Fazlızâdeler, on yedinci yüzyılın ortasında Hâtuniye Camii'nin hatibi ve vaizi olan hattat Fazlullah Efendi'nin soyundan gelen Amasyalı ailedir. Hüsameddin bu aileyi kitabının ilk cildinde sayılı Amasya sülâleleri arasında "Fazlî Sülâlesi" adıyla anar ve onu 1080 yılı dolaylarında ölen meşhur vaiz Fazlullah Efendi'nin evlâdı diye tanımlar. Aile, kurucusunun hattat kimliğini iki kuşak boyunca taşımış, ardından mahkeme kâtipliği, niyabet, medrese müderrisliği ve şehir yönetimindeki a'yânlık makamları üzerinden yirminci yüzyılın başına kadar Amasya'nın etkili hanedanlarından biri olarak kalmıştır.
Amasya Tarihi'nde başlığında "Fazlızâde" nisbesi bulunan yirmi yedi madde vardır; bunların yirmi dördü metindeki silsilelerle Fazlullah Efendi'ye bağlanabilir. Bunlara ek olarak aynı soydan gelen ama başka lakapla kaydedilmiş üç madde vardır: hacıbaşı Seyyid Hacı Ahmed Efendi, Enderun ağası Sa'îd Ahmed Ağa ve kız tarafından torun Servahdî Ahmed Efendi. Dördüncü ciltteki yıllıklar ise on sekizinci yüzyılın büyük bölümünde "Fazlıoğlu" ya da "Fazlı Oğulları" adıyla anılan bu ailenin Amasya siyasetindeki yerini yıl yıl izlemeye imkân verir. Hüsameddin aileye karşı tarafsız bir kayıtçı gibi davranmaz: kendi ifadesiyle "Fazlızâdelerin şerri"ne uğrayan âlimleri, ailenin vergi işlerindeki suiistimallerini ve mahkemelerdeki nüfuz kullanımını aynı açıklıkla yazar.
Adı ve Kökeni
Ailenin atası Hâfız Fazlullah Efendi, Hüsameddin'in verdiği silsileye göre Mustafa'nın oğlu, Hasan'ın torunudur. Yıllıklardaki kayıt onun ölümünü 1081 [1670-71] yılının olayları arasında verir; ilk ciltteki aile listesindeki "1080 sâline doğru" ifadesi bu tarihin yaklaşık bir karşılığıdır. Kitaptaki "Ahmed Efendi-Hattât" maddesine göre, Kâsım Bey Medresesi müderrisi ve Sultan Bayezid İmareti yanındaki hattat odasında hat hocası olan Hattat Ahmed Efendi (ö. 1090 [1679] dolayları), Fazlullah Efendi'nin amcazadesidir. Fazlullah Efendi'nin oğullarının maddelerinde "amcaları Hâfız Ahmed Efendi"den yazı meşk ettikleri söylenir; çıkarımdır ki burada kastedilen bu yakın akraba hattattır. Ailenin hat geleneği böylece Fazlullah'tan bir kuşak önceye, Hasan'ın oğulları arasındaki bir kardeş ortaklığına uzanır.
Ailenin adı üç kuşak içinde birkaç biçim almıştır. Kitabın biyografi ciltlerinde üyeler "Fazlızâde" diye kaydedilir; yıllıklarda ise aynı kişiler çoğunlukla "Fazlıoğlu" ve toplu olarak "Fazlı Oğulları" adıyla geçer. Hüsameddin'e göre aile "yakın zamanlarda" iki ayrı kolun adıyla, "Hacı Başı Oğulları" ve "Selâm Oğulları" diye anılmaya başlamıştır. Çıkarımdır ki birinci ad, 1253 [1837] yılında hacıbaşı olup yıllarca bu unvanla anılan Hacıbaşı es-Seyyid el-Hâc Ahmed Efendi'nin soyuna, ikincisi de on sekizinci yüzyılın sonunda divan kâtibi olarak nüfuz kazanan Abdüsselâm Efendi'nin oğullarına verilmiştir. Hüsameddin, ocağı asıl "uyandıran" kişinin beylerbeyi Fazlı Paşa olduğunu, paşanın İstanbul'da kaldığını, ailenin geri kalanının ise Amasya'da a'yân olarak yaşadığını yazar. On sekizinci yüzyılın ortalarından itibaren ailenin pek çok üyesi "es-Seyyid" unvanıyla anılır; Hüsameddin bu unvanın aileye hangi yoldan geçtiğini açıklamaz.
"Fazlızâde" ya da "Fazlı Paşazâde" adı Amasya'da başka ailelere de verilmiştir ve kitapta bunlar kolayca birbirine karışır. On birinci ciltteki Abdüsselâm Bey-Fazlı Paşazâde, 1030 [1621] yılında ölen eski Yemen beylerbeyi ve defterdar Fazlullah Paşa'nın oğludur; 1061 [1651] yılında ölmüş, evlâdına "Selâm Beyzâde" denmiştir. Oğlu Sun'ullah Bey ile kardeşi Sadullah Bey bu aileye aittir. Bu Selâm Beyzâdeler, hattat Fazlullah Efendi'nin soyundan gelen ve adını on sekizinci yüzyıl sonundaki Abdüsselâm Efendi'den alan "Selâm Oğulları"ndan ayrı bir ailedir. Aynı şekilde 1076 [1665-66] dolaylarında ölen Mumcu Velizâde Bâlî Ağa'nın oğlu mîr-i mîrân Fazlı Paşa da "Bâlî Oğulları" ailesindendir ve Fazlızâde Fazlı Paşa ile karıştırılmamalıdır.
Bağı daha belirsiz olan bir kol da yeniçeriler arasında görülür. Amasya serdarı Derviş Mehmed Ağa (ö. 1196 [1782] dolayları) "Fazlı oğlu" diye tanınmıştır; babası Abdurrahim Efendi bin Mehmed Efendi, annesi ise Koca Vâiz Hacı Derviş Mehmed Efendi'nin kızı Ayşe Hâtun'dur. Koca Vâiz'in maddesinde bu damat "Fazlızâde Abdurrahim Efendi" diye anılır ve Koca Vâiz'in kendisi de Fazlullah Efendi'nin oğlu Hasan Efendi'nin damadıdır. Bu evlilikler iki aile arasında yakın bir bağ olduğunu gösterir, fakat Abdurrahim Efendi'nin babası Mehmed Efendi'nin Fazlullah soyundaki yeri kitapta belirtilmez. Derviş Mehmed Ağa'nın oğlu, kapıcıbaşılığa yükselen Abdurrahman Ağa (ö. 1206 [1791-92] dolayları) ile "yeniçerilerden Fazlı oğlu Abdurrahman Ağa"nın oğlu olarak kaydedilen kadı Sâ'ib Mehmed Efendi (ö. 1246 [1830-31] dolayları) de bu kola aittir. Bu yazı söz konusu kolu ana soy ağacına katmaz.
Kuşaklar Boyunca Aile
Hattat Fazlullah Efendi (ö. 1081 [1670-71])
Fazlullah Efendi'nin hayatına dair bilgiler, kendi maddesi bulunmadığı için, öğrencilerinin ve oğullarının hal tercümelerinden derlenir. Bülbül Hatun'un Yeşilırmak'ın kuzey kıyısında yaptırdığı Hâtuniye Camii'nin hatibi ve vaiziydi; hafızdı ve kitapta en çok "hattât-ı meşhûr" sıfatıyla anılır. Dördüncü cildin on yedinci yüzyıl Amasya'sındaki hat hayatını anlatan bölümünde "Hatîb Fazlullah" adı, şehrin yüzünü güldüren hattatlar arasında sayılır ve onun "dîvânî ve reyhânî"si özellikle övülür. Hüsameddin, Amasya'da yazı öğreten iki büyük hat kolundan söz ederken Fazlullah, Hâfız Ahmed ve Mehmed Emîn Efendileri, Celâleddîn Amâsî'den gelen ve 1150 yılına kadar Amasya'da yaşayan kolun en meşhur temsilcileri arasında gösterir.
