünün Amasya âlimlerini harekete getirdiğini söyleyerek anlatır. Aynı ailenin Amasya'daki yerini gösteren bir başka ayrıntı da Tophane nazırlığıdır: Amasyalı Yenicelizâde Hafız Ahmed Efendi bu görevi yapmış ve hicri 1210'da (1795-96) ölmüştür; oğlu Hüseyin Paşa genç yaşta Enderun'a alınmıştır.
Aile içindeki dinî ve ilmî kolu da Hüsameddin ayrı anar. Yeniceli Hafız Mehmed Efendi, Sultan Bayezid Camii'nin müezzinlerindendi; hicri 1101 dolayında (1689-90) camide müezzin olarak göreve başlamıştır. Hüsameddin, onun tiz ve yanık sesinin Amasya'yı ağlatıp inlettiğini yazar. Müezzinbaşı Yeniceli Hafız Ahmed Efendi'nin Neyzenbaşı Mustafa Efendi ile birlikte oturduğu meclislerden doyulmadığı, 1149'da (1736-37) ölen Neyzenbaşı'nın sesi güzel, neşeli biri olduğu için bu meclislerin aranır olduğu anlatılır. Müezzin Şerif Ahmed Efendi de Yenicelizâde olarak anılır ve Sultan Bayezid Camii'nin ser-müezzinlerinden sayılır. Yenice köyünden çıkanlar böylece hem kent yönetiminde hem de Amasya'nın musiki ve cami hizmetinde yer almıştır.
Olcay'ın Anlattığı Yeniceliler
Osman Fevzi Olcay'ın Amasya Hâtıraları'nda Yenice köyü adıyla anılan yerden kentteki gündelik hayata katılan kişiler görülür. Olcay, medrese öğrenciliği günlerini anlatırken Yeşilırmak'a bakan, iki katlı, ahşap Mehmet Bey Medresesi'nin müdavimleri arasında Eraslan köyünden Molla Kerim, Molla Mahmud ve Molla Yusuf, Ladikli Molla Şerif ile birlikte Yenice köyünden Molla Sabri'yi sayar. Bu kısa liste, köyün Olcay'ın medrese yıllarında da Amasya medreselerine öğrenci gönderdiğini gösterir. Olcay'ın bir başka bölümünde, Gümüşlü Mahallesi'nin Selağzı semtinde fırıncılık yapan "Yenice Köylü Ekmekçi İbrahim Ağa"nın evi, Gümüşlü Camii'nin tam karşısındaki sıralarda bulunan haneler arasında anılır. Yeniceli bir köylünün kent içinde ev ve fırın sahibi olması, köy ile kent arasındaki gündelik bağın iyi bir örneğidir. Olcay, Yenice köyünün bugünkü Yeşilyenice ile aynı yer olduğunu açıkça yazmaz; bu eşleştirme Hüsameddin'in ve Başalan'ın kayıtları üzerinden yapılmaktadır.
Türbe ve Mesire Alanı
Yerel kaynaklara göre Yenice köyünün şeyhi bugün halk arasında Hacı Dede adıyla anılır ve türbesi Yeşilyenice'dedir. Hacı Dede Türbesi, 2005 yılında belediye tarafından yeniden yaptırılmıştır; içinde Hacı Dede'ye ait sanduka namaz kılmaya uygun biçimde düzenlenmiştir. Türbenin çevresi geniş bir piknik alanı gibi düzenlenmiş, adak kesim yeri, pişirme yerleri ve büyük bir havuz yapılmıştır. Ziyaretçilerin bir bölümü komşu Samsun'dan gelir; dileği kabul olanlar adaklarını burada kesip dağıtır. Yerel bir rehber kitap, Abdülhalim Durma'nın Evliyalar Şehri Amasya (2003) adlı eseri, bu bilgilerin dayanağı olarak gösterilir.
Mahallenin bir başka kamusal alanı, Gölbaşı mevkiindeki sosyal tesislerdir. Amasya Belediyesi, Yeşil Yenice Gölbaşı Sosyal Tesisleri'ni 2021 ile 2023 arasında yenilemiştir. Çalışmalar 2021 sonbaharında tesviye ve otomatik sulama sistemi aşamasındaydı. Yaklaşık 10.500 metrekarelik alanda parçalı yeşil alanlar yeniden düzenlenmiş, mevcut havuzun biçimi değiştirilmiş, restoran yeniden yapılmış; tesise kafe, çocuk oyun parkı, kameriyeler, mescit, lavabolar, yürüyüş yolları ve barbekü alanları eklenmiştir. Tesis 2022 yazında açılışa hazırlanan yapılar arasında anılmış, 2023 Mayıs'ında Belediye Başkanı Bayram Çelik tarafından açılışa hazır olduğu duyurulmuştur. Tesisin adresi Aşıklar Caddesi'dir ve Amasya halkına mesire alanı olarak hizmet vermektedir.
Beldeden Mahalleye
Yeşilyenice'nin idari tarihindeki en açık dönüm noktası 2013 yılıdır. Amasya Belediyesi'nin yaptığı yazılı açıklamaya göre, Belediye Meclisi'nin Yeşilyenice Belediyesi'nin merkeze bağlı bir mahalle olarak katılması yönündeki kararı İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü'nce 5 Ağustos 2013 tarihli kararla onaylanmış ve belediye 6360 sayılı Kanun gereğince Amasya Belediyesi'ne bağlanmıştır. Aynı açıklamada, merkeze bağlı Fındıklı ve Sarılar köylerinin de 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 8. maddesi uyarınca müstakil mahalle olduğu bildirilmiştir. Katılım yazıları Amasya Valiliği, İller İdaresi Genel Müdürlüğü, Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Harita Genel Komutanlığı ve Türkiye İstatistik Kurumu'na gönderilmiştir.
