
Matla‘ 1 — Ebrûsı nice hâcib ola hüsni bagına
Şeyh Niyâzî'nin bin gazellik kayıp divanından kalan tek matla: hem kaş hem kapıcı demek olan hâcib sözüyle güzellik bahçesini bekleyen kaşın kucağındaki iki harami.

Şeyh Niyâzî'nin bin gazellik kayıp divanından kalan tek matla: hem kaş hem kapıcı demek olan hâcib sözüyle güzellik bahçesini bekleyen kaşın kucağındaki iki harami.

Bahâeddîn Mehmed Efendi'nin nefsin terbiyesini eğitilmemiş şahine benzeten beyti: tarikat dilinde avcılık benzetmesi ve bir müderrisin öğüt sesi.

Bâyezîd Halîfe'nin vahdet-i vücûd düşüncesini tek beyitte anlatan ünlü matlaı: güzellerde görünen ilahî güzellik, Latîfî'nin şerhi ve Câmî ile ilişkisi.

Cevherî'nin gençliğinde tutulduğu Pîrûze için yazdığı gazelden iki beyit: firuze mezar taşı, ayva tüyünü inkâr eden âşık ve beyitlerin arkasındaki hikâye.

Ehlî'nin Gelibolu kadılığı başkasına verilince kazasker Bostanzâde'ye sunduğu kıta ve kazaskerin manzum cevabı: ehl ile nâ-ehl üzerine kurulu bir mahlas oyunu.

Emîrî'nin II. Bayezid için yazdığı kasideden dokuz beyit: padişah ile sufi Bâyezîd-i Bistâmî'yi aynı adda buluşturan övgü ve tezkirelerdeki metin farkları.

Resîm'in Abdî Efendi tezkiresinden kalan "oldum ben" redifli gazeli: gurbete düşen âşığın selama hasreti, kıskançlığı ve sonunda kalabalıktan inzivaya çekilişi.

Resûl Sâmi'nin Necef'te, bir muharrem günü İranlıların matemine katılarak irticalen söylediği "ağlar bugün" redifli Kerbelâ mersiyesi ve ağlayanların genişleyen halkası.

Rahîmî'nin paslanan gönül aynası, İskender'in aynası ve Cem'in kadehiyle kurduğu gazel parçası; Kınalızâde'nin iki beyti ve Hüsameddin'in eklediği üçüncü beyit.

Zekâî'nin Latîfî'de kalan tek gazel matlaı: ay yüzlü sakisi ve tatlı sesli mutribi olmayan meclise sitem eden, bezm ile meclisi yan yana koyan bir beyit.

Kara Hâfız'ın Şeyhî'nin bir gazeline yazdığı meşhur nazire: açık bulunan meyhane kapısı, sabah kadehi, Nuh'un uzun ömrü ve öğütçüye verilen tevbe-i nasûh cevabı.

Zaralı Ca'fer Efendi'nin 961'de Amasya'ya gelen kadı Muzaffer Efendi'ye sunduğu kasideden dört beyit: Ca'fer-i Sâdık ve Ca'fer-i Tayyâr adlarıyla oynanan bir övgü.

Amasyalı kadı Câmî Ahmed Efendi'den kalan tek beyit: sevgilinin oklarının bedene yerleşip her kemiği bir kandile çevirdiği abartılı imge ve tîr kelimesinin iki anlamı.

Merzifonlu terzi Siyâbî'nin Necâtî'ye nazire olarak söylediği matla: mum ile pervane mazmununu bir adlandırma meselesine çeviren beyit ve pervâne ile yâ ne kafiyesi.

Güzelliğiyle anılan genç şair Sânî'nin dört beyitlik gazeli: kirpiklerde çiy gibi duran gözyaşı, merhem sayılan oklar ve insanın sonunu bir nefese bağlayan son beyit.

Remzî mahlaslı Pîrî Mehmed Paşa'nın tezkirelerde en çok anılan gazeli: ab-ı hayat efsanesi, tespihine dayanan zahit ve kaşları ferman tuğrasına benzeyen sevgili.

Dervîş Mehmed Çelebi'nin bir berber güzeli için yazdığı Farsça gazel: ayna, tarak ve dükkân imgeleri, elden ele dolaşan ayna ve ayna ile örs benzetmesi.