Fazlullah Efendi'nin şehirdeki itibarını gösteren bir kayıt, İğnecizâde ailesinden Hoca Ahmed Paşa'nın hayratı arasında geçer. Trabzon beylerbeyiliği ve Amasya mutasarrıflığı yapan paşa, Sultan Bayezid İmareti'nin bitişiğinde biri "hattât-ı meşhûr Fazlullah Efendi için", öteki Koca Müneccim Ahmed Efendi için muvakkithane olmak üzere iki üst kat odası yaptırmış, bunların masraflarına Saraçhane Camii'nin kıblesindeki, İbadullah Çarşısı'ndaki ve bedestendeki dükkânlarını vakfetmiştir. Fazlullah Efendi'nin yazı dersleri muhtemelen bu odada verilmiştir; bu sonuncusu çıkarımdır.
Kitabın biyografi ciltlerinde Fazlullah Efendi'den hat öğrendiği söylenen kişilerin sayısı onu aşar. Divan kâtipliğine yükselen Selîmzâde Emnî Süleyman Çelebi, divan efendisi Câmî Hasan Çelebi, Celâlî Mehmed Çelebi, Resîm Ahmed Efendi, Hâbilzâde ailesinden Ehlullah, Şükrullah ve Sun'ullah Efendiler ile Hâcezâde Şevkî Mehmed Efendi bunlardandır. Öğrencilerinin önemli bir kısmı Deli Emîr Mehmed Paşa gibi Amasyalı vezirlerin divan kâtibi olmuştur. Sekiz yaşında yetim kalıp Fazlullah Efendi'nin vesayetinde büyüyen Koca Vâiz Hacı Derviş Mehmed Efendi ise sonradan Fazlullah'ın oğlu Hasan Efendi'ye damat olmuş, Hâtuniye Camii'nde altmış yıl kadar vaaz vererek 1145 [1732-33] yılında seksen yedi yaşında ölmüştür.
Fazlullah Efendi'nin Oğulları
Kitapta Fazlullah Efendi'nin dört oğlu adıyla geçer: Hasan, Ahmed, Emîn Mehmed ve Mustafa. Dördü de babalarından hat meşk etmiş, ilk üçü ayrı birer maddeyle anlatılmıştır. Hâfız Hasan Efendi, Sultan Bayezid evkafının kâtibi olduktan sonra Deli Emîr Mehmed Paşa'nın divan kâtibi olarak memleket memleket dolaşmış, paşanın ölümünden sonra Amasya'ya dönerek şehirdeki darülhattatinin muallimi olmuştur. 1105 [1694] yılının sonlarında ölmüştür. Hüsameddin onu "zî-ilm ü edeb, hattât-ı meşhûr bir kâtib" diye tanıtır ve maddesini oğlu "Beylerbeyi Fazlı Paşa"nın adıyla bitirir.
Ahmed Efendi, babasından ve amcasından yazı, Uzun Müderris Mehmed Efendi'den ilim öğrenmiş, dersiâm ve mahkeme başkâtibi olmuştur. Amcası Hattat Ahmed Efendi'nin ölümüyle boşalan Hakala'daki Kâsım Bey Medresesi'ne müderris tayin edilmiş, 1093 [1682] yılının başında Amasya naibi olarak hayli nüfuz ve şöhret kazanmış, ertesi yıl, 1094 [1683] dolaylarında ölmüştür. Talik yazıda usta bir hattat olan Ahmed Efendi'nin oğlu, aşağıda anlatılacak Sarı Ali Efendi'dir. Maddeye göre müderrisliği kardeşi Mustafa Efendi'ye geçmiştir.
Ailenin İstanbul'da ilk yükselen üyesi Emîn Mehmed Efendi'dir. Babasından ve amcası Hâfız Ahmed Efendi'den sonra İstanbul'da Amasyalı Nefiszâde Seyyid İsmâil Efendi'den de yazı öğrenmiş, Divân-ı Hümâyûn kâtipleri arasına girmiştir. Amasyalı Hüseyin Paşa'nın kâtibi ve 1095 [1684] yılında divan kâtibi olmuş, paşanın ölümünden sonra maliye tezkireciliği, reisülküttap kaymakamlığı ve 1106 [1694-95] yılında hazine muhasebeciliği yapmış, 1108 [1696-97] yılında vekâleten sadaret kethüdası olmuştur. Hastalığı yüzünden azledilmiş ve 1110 [1698-99] yılında ölmüştür. Hocası Nefiszâde'yi Hüsameddin Amasyalı sayar; Uğur Derman ise onun İstanbul'da doğduğunu ve 1090 [1679] yılında öldüğünü yazar. Emîn Mehmed Efendi'nin oğlu Yeniçeri efendisi Hacı Veliyyüddîn Efendi 1132 [1720] yılında ölmüş, onun hattat oğullarının soyuna İstanbul'da "Veli Efendizâde" denmiştir; bu kol Yeniçeri kaleminde on sekizinci yüzyılın sonuna kadar izlenebilir.
Dördüncü oğul Mustafa Efendi'nin maddesi yoktur ve kimliği ailenin en karışık noktasıdır. Ahmed Efendi'nin maddesi onu Ahmed Efendi'nin kardeşi yapar; oğlu Hacı Ahmed Efendi'nin maddesi ve silsile veren üç madde ise onu "Mustafa Efendi bin Hattat Ahmed Efendi bin Fazlullah Efendi" diye, yani Fazlullah'ın torunu olarak kaydeder. Hattat Ahmed Efendi'nin maddesindeki "damadı, kardeşinin oğlu Mustafa Efendi'dir" cümlesi bu karışıklığı kısmen açıklar: Mustafa Efendi babasının amcazadesi olan Hattat Ahmed Efendi'nin kızıyla evlenmiş, iki Ahmed adı sonradan birbirine karışmış olabilir. Bu bir çıkarımdır. Kâsım Bey Medresesi'nin müderris listesine göre Fazlızâde Mustafa Efendi bu medreseye 1099 [1687-88] yılında gelmiş, 1102 [1690-91] yılında Hakala'ya gitmediği için azledilmiş, 1107 [1695-96] yılında yeniden tayin edilmiş ve 1115 [1703-04] yılında ölmüştür. Sekizinci ciltteki Çeşmî Hüseyin Efendi maddesi ise Fazlullah Efendi'nin oğlu olarak bir "Fazlızâde Mustafa Ağa" anar: İstanbul'da Sormagir Camii'ni yaptıran Çeşmî Hüseyin Efendi'nin kızı Fâtıma Hanım'la evlenmiş, oğlu Hacı Mehmed Tâhir Efendi ve torunları bu vakfın mütevellisi olmuştur. Onun müderris Mustafa Efendi ile aynı kişi olup olmadığı belli değildir.
