
Müfred 3 — Dem-be-dem kopdukda dilden işbu âh-ı âteşîn
Şehzade Bayezid'in tek beyitlik müfredi: gönülden koptukça teni ateşlere yakan âh; Farsça "âteşîn" ile Türkçe "od" aynı ateşi iki dilden söyler, "dem" de nefesi anar.

Şehzade Bayezid'in tek beyitlik müfredi: gönülden koptukça teni ateşlere yakan âh; Farsça "âteşîn" ile Türkçe "od" aynı ateşi iki dilden söyler, "dem" de nefesi anar.

Şehzade Bayezid'in tek beyti: sevgilinin gözü neden hep mahmurdur; çünkü önünde, dudağı gibi bir şarap durmaktadır. Hüsn-i talil üzerine kurulmuş bir müfred.

Şehzade Bayezid'in müfredi: yürüyemeyen servi sevgilinin boyuna, konuşamayan gonca ağzına benzeyemez. Mısraları kelime kelime karşılık veren bir beyit.

Şehzade Bayezid'in müfredi "başına gün doğmak" deyimini gerçek anlamıyla da işler: kâkül yanaktan çekilince güneş doğar, âşığın başına da gün doğar.

Şehzade Bayezid'in müfredi Farsça "mû" ile Türkçe "kıl" kelimelerini buluşturur: kıl belli sevgili ve kıl kadar değer görmeyen bir ömür. İki türlü okunan bir beyit.

Şehzade Bayezid'in müfredinde âşığın bedeni bir meclis sofrasıdır: göğsü tandır, gönlü kebap, iki gözü iki şişe şarap. Acıyı ziyafete çeviren bir beyit.

Şehzade Bayezid'in müfredinde sevgilinin sarhoş gözü, önüne çıkana hançer çeken bir kabadayıdır. Aynı imaj divanın on birinci gazelinde de geçer.

Şehzade Bayezid'in müfredi lal taşını sevgilinin dudağına benzetmeye razıdır, tek şartla: lalde bir zerre can olsaydı. Can bağışlayan dudak taştan üstündür.

Şehzade Bayezid'in müfredi hokka ağız ve inci dişlerden sonra "diş bilemek" deyimine geçer: inci dişlerini âşığın canına bileyen bir sevgili yakışık alır mı?

Şehzade Bayezid'in müfredi "gözlerüm" kelimesini iki anlamda kullanır: yol gözlemekten kana boyanan gözler ve can tende oldukça sevgiliyi bekleyen âşık.

Şehzade Bayezid'in müfredinde vaiz halka "güzel sevmeyin" der, sonra kendisi bir güzeli tuzağa çeker. Pend ile bend cinasına dayanan alaycı bir beyit.

Şehzade Bayezid'in müfredi "tolar" redifini iki anlamda kullanır: sevgili kâkülünü parmağına dolar, ufuklar misk kokusuyla dolar. Tam cinasa dayanan bir beyit.

Şehzade Bayezid'in müfredinde âşık dünyada derman bulamaz ve ayrılığa sabretmenin ne zor iş olduğunu yaşayarak öğrenir. Hekimlik diliyle kurulmuş bir hasret beyti.

Şehzade Bayezid'in müfredinde kırmızı şarapla dolu altın kadeh, kaşı lal taşından bir altın yüzüğe benzer. "Şehâ" hitabıyla bir meclis sahnesi.

Şehzade Bayezid'in müfredi: ağlayan göz, yanan gönül, kan olmuş ciğer ve "hâlüm diger-gûn" yakarışı. Aynı kafiye zemini tezkiredeki bir matlada da görülür.

Şehzade Bayezid'in münacat müfredi: dağlar kadar günaha karşı ölçüsüz rahmet denizleri. Babasına yazdığı afnamedeki "tutalum" kalıbı burada Allah'a yönelir.

Şehzade Bayezid'in son Türkçe müfredi: vefasız ve zalim dünyanın safası, azabına ve belasına değmez. Divandaki fanilik öğütlerinin kısa bir özeti.

Şehzade Bayezid'in ilk Farsça müfredi kısa bir münacattır: Allah'ım, bizden hata ve suç görürsen affet, mazur tut. Af temalı Farsça tek beyitlerin açılışı.

Şehzade Bayezid'in Farsça müfredi: yüzünü Allah'ın bargâhına koyan kul, "benden tövbe, senden af ve inayet" der. Yazmada son mesneviyle aynı yaprakta durur.

Şehzade Bayezid'in Farsça müfredi: insan günahtan boş olmaz, sultan olan Allah'a da bağışlamak yaraşır. Kulun zaafı ile affın cömertliğini birleştiren bir beyit.

Şehzade Bayezid'in aşk konulu tek Farsça müfredi: kemende düşmüş âşığa kirpik okuyla nişan almaya gerek yoktur. Yazmada Türkçe müfredler arasında kayıtlıdır.

Şehzade Bayezid'in Farsça müfredi: senin dergâhından başka kapı bilmiyorum, ey Kerîm, affet, beni kapından kovma. Dergâh ve kapı imgesiyle kurulmuş bir yakarış.

Şehzade Bayezid'in Farsça müfredi: inleyerek dergâhına düştüm, hâşâ ki beni geri çevirip mahrum bırakasın. Reddedilmeyi düşünülemez kılan bir yakarış.

Şehzade Bayezid divanının son beyti: Şâhî, selamet istersen zulmetme ve Hakk'ı gözet. Mahlası kafiyeye koyan, iki türlü okunabilen bir Farsça öğüt beyti.

Şehzade Bayezid'in ilk mesnevisi sevgiliye yazılan bir mektupla başlar ve "Süleymân Hânısın devr-i zemânun" sözüyle biten bir Kanuni övgüsüne dönüşür.

Şehzade Bayezid'in en uzun mesnevisi bir güzellik tasviriyle başlar, ayrılık şikâyetine döner ve "cihanın şehinşahı" için uzun ömür duasıyla biter.

Şehzade Bayezid'in son mesnevisi kıyamet gününde af dileyen bir münacattır: mîzan, Sırat, kara yüzünü padişaha hediye köle gibi sunan kul ve Kur'ân'dan iktibaslar.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.