
Gazel 1 — Dehr içinde mürşid-i dânâyı bulmaḳdır hüner
Merzifon Cönkü'nde Feyzî adıyla kayıtlı gazelin matla beyti: dünyada asıl hünerin bilgili bir mürşit bulup onun dersiyle mananın özüne ermek olduğu.

Merzifon Cönkü'nde Feyzî adıyla kayıtlı gazelin matla beyti: dünyada asıl hünerin bilgili bir mürşit bulup onun dersiyle mananın özüne ermek olduğu.

Kul Hasan'ın "Felek bizi gafil buldu avuttu" nakaratlı deyişi: dünya hanından gelip geçen sultanlar, ununu öğütmüş ömür değirmeni, düzülemeyen kervan ve ecel oku.

Sıdkî Baba'nın mum ve pervane imgesiyle açılan aşk deyişi: Mansur gibi darağacına razı olan âşık, kavuşma kadehi, muhabbet meclisinin sakisi ve sıdk ile verilen karar.

Dervişoğlu'nun "Nazlı yarden ayrı düştüm ağladım" nakaratlı ayrılık deyişi: ezelde verilen ikrar, mert oğlu mert bir mürşide bağlılık ve sarrafın sattığı söz.

Âşık Deli'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: sabah uyanıp dağ başındaki dumanı seyreden ve Yaradan'a şükreden âşığın sade sözü.

Bâkî'nin Merzifon Cönkü'ne giren gazelinin matlaı: kanlı gözyaşlarını sevgilinin ayağının tozuna cevher gibi saçmak isteyen âşık; metin, aktarım ve yorum.

Rızâ'nın Merzifon Cönkü'nde kalan gazelinin matlaı: sofuyu "Allâh hû yâ hû" diyerek devrana ve meydana, coşkuyla zikre çağıran bir tekke beyti.

Zahmî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan Kerbelâ mersiyesinin ilk bendi: Muharrem'de yenilenen matem, velayet şahının şehitliği ve Şimr ile İbn-i Mülcem'e lanet.

Merzifon Cönkü'nde Mısrî adına kayıtlı gazelin matlaı: kendini varlık denizinin incisi ve hazinenin saklandığı virane sayan tasavvufî bir benlik beyti.

Merzifon Cönkü'nde Berkî(?) adına kayıtlı semâînin matlaı: gönle dünyanın derdi içinde zeki ve zarif olmayı öğütleyen beyit, okuma sorunu ve aidiyeti.

Serbesî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan dîvânîsinin ilk iki beyti: bülbül gibi kedere düşen, Yakup gibi ağlayıp Yusuf gibi zindanda kalan âşığın çağrısı.

Habib-i Karamânî'ye nispet edilen Etvâr-ı Seb'a'dan, Allah'ın hem gören hem görülen olduğunu söyleyen vahdet-i vücûd beyti; anlamı, söz sanatları ve aidiyet sorunu.

Kanuni'nin karıncaları öldürmenin günahını şiirle sorduğu, Zenbilli Ali Efendi'nin aynı kafiyeyle "Süleyman'dan hakkın alır karınca" diye cevap verdiği manzum fetva.

Sürûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: ay yüzlü sevgilinin eziyetinden bıkan âşık ve sevgiliye işlemeyip Keşiş Dağı'nı aşan ah.

Zihnî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: kâtibe yazmasını, sabaya götürmesini söyleyen âşığın nazik sevgiliye tez elden mektubu.

Visâlî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan şiirinin ilk beyti: kaybolan gül fidanı gibi genci ve yüzü nurlu bir mürşide benzeyen dolunayı arayan bir hasret sesi.

Hayrî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan şiirinin ilk dörtlüğü: aşk yolunda eşini, hikmette eşsiz inciyi ve kanaat köşesinde Dârâ'nın devletini bulmanın hüneri.

Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: yerden göğe kadar şikâyetçi âşık ve sevgiliye ya kendini helâk etme ya da nazdan vazgeçme seçimi.

Şem‘î'nin Merzifon Cönkü'nde kalan şiirinin ilk beyti: sabaya esmemesini söyleyen âşık ve bir teli kıpırdasa dünyayı sarsacak olan sevgili zülfü.

Dertli'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: neye tatlılaştığı bilinmeyen sevgili, bir söner bir alevlenen gönül ve çaresiz aşk belası.

Yesârî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: köz gibi yüz ve gönüller şahının tanıdıkları; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Ârif'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı güftesinin ilk beyti: ilk görüşte aklı alan peri suretli güzel; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Firâkî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı gazelinin ilk beyti: sel gibi sevgiliye çağlayan gönül; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Kerem'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: ela gözler, yanan ve ağlayan âşık; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Himmetî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: garip bülbül gibi inleyen âşık ve kaybolan sevgili; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Nazîf'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: aşk derdi, gurbet korkusu ve kara gözlü sevgili; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: tutulmayan söz, kaş yayı ve kirpik okları; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Erzurumlu Emrah'ın Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: gül ile bülbül ve yalnız cennet bahçelerini gözleyen âşık; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Çelebi Mehmed'e atfedilen tek gazel: dünya düşman olsa bile Allah'tan yardım isteyen, dört halifeyi anan ve düşmandan yüz çevirmemeyi öğütleyen beş beyit.

Hüsameddin'in, Yeşilırmak'a atlayarak ölen şair Nelmî'nin "aglasun" redifli gazeline onun ağzından yazdığı tahmis: ayrılık, gam Kerbelâsı ve intihar.

Rüşdî mahlaslı sadrazam Şirvânîzâde Mehmed Rüşdü Paşa'nın Fatîn tezkiresinde kalan tek gazeli: kavuşma ile ayrılığın, yer ile göğün coşku içinde bir görünmesi.

Hilmî Dede'nin dünyaya bağlanmanın amacını soran öğretici gazeli: bir iki günlük misafirlik, çeşme ve köprü yaptırmayan servet, cânâna verilecek can.

Gazi Hıfzî'nin hüzünlü sevgiliye seslenen gazeli: batmayan güneş gibi yüz, gözbebeğinin yüzde ben oluşu ve şairin kendine şiir söylemeyi öğütlemesi.

Eyüb Sabrî'nin aşkın elinden aldıklarını tek tek sayan gazeli: kırılan takva şişesi, Mecnun'un çölü, gündüzü kalmayan âşık ve sabrı tükenen Sabrî.

Remzî'nin 1936'daki bir günlük ziyaretten sonra Emrî Efendi'ye mektupla gönderdiği Amasya gazeli: camiler, Yeşilırmak, su dolapları, elma ve vali Tal‘at.

Hicâbî'nin 1230'da tekkesini ziyaret eden Seyyid Gâlib Mehmed Paşa'ya sunduğu tarih kıt'ası: isim ve müsemmâ, Hallâc ile Îsâ'nın yükselişi ve paşanın adından çıkan tarih.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.