Fazlı Paşa ve Kardeşi Hamdullah Efendi
Ailenin devlet hizmetinde en yükseğe çıkan üyesi Hasan Efendi'nin oğlu Fazlı Paşa'dır. Kendi maddesi kitapta bulunmaz, fakat çeşitli maddelerden hayatının ana çizgisi çıkarılabilir. Câmî Hasan Çelebi'nin maddesine göre bu hattat kâtip önce "Fazlızâde Fazlı Paşa'ya ağalığında" bağlanmış, onun sadaret kethüdalığı sırasında kâtibi, paşalığında da divan efendisi olmuştur. Yıllıklara göre Sivas beylerbeyi İvaz Paşa'nın idamı üzerine "Amasyalı Fazlızâde Fazlı Paşa" 1125 [1713] yılının rebiülevvel ayında Sivas valisi olmuş, Amasya'dan Keskin İsmâil Ağa'yı mütesellim olarak yanına almıştır. Aynı yılın zilhicce ayında, vali olarak yaptığı başvuru sayesinde Samsun kalesinde hapis tutulan amcazadesi Sarı Ali Efendi serbest bırakılmıştır. Yıllık, paşanın 1126 [1714] yılının cemaziyelahir ayında Ankara'ya nakledildiğini yazar. Keskin İsmâil Ağa'nın maddesi ise İsmâil Ağa'nın aynı ayda "Fazlı Paşa ile beraber maktûlen" öldüğünü söyler. İki kayıt arasındaki bu fark kitapta giderilmez.
Fazlı Paşa'nın kardeşi Hamdullah Efendi, babasından ve Hattat Hâfız Ahmed Efendi'den yazı öğrenmiş, İstanbul'a giderek Divân-ı Hümâyûn kâtibi olmuş, 1125 [1713] yılından sonra ölmüştür. Hüsameddin, bu kısa maddeyi Müstakimzâde'nin Tuhfetü'l-hattâtîn'inde ünlü Şeyh Hamdullah'ın babası Mustafa Dede'nin Buhara'dan Amasya'ya göç ettiğine dair kaydı tartıştığı sayfaya yerleştirmiştir; iki Hamdullah arasında aile bağı kurmaz.
Sarı Ali Efendi ve Oğulları
Ahmed Efendi'nin oğlu Sarı Hacı Ali Efendi, on sekizinci yüzyılın başında ailenin Amasya'daki siyasi ağırlığını kuran kişidir. Yıllıklar onun Fazlı Paşa'nın amcazadesi olduğunu açıkça kaydeder. 1120 [1708] yılının muharrem ayında şehir kethüdası, 1122 [1710] yılında başa'yân olmuştur. Amasya mütesellimi Yeğen Hacı Ali Bey ile nakîbüleşraf kaymakamı Emîr Hacı Abdullatîf Çelebi'nin rakibi olduğu için 1124 [1712] yılının rebiülevvel ayında, Avkatlı İbrâhim Ağa ile birlikte "hükûmet işlerine karışıyor" gerekçesiyle Samsun'a sürülmüş ve kalebent edilmiştir. Bir buçuk yıl sonra Fazlı Paşa'nın aracılığıyla affedilmiş, 1126 [1714] ve 1129 [1717] yıllarında yeniden başa'yân, 1129 yılının şevval ayında şehir kethüdası olarak "nüfûz ve ikbâlini kemâle" erdirmiştir. Kısa süre sonra başa'yâna karşı geldiği için kethüdalıktan azledilmiş ve 1131 [1719] yılının şevval ayında ölmüştür.
Sarı Ali Efendi'nin üç oğlunun maddesi vardır. Sa'îd Ahmed Efendi, 1135 [1722-23] yılında yıllıkta Amasya şehir kethüdası olarak görünür; maddesine göre İstanbul'a gitmiş, Zanalızâde Seyyid Ahmed Paşa'nın hazine kâtibi olduktan sonra sadaret kethüdası kalemine yerleşmiş, 1166 [1752-53] yılında hâcegân rütbesiyle kethüda kâtibi olmuş, 1172 [1759] yılının şaban ayında ölüp Üsküdar'a gömülmüştür. Hüsameddin onu "Fazlı Paşa'nın yeğeni" diye tanıtır; aralarındaki gerçek akrabalık amcazade oğulluğudur. Abdülazîz Efendi babasından kalan serveti iyi yönetmiş, birkaç kez nakîbüleşraf kaymakamlığı yapmış, hacıyân ve a'yân meclislerinin üyesi olarak 1171 [1757-58] dolaylarında ölmüştür. Abdülkâdir Efendi mukataa iltizamlarıyla zenginleşmiş, bedesten kethüdası ve a'yân meclisi üyesi olarak 1181 [1767-68] dolaylarında ölmüştür. Yıllık, babalarının ölümünde yerini tutanlar olarak Hacı Sa'îd Ahmed Ağa ile Hâfız Mehmed Efendi'nin adlarını verir; bu ikinci oğul maddelerde geçmez.
Sa'îd Ahmed Efendi'nin soyu hem Amasya'da hem İstanbul'da sürmüştür. Oğlu Âgâh Mehmed Efendi, cizye kâtipliğinden sonra Ak Hasanzâde Hacı Halîl Paşa'nın divan efendisi olmuş, paşanın 1200 [1786] yılındaki ölümünden sonra Amasya'ya dönerek Recep Mahallesi'nde oturmuş ve 1208 [1793] yılının başında ölmüştür. Hüsameddin onun Halîl Paşa adına Bâbıâli'ye yazdığı niyaznameyi gördüğünü, şiirlerini ise bulamadığını söyler. Öteki oğlu Seyyid Hacı Ali Efendi'nin torunu Sa'îd Ahmed Ağa, Enderun'da "İnce Belli" lakabıyla tanınmış, Has Oda'da yükselerek 1243 [1828] yılında dülbend ağası olmuştur. II. Mahmud fes giyince bu görev gereksiz kalmış, ardından gelen nikâbdârlık da kaldırılınca emekliye ayrılmış ve 1246 [1830-31] yılında ölmüştür.
Mahkeme Kâtipleri: Hacı Mehmed Efendi'nin Kolu
Ailenin on sekizinci yüzyıl boyunca Amasya mahkemesinin kâtipliğini neredeyse babadan oğula geçen bir makam gibi elinde tutan kolu, mahkeme başkâtibi Hacı Hâfız Mehmed Efendi'den iner. Hüsameddin bu kişinin babasını iki farklı biçimde verir: oğlu Hacı İsmâil Efendi'nin maddesinde "Mehmed Efendi bin Hâfız Ahmed Efendi bin Fazlullah Efendi" yazar; torunlarının maddelerinde ise silsile "Mehmed Efendi bin Hacı Ali Efendi bin Hasan Efendi bin Fazlullah Efendi" diye uzanır. Yıllıklara göre Fazlıoğlu Hacı Mehmed Efendi 1150 [1737] yılında genç ve tecrübesiz naibin "nâbecâ" işlerine göz yumduğu için halkın şikâyeti üzerine azledilmiş, birkaç yıl sonra "Fazlıoğullarının nüfûzuyla" rakibi Gümüşlü Hacı Mehmed Efendi'nin yerine yeniden başkâtip olmuş ve 1154 [1741-42] yılının şevval ayında ölmüştür.
Oğlu Hacı İsmâil Efendi, babasının sağlığında mukataa iltizamlarıyla servet edinmiş, nahiye niyabetlerinden sonra 1156 [1743] yılında mahkeme kâtibi olmuştur. Gümüşlü Kâtip Mehmed Efendi ile birkaç kez birbirinin yerine geçmiş, 1173 [1759] yılının muharrem ayında Amasya naibi olmuş, ertesi yıl niyabetten ayrılıp kâtiplikte kalmıştır. Maddesi onun 1176 [1763] yılının zilhicce ayında öldüğünü yazar, yıllık ise ölümünü 1177 yılının muharrem ayına koyar. Dursun Bey vakfının mütevellisi olan İsmâil Efendi'nin bu görevi oğullarına geçmiştir. Kardeşi Hacı İbrâhim Efendi İstanbul'da sadaret mektupçuluğu kaleminde yetişmiş, Amasyalı Sarızâde Mehmed Paşa'nın divan efendisi olarak hâcegân rütbesi almış, paşa 1183 [1769] yılında Bender'de ölünce Amasya'ya dönmüş, hacdan sonra Canikli Hacı Ali Paşa'nın divan kâtibi iken 1191 [1777] yılında ölmüştür. Oğlu Mehmed Sa'îd Efendi Amasya a'yânındandır.