Yûsufefendizâde Abdullah Hilmî Efendi'nin Müstakimzâde'nin aktardığı ve bestelendiğini bildirdiği Farsça-Arapça na'tı: Arap harfli metin, okunuşu ve "seyyidinâ Mustafâ" nakaratı.

Hıfzî Abdurrahman Efendi'nin kayıp Abdî tezkiresinden kurtulan "olmaz mı" redifli gazeli: iç kafiyelerle bölünen mısralar, arzuhal sunan âşık ve hicrana düşen Hıfzî.

Harîmî Abdullah Çelebi'nin bugüne kalan tek beyti: feleğin tutsak ettiği âşığın belâ yolunu sevgilinin kapısı sayarak kendi isteğiyle o yola düşmeyi seçmesi.

Esrarî'nin Hacı Bektaş Dergâhı postnişini Feyzullah Çelebi'ye yazdığı övgü deyişi: ezelden süzülen nur, On İki İmam ve "Hak Muhammet Ali nuru Feyzullah" nakaratı.

Derviş Edna'nın mürşidini bahçede açmış güle, cennetteki Hür'e ve Horasan'dan gelen pire benzettiği nefesi: nur, bade ve On İki İmam imgeleriyle bir övgü.

Kul Hüseyin'in Yezid'e seslenen düvaz-ı imamı: On İki İmam'ın adları, mahşerde sorulacak hesap ve "O zaman haliniz bilmem nicolur" nakaratıyla teberra inancı.

Riyâzî'ye göre başka bir Ümîdî'nin adıyla dolaşan ama Merzifonlu Receb Ümîdî'ye ait meşhur gazel: kirpik oku, kaş yayı, gece rüyaları ve sevgilinin Kâbe'si.

Amasyalı hattat Emnî'nin Kâdirî tarikatına girdikten sonra Abdülkâdir-i Geylânî için yazdığı güfte: her mısrada yinelenen ad ve şairin kendine öğüdü.

Eşref Abdurrahman Efendi'nin dünyayı bir bahçeye benzeten iki beyti: ne baharı ne hazanı memnun eden zaman bahçıvanı ve gönül kuşunu ürküten eziyet oku.

İnepazarlızâde İsmâil Hakkı'nın Müzekkiretü'l-Evkâf risalesindeki Arapça kıt‘a: aidiyeti belirsiz, Peygamber'e ya da Sultan Abdülmecid'e yöneltilmiş bir övgü.

Lâdikli Edîb'in Peygamber övgüsü şiirlerinden bugüne kalan iki beyit: yokluğun yıkamadığı şeriat binası ve aklın açamadığı tılsımlı hazine kapısı.

Yeğenzâde Âsım Bey'in Fatîn tezkiresinde kalan tek gazeli: güzelliğin gül bahçesi, Cem meclisi, Hoten miski, çözülmüş düğmeler ve boynu ipli Mecnun.

Merzifonlu Hayâtî'nin Latîfî'de kalan matlaı: sevgili gül bahçesine gelirse yakasını yırtan gonca ve feryada başlayan gül, gülzâr ile gül zâr cinası.

Merzifon Cönkü'nde Filib diye okunan şairin semaisinden beş mısra: kara kaşlı kara gözlü sevgili, ay yüzü kuşatan yıldızlar ve ayrılık korkusu.

Âşık Mustafa'nın Merzifon Cönkü'ndeki gazelinin ilk iki beyti: uzun bekleyiş, yay kaşlı sevgili, yerde mi gökte mi olduğu bilinmeyen hüma kuşu.

Mahsûnî'nin Merzifon Cönkü'ndeki koşmasının ilk dörtlüğü: yüzü güle benzetilen yay kaşlı sevgili, imansızlık sitemi ve ele güne gülünç olan âşık.

Merzifonlu Fethî'nin Merzifon Cönkü'ndeki koşmasının ilk dörtlüğü: yüzüğünü hatıra bırakan sevgili, insaf dileği ve cefanın sitem mi kâr mı olduğu.

Gedâyî'nin Merzifon Cönkü'ndeki koşmasının ilk dörtlüğü: ayrılık ateşiyle yanan âşığın gözyaşları ve taş yürekli sevgiliden merhamet dileyişi.

Bezmî'nin Merzifon Cönkü'ndeki müseddesinin ilk bendi: kederli sevgili, siper kuran rakipler, biber gibi benler ve öptürülmeyen şekerlenmiş gerdan.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.