Kararın yürürlüğe girişi ilk yapılacak mahallî idareler seçimine bağlanmış, o tarihe kadar Yeşilyenice Belediyesi'nin tüzel kişiliğinin süreceği belirtilmiştir. Belediyenin kuruluş tarihi ve ilk başkanları ulaşılabilen kaynaklarda bulunamamıştır.
Nüfus
Mahallenin nüfusu, mahalle statüsüne geçtiği yıldan itibaren her yıl yayımlanan adrese dayalı nüfus kayıt sistemi verileriyle izlenebilir. 2013'te 1.179 olan nüfus 2014'te 1.100'e, 2015'te 1.033'e indi; 2016'da 988, 2017'de 944 olarak kaydedildi. 2018'de 988'e çıkan nüfus, 2019'da 922'ye, 2020'de 907'ye geriledi. 2021'de 866, 2022'de 797 olan rakam 2023'te 913'e yükseldi, 2024'te 871'e ve 2025'te 833'e düştü. 2025 verisinde 429 erkek ve 404 kadın vardır. On iki yıllık dönemde yaklaşık üç yüz elli kişi, yani nüfusun yaklaşık yüzde 29'u azalmıştır. Şehir merkezine yakınlık, küçük bir yerleşimde nüfusu tutmaya tek başına yetmemiştir. 2022 ve 2023 arasındaki ani iniş çıkışın nedeni kaynaklarda açıklanmaz.
Yeşilırmak Taşkınları
Yeşilyenice'nin konumu, Yeşilırmak'ın taşma dönemlerinde mahalleyi de etkiler. Mayıs 2026'da Yeşilırmak taşmış; Aksalur, Büyük Kızılca, İpekköy, Karaköprü, Kayrak, Ovasaray, Sarıkız ve Yeşildere köyleri ile Yeşilyenice mahallesi ve Ziyaret beldesinde 4.500 dekardan fazla tarım arazisi sular altında kalmıştır. Haberde can kaybı olmadığı bildirilmiştir.
Günümüzde Yeşilyenice
Mahallede Yeşil Yenice İlkokulu ile Yeni Cami adıyla bir cami bulunmaktadır; caminin tarihi, banisi ve mimarisi hakkında güvenilir bilgi yoktur. Yerleşim bugün sakin ve küçük ölçekli bir mahalle olarak tanımlanır. Bir derleme platformundaki kullanıcı değerlendirmelerinde kalabalık kent merkezinden uzak, görece ucuz ve huzurlu bir yer olduğu, buna karşılık yeşil alan, sağlık hizmeti ve ortaöğretim olanaklarının sınırlı bulunduğu belirtilir. Bu değerlendirmeler izlenim niteliğindedir.
Kronoloji
846-847 (1442-43): Şehzade Alâeddin Ali'nin ölümünden sonra şeyhi Sadreddin Mehmed Horasani Amasya'dan ayrılarak Yenice köyüne gönderilir.
862 ya da 867 (1457-58 ya da 1462-63): Hüsameddin'in iki ayrı yerde verdiği tarihlere göre Sadreddin Mehmed Horasani Yenice köyünde ölür ve tekkesinin bahçesine gömülür.
883-890 (1478-1485): Şeyhin oğlu Abdullah Efendi Şehzade Bayezid'e hocalık yapar ve 890'da ölür.
941 (1535): Yenicelizâde ailesi içinde sayılan defterdar İskender Çelebi idam edilir.
1182 (1768-69): Yenicelioğlu Hacı Mehmed Ağa Amasya mütesellimi olur.
1198 (1783): Yenicelioğlu Hacı Ahmed Ağa Amasya'nın baş a'yanı olur.
2005: Hacı Dede Türbesi belediye tarafından yeniden yapılır.
5 Ağustos 2013: İçişleri Bakanlığı kararıyla Yeşilyenice Belediyesi, 6360 sayılı Kanun kapsamında Amasya Belediyesi'ne katılır; Yeşilyenice mahalle statüsüne geçer.
Mayıs 2026: Yeşilırmak taşkınında mahalle arazileri sular altında kalır.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsameddin Yasar, Amasya Tarihi, 1-4. ciltler, Amasya Belediyesi 2022 (Akdağ nahiyesi, s. 187; Yeniceli sülalesi, s. 183; Şehzade Alâeddin dönemi, s. 474-478)
- Hüseyin Hüsameddin Yasar, Amasya Tarihi, 9-12. ciltler (Emîr Sadreddinzâde Abdullah Efendi, s. 558; Yeniceli ve Yenicelizâde tercümeleri)
- "Sadreddîn Muhammed Horasânî", Evliyalar Ansiklopedisi, 10. cilt
Akademik çalışmalar
Diğer kaynaklar
- "Yeşilyenice Beldesi Amasya'ya Mahalle Oldu", Haberler.com (AA, Ağustos 2013)
- "Yeşilyenice Mahallesi Nüfusu", TÜİK/ADNKS 2013-2025 derlemesi
Çevrimiçi kaynaklar
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page187.html
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page558.html
- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/4249891
- http://www.islamilimleri.com/Ktphn/Kitablar/19/Html/10Cild/2/05.htm
- https://www.haberler.com/yerel/yesilyenice-beldesi-amasya-ya-mahalle-oldu-4915934-haberi/
- https://www.nufusune.com/140891-amasya-merkez-yesilyenice-mahallesi-nufusu