Hacı İsmâil Efendi'nin dört oğlu Feyzullah, Ahmed, Abdülfettâh ve Zekeriyyâ Efendilerdir. Seyyid Hacı Ahmed Efendi babasının ölümünden sonra mahkeme mukayyidi, ardından kâtibi olmuştur. Yıllıklar, ailenin kâtipliği nasıl elde tuttuğunu gösteren sık el değiştirmeleri kaydeder: Ahmed Efendi 1195 [1781] yılında "bazı nâbecâ halleri görüldüğünden" azledilip yerine kardeşi Feyzullah Efendi getirilmiş, 1207 [1792-93] yılında yeniden kâtip olmuş, ertesi yıl bir kargaşaya karıştığı için Samsun'a sürülmüş, dönünce yine kâtip olmuştur. 1214 [1799] yılında Amasya naibi iken Canikli Tayyâr Bey'in tahsilatına itiraz eden ulema ile birlikte gece evinden alınıp Samsun'a gönderilmiş, 1215 [1800] yılında Hüseyin Battal Paşa'nın himmetiyle dönerek üçüncü kez kâtip olmuş, 1219 [1804-05] yılında ölmüştür. Kardeşi Feyzullah Efendi'nin oğlu Seyyid Hacı İsmâil Efendi de başkâtiplik ve a'yân meclisi üyeliği yapmış, "Yeniçeri vak'alarında tarafdârlığı görüldüğünden" azledilmiş ve 1244 [1828] yılının başında ölmüştür.
Seyyid Hacı Ahmed Efendi'nin oğulları ailenin bu kolunu on dokuzuncu yüzyıla taşımıştır. Abdülfettâh Efendi, babasından kalan birçok vakıf görevine sahip, a'yân meclisi üyesi ve "hoş-nüvîs" bir kâtipti; Hüsameddin onun 1245 [1829-30] yılında öldüğünü tahminle yazar. Kardeşi Emîn Sıdkı Mehmed Efendi'nin maddesine göre o, İstanbul'da maliye kalemlerinde yetişmiş, 1244 [1828-29] yılında mukataa kesedarı, sonra defterdar mektupçusu, küçük ruznamçeci, ruznâme-i evvel ve mukataa muhasebecisi olmuş, 1254 [1838] yılında Eshâm muhasebecisi iken 1257 [1841] yılında ölmüştür. Abdülfettâh Efendi'nin oğlu Seyyid Emîn Mehmed Efendi, 1219 [1804] yılında Pervâne Bey Mahallesi'nde doğmuş, İbikli Hacı Ömer Efendi'den okuyarak mahkeme kâtibi ve 1260 [1844] yılında meclis-i idare üyesi olmuştur. 1263 [1847] yılındaki "Doktor vak'ası"nda Samsun'a sürülmüş, dönüşünde Zünnûnâbâd, İskilip, Sâz ve Köprü kazalarında müdürlük yapmış, 1280 [1863-64] yılında ölmüştür. "Kâmil" mahlasıyla şiir yazan bir hattattı. Onun da azledildiği mahkeme kâtipliği 1263 yılında Kâtibzâde Rıfat Mustafa Efendi'ye verilmiştir. Oğulları Hamamcı İsmâil Hakkı Efendi 1305 [1887-88] yılında, Amasya icra memuru Seyyid Osman Remzi Efendi 1335 [1916-17] yılında ölmüştür.
Kâsım Bey Müderrisleri: Hacı Ahmed Efendi ve Oğulları
Ailenin üçüncü büyük kolu, Mustafa Efendi'nin oğlu Hacı Ahmed Efendi'den iner. Merzifonî Hacı Mustafa Efendi'den okuyan Ahmed Efendi, babasının feragatiyle Kâsım Bey Medresesi müderrisi olmuş, fakat babası 1115 yılında ölünce bu görevden uzaklaştırılmıştır. Medresenin listesine göre 1127 [1715] yılında müderrisliğe geri dönmüştür; on birinci ciltteki Torun Ahmed Efendi maddesi bu dönüşün, Fazlızâde Hacı Ahmed Efendi'nin "hakk-ı tekaddüm" iddiasıyla yerindeki müderrisi azlettirmesi sonucunda olduğunu yazar. 1135 [1722-23] yılında hocası Çorumlu müftü Hâfız Seyyid Mehmed Efendi'nin müsevvidi ve fetva emini olmuş, hocasının ölümünden sonra mahkeme kâtibi ve Amasya sancağı naibi, niyabetinden sonra yine mahkeme kâtibi ve meclis üyesi olarak 1154 [1741-42] yılında ölmüştür. Medresenin müderrisliği 1162 [1749] yılında oğlu Seyyid Hacı Mustafa Efendi'ye geçmiştir.
Hacı Ahmed Efendi'nin iki oğlu Seyyid Hacı Mustafa Efendi ile Hacı Ali Efendi, on sekizinci yüzyıl ortasında "Fazlı Oğulları" adının Amasya'da korkuyla anılmasına yol açan kuşaktır. Yıllıklara göre Hacı Ali Efendi 1157 [1744] yılında şehir kethüdası, 1160 [1747] yılında nakîb, 1162 yılında hacıbaşı olmuş, sonraki yıllarda birkaç kez nakîbüleşraf kaymakamlığı yapmıştır. Hacı Mustafa Efendi 1160 yılında hacıbaşı ve şehir kethüdası, sonra sipahiler kethüdası olmuştur; yıllık onun "Mustafa Ağa" diye de anıldığını belirtir. Aynı yıl İran seferi için halktan toplanan para ve zahirenin yarısının Samsun'a ulaşmadan kaybolduğu anlaşılmış, iki kardeş eksik teslim aldıklarını ileri sürerek suçu müftü Hacı Ömer Efendi'ye yüklemiş, mütesellimin de desteğiyle müftü azledilerek Ziyare'ye gönderilmiştir. Hacı Mustafa Efendi 1176 [1762-63], Hacı Ali Efendi 1177 [1763-64] yılında ölmüştür.
Zaralıoğlu Tahsilatı ve Magosa Sürgünü
Ailenin adını en çok lekeleyen olay, 1166-1174 [1752-1761] yılları arasında süren tahsilat meselesidir. Sivas valisi Zaralızâde Mehmed Paşa, Amasya'dan toplanıp Sivas defterdarına teslim edilen büyük bir vergi meblağını kendi işlerine harcamış, Amasya sancağını isteyip parayı halktan ikinci kez toplatmaya girişmiştir. 1166 [1752] yılında Amasya mutasarrıfı olunca Fazlıoğlu Hacı Mustafa Ağa'yı mütesellim yapmış, tahsilatı da Fazlı Oğullarına vermiştir. Vergisini tam ödemiş olan halk yolları tutmuş, Helvacı Pınarı önünde silahlı bir çatışma çıkmış ve Bâbıâli paşayı azletmiştir. Birkaç yıl sonra Sivas valiliğine dönen paşa aynı işi yine Fazlı Oğullarına verince 1170 [1757] yılında ailenin konakları taşlanmış, tahsildarlar dövülmüş, biri dayak altında can vermiştir.
Paşa idam edilince halk haksız alınan paranın geri verilmesini istemiş, ulema ve a'yân da bu talebi desteklemiştir. 1171 [1758] yılında olayları soruşturmaya gelen müfettiş Mehmed Paşa, Hüsameddin'e göre "vâlînin iltizâm ve himâyesinde olan Fazlı Oğulları" tarafından aldatılmış, suç ulemaya yüklenmiş ve eski müftü Köprülü Hacı Mehmed Efendi, Sultan Bayezid İmareti şeyhi Pederek Şeyh Mehmed Efendi ile şeyhülkurrâ Hacı İbrâhim Efendi gece evlerinden alınarak Kıbrıs'ta Magosa kalesine sürülmüştür. Pederek'in maddesi bu sürgünü açıkça "Fazlızâdelerin şerri"ne bağlar.
Iydîzâde Hacı Âkif Mustafa Efendi'nin başkanlığında toplanan Amasya uleması sürgündekilerin suçsuz, Fazlı Oğullarının suçlu olduğunu bildiren bir mahzar yazmış, sürgündekiler affedilerek dönmüştür. 1173 [1759-60] yılında İstanbul'dan gönderilen silahşor Behzat Ağa'nın gözetiminde yapılan muhakemede ailenin vergileri ikinci kez toplayıp zimmetine geçirdiği sabit olmuş, Fazlı Oğulları hazinenin ve halkın hakkını ödemeye mahkûm edilerek Amasya kalesine hapsedilmiştir. Borçlarını ödedikten sonra 1174 [1760] yılının rebiülahir ayında bu kez kendileri Magosa kalesine gönderilmişlerdir. Yıllık sürülenlerin adlarını vermez; Hacı Mustafa ile Hacı Ali Efendilerin birkaç yıl sonra Amasya'da ölmesi sürgünün uzun sürmediğini düşündürür.
Mikdâd Paşa'dan Tayyâr Paşa'ya
Hacı Mustafa Efendi'nin oğulları Seyyid Feyzullah, Abdüsselâm ve Ahmed Efendilerdir. Abdüsselâm Efendi iltizam işleriyle servet edinmiş, Canikli Hacı Ali Paşa'ya yanaşarak nüfuz kazanmış ve Gürcüzâde Mikdâd Ahmed Paşa'nın divan kâtibi olmuştur. Yıllıklar onu paşanın düşüşü sırasında "telâşa düşen" taraftarlar arasında sayar; maddesi ise Mikdâd Paşa'nın zulümlerine alet olduğu için öldürülmesine ramak kaldığını, bazı şefaatçilerin araya girmesiyle kurtulduğunu yazar. Bu olayı madde 1206 [1791-92] yılına koyar, yıllıkta ise Mikdâd Paşa'nın çevresinin dağılması 1202 [1788] yılı olayları arasında anlatılır. Hüsameddin Abdüsselâm Efendi'nin ölüm tarihini boş bırakmıştır. Oğulları Hâfız Mustafa Efendi ile Abdullah Bey'dir; Hüsameddin'in andığı "Selâm Oğulları" adının bu iki oğlun soyuna verildiği çıkarımdır.
Abdüsselâm Efendi'nin kardeşi Seyyid Feyzullah Efendi, Şâdmân Çelebi bin Kaya Paşa'nın vakfı olan İlarslan köyü malikânesinin mutasarrıfı ve mütevellisiydi; 1215 [1800-01] yılında ölünce tevliyet oğulları Mehmed Emîn ve Ahmed Efendilere verilmiştir. Kitap bu kişinin adını bir yerde "Fazlullah" diye yazar. Oğlu Seyyid Ahmed Efendi, Sultâniye müderrisi Oluslu Seyyid Hacı Osman Efendi'den ve Şeyhzâde Hacı Abdullah Vecîh Efendi'den okuyup icazet almış, hocası Osman Efendi'nin kızıyla evlenmiş ve kayınpederinin feragatiyle 1220 [1805] yılının muharrem ayında Sultan Bayezid Medresesi müderrisi olmuştur. İki yıl sonra, 1222 [1807] yılının muharrem ayında otuz yaşını doldurmadan ölmüştür. Hüsameddin onu "fâzıl, gâyet zekî, Arabiyyede pek mâhir" diye anar. Medresenin müderris listesi göreve başlamasını 1221 yılına koyar.
Hacı Mustafa Efendi'nin dördüncü oğlu olarak kaydedilen Hacı Abdülkâdir Efendi, Hacı Ahmed Efendi'nin maddesindeki oğul listesinde yer almaz; fakat hem kendi maddesi hem oğlunun ve torununun maddeleri onu "Hacı Mustafa Efendi bin Hacı Ahmed Efendi"nin oğlu olarak verir. Gençliğinde sipahi olmuş, Rus savaşlarında yararlık göstermiş, sonra Canikli Hacı Ali Paşa'ya bağlanarak nüfuz ve servet edinmiştir. 1206 yılında Mikdâd Ahmed Paşa ile adamlarının idamı sırasında basiretle kurtulmuş, Tayyâr Mahmûd Paşa döneminde taraf tutmadığı için mevkiini korumuş, hacıyân ve a'yân meclisleri üyesi olarak 1233 [1818] yılının şevval ayında ölmüştür. Oğlu Seyyid Sa'îd Mehmed Efendi, şehir kethüdası kâtipliğinden ve bazı mukataaların iltizamından sonra 1226 [1811] yılında Gümüş madeni emini ve Gümüş kazası voyvodası olmuştur. Osmanlı arşiv belgelerine dayanan bir çalışma, darphanenin 1226 yılının şaban ayında Gümüş maden emini "Fazlızâde Seyyid Mehmed Said"e yazdığı emri ve selefinden devraldığı borçlar yüzünden çıkan anlaşmazlığı ayrıca kaydeder. 1229 [1814] yılında azledilen Sa'îd Mehmed Efendi, servetinden yararlanmak için 1232 [1817] yılında İstanbul'a gitmiş, Anadolu Kavağı'ndaki yalısında hastalanarak 1233 yılının zilkade ayında, babasından bir ay sonra ölmüştür.
On Dokuzuncu Yüzyılda Aile
On dokuzuncu yüzyılın ilk yarısında ailenin Amasya'daki en güçlü temsilcisi Seyyid Hacı Mehmed Emîn Efendi'dir. Mukataa kâtipliğinden sonra 1217 [1802] yılında şehir kethüdası, 1222 [1807] yılında nakîbüleşraf kaymakamı olmuş, 1223 [1808] yılında Sivas valisi Cebbarzâde Celâleddîn Mehmed Paşa'nın divan kâtibi olarak Çapanoğulları'nın hizmetine girmiştir. Paşanın gözden düştüğü 1227 [1812] yılında Amasya'ya dönmüş, 1230 [1815] yılında hacıbaşı, 1233 [1818] yılında başa'yân olmuştur. Üç ay sonra çıkan "Yeniçeri-Talebe vak'ası"nda parmağı görüldüğü için Samsun'a sürülmüş, iki ay sonra affedilip Celâleddîn Paşa'nın kethüdası olmuştur. 1239 [1824] yılında yeniden başa'yân iken aynı türden bir olay üzerine Sivas'a çağrılmış, suçsuz çıkınca hacca gitmiş ve 1240 [1825] yılında dönüş yolunda ölmüştür. Maddesi kardeşinin Seyyid Hacı Mustafa Efendi olduğunu söyler; muhtemelen 1243 [1827-28] yılında mütesellim iken Yakutiye Mahallesi'nde bir ev satın alarak Şirvanlı bir âlimin Amasya'ya yerleşmesini sağlayan Fazlızâde Seyyid Hacı Mustafa Efendi odur.
Mehmed Emîn Efendi'nin babası kitapta üç biçimde görünür. Kendi maddesi onu yalnızca "es-Seyyid Hâfız Mehmed Efendi'nin oğlu" diye tanıtır. Hacı Ahmed Efendi'nin maddesi Hacı Ali Efendi'nin oğulları arasında Seyyid Mehmed'i sayıp "Mehmed Ağazâde es-Seyyid el-Hâc Mehmed Emîn Efendi meşhûrdur" der. Enderun ağası Sa'îd Ahmed Ağa'nın maddesi ise onu Sa'îd Ahmed Ağa'nın kardeşi, yani Sarı Ali kolundan yapar. İki silsilede de baba "Ali'nin oğlu Mehmed"dir; ayrılık, bu Ali'nin hangi kola ait olduğundadır.
Mehmed Emîn Efendi'nin damadı, Abdüsselâm kolundan Seyyid Hacı Ahmed Efendi'dir. Babası Amasya serdarı Fazlıoğlu Seyyid Abdullah Ağa, Abdüsselâm Efendi'nin oğludur. Ahmed Efendi bu evlilikle öne çıkmış, a'yân meclisi ve ilk kurulan meclis-i idare üyesi olmuştur. 1261 [1845] yılındaki "Tabib vak'ası"nda mevkiini korumuş, 1265 [1848-49] yılında ölmüştür. Hüsameddin onu Eski Kethüdâ Mahallesi eşrafından bir hanedan olarak tanıtır; oğulları Seyyid Abdullah Efendi 1275 [1858-59], Seyyid Mehmed Emîn Efendi 1318 [1900-01], Seyyid Mustafa Efendi 1332 [1913-14] yılında ölmüştür. Seyyid Emîn Mehmed Efendi'nin maddesi aynı olayı "Doktor vak'ası" adıyla 1263 yılına koyar.
Abdüsselâm Efendi'nin öteki oğlu Hâfız Mustafa Efendi'nin soyu ilmiye mesleğinde kalmıştır. Onun oğlu olarak kaydedilen Abdüsselâm Efendi, Meydan Köprübaşı'ndaki Tayyâr Mahmûd Paşa Medresesi'nin müderrisi ve Kutluşah Camii'nin imam ve hatibi olmuş, 1261 [1845] yılından sonra ölmüştür; medresenin listesi onun 1242 [1826-27] yılında iki müderrisle birlikte bu görevi üstlendiğini kaydeder. Buradaki Hâfız Mustafa Efendi'nin divan kâtibi Abdüsselâm Efendi'nin oğlu olduğu, maddelerin sıralanışından ve adların tekrarından çıkarılır. Torunu Hâfız Abdüsselâm Efendi, Samanpazarı'ndaki Hâce Süleyman Çelebi Camii imamı Hâfız Mustafa Efendi'nin oğludur ve 1314 [1896-97] yılında Sultan Bayezid Camii'nin imam-ı evveli olmuştur. Hüsameddin, güzel sesli öncülünü hatırlatarak "bülbülün yerine karga kondu" diye yazar, Abdüsselâm Efendi'nin âlim ve salih olduğunu ama sesinin pek hoş olmadığını ekler. On yedi yıl imamlık yaptıktan sonra 1331 [1912-13] yılında ölmüştür.
Hacıbaşı kolu, Sa'îd Mehmed Efendi'nin oğlu Seyyid Hacı Ahmed Efendi ile adını almıştır. Kocacık Mahallesi eşrafından olan Ahmed Efendi, ihtisap kâtipliği ve sandık eminliğinden sonra 1251 [1835] yılında nakîbüleşraf kaymakamı, 1253 [1837] yılında hacıbaşı olmuştur. 1263 [1847] yılından itibaren Amasya mutasarrıflarının kapı kethüdası olarak sancağı on yedi yıl kadar fiilen yönetmiş ve 1279 [1862-63] yılında ölmüştür. Hüsameddin oğullarının ona benzemediğini ve serveti harcadığını yazar. Torunu Ahmed Nehrî Bey, Hüsameddin'in yazdığı yıllarda İstanbul'da Kereste gümrüğü müdürüydü.
Kız tarafından gelen bir dal da kitapta "Fazlızâde" adıyla anılmıştır. Eski Kethüdâ Mahallesi eşrafından Seyyid Hacı Servahdî Ahmed Efendi, annesi Fazlızâde Seyyid Hacı Abdülkâdir Efendi'nin kızı olduğu için "Fazlızâde" diye tanınmıştır. Hangi Abdülkâdir Efendi'nin kastedildiği belirtilmez; Servahdî Ahmed Efendi'nin 1271 [1854-55] yılında öldüğü düşünülürse 1233 yılında ölen Hacı Abdülkâdir Efendi daha uygun görünür. Babasının mahalledeki mescide minber koydurarak camiye çevirmesi üzerine 1229 [1814] yılında bu caminin hatibi olmuş, hacıyân ve a'yân meclisleriyle meclis-i idare ve deavî üyeliklerinde bulunmuştur.
Görev Yerleri, Vakıflar ve Mahalleler
Kitapta aileye ait bir cami ya da medrese kaydedilmez; Fazlızâdelerin yapılarla ilişkisi kurucu bir vakıftan çok görev ve tevliyet üzerinden kurulmuştur. Başlangıç noktası, Fazlullah Efendi'nin hatip ve vaiz olduğu, II. Bayezid'in eşi Bülbül Hatun'un Yeşilırmak'ın kuzey kıyısında sıbyan mektebi ve imaretle birlikte yaptırdığı Hâtuniye Camii'dir; cami Hâtuniye Mahallesi'nde bugün de ayaktadır. Sultan Bayezid İmareti yanında Hoca Ahmed Paşa'nın Fazlullah Efendi için yaptırdığı oda da ailenin hat geleneğinin şehirdeki izlerinden biridir.
Ailenin iki kuşak boyunca müderrisliğini elinde tuttuğu Kâsım Bey Medresesi, Amasya'nın kuzeyindeki Hakala nahiyesinin merkezi Hakala köyündedir. Hüsameddin medresenin köyün doğusunda yüksek bir yerde, kârgir ve sağlam yapılı olduğunu, büyük dershanesiyle Amasya medreseleri arasında "erba'în" derecesinde itibar gördüğünü, fakat müderrislerin Amasya'da oturup ders okutmaya başlaması ve verasetin yerleşmesiyle harap olduğunu yazar. Fazlızâde Mustafa Efendi'nin 1102 yılında Hakala'ya gitmediği için azledilmesi bu dönüşümün erken bir örneğidir. Bugünkü adıyla Suluova'ya bağlı Yolpınar köyündeki medrese, kültür envanteri kaydına göre dere kenarında, derenin iki yanında üçer oda ve güneyinde kubbeli büyük bir dershaneden oluşan, anıtsal olarak tescilli bir yapıdır.
Aile üyelerinin müderris ya da imam olduğu öteki yapılar Sultan Bayezid Medresesi ve Camii, Canikli Tayyâr Mahmûd Paşa'nın 1218 [1803] yılında Meydan Köprüsü yakınında yaptırdığı Tayyâr Paşa Medresesi, Kutluşah Camii ve Samanpazarı'ndaki Hâce Süleyman Çelebi Camii'dir. Hacı İsmâil Efendi'nin oğullarına geçen Dursun Bey vakfı tevliyeti ve Seyyid Feyzullah Efendi'nin oğullarına bıraktığı İlarslan köyü malikânesi, ailenin vakıf gelirleri üzerindeki tasarrufunu gösterir. Pirinççi Mahallesi'ndeki Yâ Vedûd Tekkesi'nin şeyhliği de 1223 [1808] yılından sonra Hacı Abdülkâdir Efendi'nin oğulları Seyyid Mehmed Sa'îd ve Mustafa Efendilere verasetle geçmiş; Hüsameddin onların tekkeyi harap ettiğini yazar.
Kitapta adı geçen mahalleler ailenin şehirdeki dağılımını gösterir: Recep Mahallesi (Âgâh Mehmed Efendi), Pervâne Bey Mahallesi (Seyyid Emîn Mehmed Efendi'nin doğduğu ev), Kocacık Mahallesi (Hacıbaşı Ahmed Efendi) ve Eski Kethüdâ Mahallesi (Abdüsselâm kolundan Seyyid Hacı Ahmed Efendi ile Servahdî Ahmed Efendi). Sa'îd Mehmed Efendi'nin Anadolu Kavağı'ndaki yalısı ve Sa'îd Ahmed Efendi'nin Üsküdar'daki mezarı, ailenin bir kısmının İstanbul'a yerleştiğini hatırlatır.
Soy Ağacı
Aşağıdaki ağaç Hüsameddin'in silsilelerinden kurulmuştur. Kitabın kendi içinde çeliştiği yerler köşeli parantezle belirtilmiş, kesin olmayan bağlar "çıkarım" diye işaretlenmiştir.
- Hâfız Fazlullah Efendi bin Mustafa bin Hasan, Hâtuniye hatibi, hattat (ö. 1081)
- Hâfız Hasan Efendi, darülhattatin muallimi (ö. 1105)
- Fazlı Paşa, beylerbeyi (ö. 1126)
- Hamdullah Efendi, Divân-ı Hümâyûn kâtibi (ö. 1125 sonrası)
- Kızı, Koca Vâiz Derviş Mehmed Efendi'nin eşi
- Hacı Ali Efendi [torunlarının maddelerine göre]
- Hacı Hâfız Mehmed Efendi, mahkeme başkâtibi (ö. 1154) [oğlunun maddesine göre Hâfız Ahmed Efendi'nin oğlu]
- Hacı İsmâil Efendi, başkâtip ve naip (ö. 1176/1177)
- Seyyid Feyzullah Efendi
- Seyyid Hacı İsmâil Efendi (ö. 1244)
- Seyyid Hacı Ahmed Efendi, naip (ö. 1219)
- Abdülfettâh Efendi (ö. 1245 dolayları)
- Seyyid Emîn Mehmed Efendi "Kâmil" (ö. 1280): İsmâil Hakkı, Osman Remzi
- Ali Efendi
- Emîn Sıdkı Mehmed Efendi, Eshâm muhasebecisi (ö. 1257)
- Abdülfettâh Efendi (ö. 1245 dolayları)
- Abdülfettâh Efendi
- Zekeriyyâ Efendi (ö. 1210)
- Seyyid Feyzullah Efendi
- Hacı İbrâhim Efendi, divan kâtibi (ö. 1191): Mehmed Sa'îd
- Hacı İsmâil Efendi, başkâtip ve naip (ö. 1176/1177)
- Hacı Hâfız Mehmed Efendi, mahkeme başkâtibi (ö. 1154) [oğlunun maddesine göre Hâfız Ahmed Efendi'nin oğlu]
- Ahmed Efendi, Kâsım Bey müderrisi ve naip (ö. 1094)
- Sarı Hacı Ali Efendi, şehir kethüdası (ö. 1131)
- Sa'îd Ahmed Efendi (ö. 1172)
- Âgâh Mehmed Efendi (ö. 1208)
- Seyyid Hacı Ali Efendi
- Seyyid Mehmed Efendi
- Sa'îd Ahmed Ağa, dülbend ağası (ö. 1246)
- Seyyid Hacı Mehmed Emîn Efendi, başa'yân (ö. 1240) [Hacı Ahmed Efendi'nin maddesi onu aşağıdaki Hacı Ali Efendi koluna bağlar]
- Seyyid Mehmed Efendi
- Abdülazîz Efendi (ö. 1171 dolayları): Seyyid Hacı Ali
- Abdülkâdir Efendi (ö. 1181 dolayları)
- Sa'îd Ahmed Efendi (ö. 1172)
- Sarı Hacı Ali Efendi, şehir kethüdası (ö. 1131)
- Mustafa Efendi, Kâsım Bey müderrisi (ö. 1115) [kimi maddelere göre Ahmed Efendi'nin kardeşi, kimilerine göre oğlu]
- Hacı Ahmed Efendi, Kâsım Bey müderrisi ve naip (ö. 1154)
- Seyyid Hacı Mustafa Efendi, hacıbaşı ve mütesellim (ö. 1176)
- Seyyid Feyzullah Efendi (ö. 1215)
- Seyyid Ahmed Efendi, Sultan Bayezid müderrisi (ö. 1222): Ahmed Necib
- Mehmed Emîn Efendi
- Abdüsselâm Efendi, divan kâtibi
- Hâfız Mustafa Efendi
- Abdüsselâm Efendi, Tayyâr Paşa müderrisi (ö. 1261 sonrası) [çıkarım]
- Hâfız Mustafa Efendi, Hâce Süleyman Çelebi imamı
- Hâfız Abdüsselâm Efendi, Sultan Bayezid imamı (ö. 1331)
- Hâfız Mustafa Efendi, Hâce Süleyman Çelebi imamı
- Abdüsselâm Efendi, Tayyâr Paşa müderrisi (ö. 1261 sonrası) [çıkarım]
- Seyyid Abdullah Ağa, serdar
- Seyyid Hacı Ahmed Efendi (ö. 1265): Abdullah, Mehmed Emîn, Mustafa
- Hâfız Mustafa Efendi
- Ahmed Efendi
- Seyyid Hacı Abdülkâdir Efendi (ö. 1233)
- Seyyid Sa'îd Mehmed Efendi, Gümüş madeni emini (ö. 1233)
- Hacıbaşı Seyyid Hacı Ahmed Efendi (ö. 1279): Mehmed Sa'îd, Ali → Ahmed Nehrî Bey
- Seyyid Abdülkâdir Efendi (ö. 1278)
- Hacı Mustafa Efendi
- Kızı, Servahdî Ahmed Efendi'nin annesi [çıkarım]
- Seyyid Sa'îd Mehmed Efendi, Gümüş madeni emini (ö. 1233)
- Seyyid Feyzullah Efendi (ö. 1215)
- Hacı Ali Efendi, nakîb ve hacıbaşı (ö. 1177)
- Seyyid Mehmed: Seyyid Hacı Mehmed Emîn Efendi [bu maddeye göre]
- Abdurrahman Ağa
- Seyyid Hacı Mustafa Efendi, hacıbaşı ve mütesellim (ö. 1176)
- Hacı Ahmed Efendi, Kâsım Bey müderrisi ve naip (ö. 1154)
- Emîn Mehmed Efendi, sadaret kethüda vekili (ö. 1110)
- Hacı Veliyyüddîn Efendi, Yeniçeri efendisi (ö. 1132): Emîn Mehmed (ö. 1160), Mehmed, Ali, İstanbul'daki Veli Efendizâdeler
- Mustafa Ağa, Çeşmî Hüseyin Efendi'nin damadı: Hacı Mehmed Tâhir
- Hâfız Hasan Efendi, darülhattatin muallimi (ö. 1105)
Hüsameddin'de Aile Üyeleri
- Ahmed Efendi-Hattât (c. 6): Kâsım Bey müderrisi ve hat hocası; Fazlullah Efendi'nin amcazadesi.
- Hasan Efendi-Fazlızâde Hâfız (c. 8): Fazlullah Efendi'nin oğlu, darülhattatin muallimi ve Fazlı Paşa'nın babası.
- Ahmed Efendi-Fazlızâde (c. 6): Fazlullah Efendi'nin oğlu, Kâsım Bey müderrisi ve 1093 yılında Amasya naibi.
- Emîn Mehmed Efendi-Fazlızâde (c. 7): Fazlullah Efendi'nin oğlu, İstanbul'da hazine muhasebecisi ve vekâleten sadaret kethüdası olan hattat.
- Hamdullah Efendi-Fazlızâde (c. 9): Hasan Efendi'nin oğlu, Fazlı Paşa'nın kardeşi, Divân-ı Hümâyûn kâtibi.
- Ahmed Efendi-Fazlızâde el-Hâc (c. 6): Kâsım Bey müderrisi ve naip, ailenin Abdüsselâm ve hacıbaşı kollarının atası.
- Sa'îd Ahmed Efendi-Fazlızâde, es-Seyyid, el-Hâc (c. 10): Sarı Ali Efendi'nin oğlu, sadaret kethüdası kâtibi.
- Abdülazîz Efendi-Fazlızâde es-Seyyid el-Hâc (c. 11): Sarı Ali Efendi'nin oğlu, nakîbüleşraf kaymakamı.
- Abdülkâdir Efendi-Fazlızâde es-Seyyid el-Hâc (c. 11): Sarı Ali Efendi'nin oğlu, bedesten kethüdası.
- Âgah Mehmed Efendi-Fazlızâde (c. 6): Sa'îd Ahmed Efendi'nin oğlu, şair ve divan efendisi.
- Sa'îd Ahmed Ağa-Hacı Sa'idzâde, es-Seyyid (c. 10): Sa'îd Ahmed Efendi'nin torununun oğlu, Enderun'da dülbend ağası.
- İsmâil Efendi-Fazlızâde el-Hâc (c. 7): mahkeme başkâtibi ve 1173 yılında Amasya naibi.
- İbrâhim Efendi-Fazlızâde el-Hâc (c. 6): Hacı İsmâil Efendi'nin kardeşi, Sarızâde Mehmed Paşa'nın divan efendisi.
- Ahmed Efendi-Fazlızâde es-Seyyid el-Hâc (c. 6): Hacı İsmâil Efendi'nin oğlu, üç kez mahkeme kâtibi ve 1214 yılında naip.
- İsmâil Efendi-Fazlızâde es-Seyyid el-Hâc (c. 7): Seyyid Feyzullah Efendi'nin oğlu, yeniçeri taraftarlığı yüzünden azledilen başkâtip.
- Abdülfettâh Efendi-Fazlızâde (c. 11): Seyyid Hacı Ahmed Efendi'nin oğlu, a'yân meclisi üyesi ve kâtip.
- Emîn Mehmed Efendi-Fazlızâde es-Seyyid el-Hâc (c. 7, 370. madde): Emîn Sıdkı Mehmed Efendi, İstanbul'da Eshâm muhasebecisi.
- Emîn Mehmed Efendi-Fazlızâde es-Seyyid (c. 7): Abdülfettâh Efendi'nin oğlu, kaza müdürü ve "Kâmil" mahlaslı şair.
- Abdüsselâm Efendi-Fazlızâde (c. 11, 654. madde): Mikdâd Ahmed Paşa'nın divan kâtibi, "Selâm Oğulları"nın atası.
- Ahmed Efendi-Fazlızâde es-Seyyid (c. 6): Seyyid Feyzullah Efendi'nin oğlu, genç yaşta ölen Sultan Bayezid müderrisi.
- Abdülkâdir Efendi-Fazlızâde el-Hâc (c. 11): Hacı Mustafa Efendi'nin oğlu, Canikli Hacı Ali Paşa'nın adamı ve a'yân.
- Sa'îd Mehmed Efendi-Fazlızâde, es-Seyyid (c. 10): Hacı Abdülkâdir Efendi'nin oğlu, Gümüş madeni emini.
- Ahmed Efendi-Hacıbâşı es-Seyyid el-Hâc (c. 6): Sa'îd Mehmed Efendi'nin oğlu, hacıbaşı ve mutasarrıfların kapı kethüdası.
- Emîn Mehmed Efendi-Fazlızâde es-Seyyid el-Hâc (c. 7, 363. madde): Cebbarzâde Celâleddîn Paşa'nın kethüdası ve Amasya başa'yânı.
- Ahmed Efendi-Fazlızâde es-Seyyid el-Hâc (c. 6, 763. madde): serdar Abdullah Ağa'nın oğlu, Mehmed Emîn Efendi'nin damadı.
- Abdüsselâm Efendi-Fazlızâde (c. 11, 656. madde): Tayyâr Paşa Medresesi müderrisi ve Kutluşah Camii imamı.
- Abdüsselâm Efendi-Fazlızâde Hâfız (c. 11): Sultan Bayezid Camii'nin imam-ı evveli.
- Servahdî Ahmed Efendi-Servâhdîzâde, es-Seyyid, el-Hâc (c. 10): anne tarafından Fazlızâde Abdülkâdir Efendi'nin torunu, Eski Kethüdâ Camii hatibi.
- Derviş Mehmed Efendi-Koca Vâiz el-Hâc (c. 9): Fazlullah Efendi'nin vesayetinde büyüyen Hâtuniye vaizi, Hasan Efendi'nin damadı.
- Çeşmî Hüseyin Efendi-Hacı Paşazâde (c. 8): kızı Fâtıma Hanım, Fazlızâde Mustafa Ağa bin Fazlullah Efendi'nin eşidir.
Kaynakça
Birincil kaynaklar
- Hüseyin Hüsâmeddîn Yasar, Amasya Tarihi, haz. Songül Keçeci Kurt, Recep Orhan Özel, Metin Hakverdioğlu ve diğerleri, Amasya Belediyesi Kültür Yayınları, 2022: 1-4. cilt, e-kitap s. 159, 172-173, 182, 188, 593, 609, 629-635, 638, 646-658, 661, 670-684; 6-8. cilt, s. 22, 49, 62, 166-167, 174, 176, 195, 219-221, 229, 232, 306-307, 309, 315, 324, 351-352, 358, 362-365, 376, 393, 501, 518, 520, 546, 607-608; 9-12. cilt, s. 77, 166, 210, 224, 232, 255-256, 269-271, 399, 413, 421, 425, 449, 461, 466, 506, 514-516, 518, 522, 527-528. E-kitap: https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page182.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page593.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page654.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page658.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page177.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page608.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page270.html, https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/9-12/files/basic-html/page516.html
Akademik çalışmalar
- İ. Aydın Yüksel, "Hatuniye Camii", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 16, İstanbul 1997, s. 500-501: https://islamansiklopedisi.org.tr/hatuniye-camii--amasya
- M. Uğur Derman, "Nefeszâde Seyyid İsmâil Efendi", TDV İslâm Ansiklopedisi, c. 32, İstanbul 2006, s. 523: https://islamansiklopedisi.org.tr/nefeszade-seyyid-ismail-efendi
- Songül Keçeci Kurt ve Gürkan Cevger, "XIX. Yüzyılın İlk Çeyreğinde Gümüşhacıköy Madenlerinin Durumu", Avrasya Sosyal ve Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 6/10 (2019), s. 220-238: https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/896302
Resmî kaynaklar
- "Yolpınar Köyü Kasım Bey Medresesi", Kültür Portalı, Kültür Envanteri: https://kulturportali.gov.tr/turkiye/amasya/kulturenvanteri/yolpinar-koyu-kasim-bey-medresesi
Çevrimiçi kaynaklar
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page182.html
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/1-4/files/basic-html/page654.html
- https://amasya.bel.tr/uploads/e-kitap/kitap/6-8/files/basic-html/page177.html
- https://islamansiklopedisi.org.tr/hatuniye-camii--amasya
- https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/896302
- https://kulturportali.gov.tr/turkiye/amasya/kulturenvanteri/yolpinar-koyu-kasim-bey-medresesi






