
Gazel 36 — Bâde-i nâb ile buldı ruh-i cânân revnak
Her beyti "revnak" kelimesiyle parlayan yedi beyit: şarapla kızaran yanak, mumla aydınlanan oda, yıldızlarla süslenen ay, Bedahşan lâli ve bablarıyla güzelleşen Sadî'nin Gülistan'ı.

Her beyti "revnak" kelimesiyle parlayan yedi beyit: şarapla kızaran yanak, mumla aydınlanan oda, yıldızlarla süslenen ay, Bedahşan lâli ve bablarıyla güzelleşen Sadî'nin Gülistan'ı.

Toprağa dökülen son yudumla dirilmeyi uman âşığın gazeli: sevgilinin üzengisini öpmek için av gibi terkiye asılmaya hazır baş ve yüz yamalı hırka ile fenâ bahçesi.

Sevgiliye yöneltilmiş altı suçlama: cefayı huy edinmiş sevgilinin âşığı Mecnun'a ve Karun'a çevirmesi, gözyaşını Nil ve Ceyhun yapması, ayrılığa alışmış Avnî'yi yeniden yıkması.

Yaraların da âşıkla birlikte yaka yırttığı gazel: başkalarına can veren dudağın âşığı öldürmesi, zülüf doğanına korkusuzca uçan can kuşu ve göğsü yarmakla gelen hayal.

Otuz sekizinci gazelin redifiyle sevgiliden hesap soran ikinci şiir: gülün canını yakan yanak, köle edilip azat edilen servi, benlerle süslü güzellik harmanı ve kılıçtan mahrum âşık.

Her beyitte bir şart sayan gazel: dudağı isteyenin boyu anmaması, gözyaşının söndüremediği göğüs ateşi, kıyamete dek koşan aşk atı ve meydanı yeryüzü, eyvanı gök olan meyhane.

"Senüñ" redifli bir hüsnütalil gazeli: güneş ve ay sevgilinin pazarında alıcı, suratı asık dolunay, suya baş aşağı düşen servi ve kıskançlıktan başı titreyen nergis.

Âşığın kendi gönlüne seslendiği kısa vezinli gazel: vefasız sevgiliye sabrı ve aşkı göstermek, feryadı bırakmamak ve beş parasız dilenciye yâr olmayan güzel.

Emir kipiyle kurulan "eylegil" redifli gazel: cefa için bile anılmaya razı âşık, başından çevrilip azat edilen çam, rakibe verilen öğüt ve göğe savrulan ah mektupları.

Gül ve şarap üzerine beş beyit: üstünde gül yaprağı akan kanlı gönül ırmağı, kadehe konmuş gül desteleri, lale adlarıyla oynayan bir beyit ve taç kabul etmeyen gönül.

Davranışı bir kuralla açıklayan beyitler: ateşe yönelen semender gibi yanağa koşan gönül kuşu, rüzgârdan etkilenmeyen kaya gibi rakip ve şeker sözlü sevgiliye yönelen tabiat papağanı.

Doğan'ın berceste saydığı semender beytini taşıyan gazel: Musa gibi öldüren kirpik, ateşte yaşayan semender, vaadi bile eziyet olan sevgili ve maksadını unutmayan Avnî.

Divandaki tek muhammes: yedi bendin her biri "Göñül eyvây göñül vây göñül eyvây göñül" nakaratıyla biten, âşığın kendi gönlüne yakınarak seslendiği bir ağıt.

Saçları kazınmış bir güzel için yazıldığı anlaşılan gazel: fitile ihtiyacı olmayan güneş kandili, saçından haber alınamayan sevgili ve can kurban etmeden girilmeyen cennet.

Ana nüshada bulunmayan, Pervâne Bey Mecmuası'ndan gelen gazel: dünya bahçesini dolaşıp bir serviye bağlanan gönül kuşu, Meriç gibi taşan gönül ve uyandırılan nergis gözlü sevgili.

Aşk ülkesinin padişahı olarak konuşan âşığın altı beyti: tacı sevgilinin ayak toprağı, tahtı onun mahallesi, ordusunun tozu yıldızlara sürme olan bir saltanat.

Yazı ve kalem üzerine kurulan "yazam" redifli gazel: kalemden ateş çıkar korkusu, kılıca okunan dua, denizlere teslim edilen gözyaşı ve göğün levhasına yazılan gam.

Dostları meyhaneye çağıran "idelüm" redifli gazel: pîr-i mugana hizmet, şarap küpünden Tur'a çıkış, kuru zahide bir "ayak" ile ödül ve sevgiliye ayna tutan şarap.

Topluluğu dönüşüme çağıran bir davet gazeli daha: vuslat meclisinde gül gibi açılmak, Kâvus'un tahtında Cem olmak, üzüm kızıyla mahrem olmak ve peri yüzlüye meyledip adam olmak.

Her beyitte bir dönüşüm: gözyaşıyla lale bahçesine dönen mahalle, misk gibi yurdundan ayrılan âşık, cefa taşlarından yapılmış mezar ve put suretleriyle donatılmış gönül kilisesi.

Matlaı eksik, sekiz beyitlik bir hikmet ve şarap gazeli: Cem ile İskender tarihlerinin yerine cihanı gösteren kadeh, dosttan çıkan düşman ve tek sığınak olarak meyhane.

Güzellik üzerine altı beyit: güzellik baharı olan yüz, güzellik işini yücelten boy, cefa mimarına acele etmesini söyleyen âşık ve yüzü sultan, kaşı hacib, gözü cellat olan bir saray.

Mezarından vefa kokusu yayılacak âşığın gazeli: gül yanaktan diken alan bülbül, satranç taşlarıyla kurulan bir beyit, zülfe dolaşıp yüz karası kazanan âşık ve inci dolu kucak.

Bir bahçe tasviri olarak kurulan gazel: gül renkli gömleğine goncadan düğme takan gül, sözü kesilen goncalar, sevgiliye saçı saçan yasemin ve nesteren, gözyaşıyla sulanan çimen.

Güzelliği dünyayı fetheden bir sultan olarak çizen gazel: saçtan kurulan misk çadırı, yanak tahtı, kaşların sunduğu iki kadeh ve hükmünü yürüten Avnî'nin getiremediği sevgili.

Galata'yı gören cennete gönül bağlamaz diye açılan gazel: Frenk şiveli bir İsevî güzel, kiliseyi görüp mescide varmayan âşık ve belinde zünnar, boynunda haçla anılan Avnî.

Sahip olup da yoksun kalan âşık: taç sahibi bir şahı varken başkasına kul olmayan âşık, baharı varken güze düşen gönül ve meyhane kalesi karşısında gücü yetmeyen gam ordusu.

Sürme, Zülfikar ve kırmızı mürekkep: gözü nurlandıran ayak toprağı, gönül evini koruyan Zülfikar resmi gibi gamze hançeri ve şairin şiirlerini kanlı gözyaşıyla yazan âşıklar.

Nazire mecmualarından gelen gazel: aşkın çağrısına "lebbeyk" diye eşiği tavaf eden can, utancından Hıta'ya kaçan misk, başında hasır yakan fakir ve elinin hüması gölge düşen Avnî.

Her beyitte bir tekrar: ağyarın sözüyle cefa binası kuran put, şehirde ruh gibi akıp çarşıya fitne salan sevgili, peçeden doğan güneş ve canını verip bakışa müşteri olan Avnî.

Kaş sadağına doldurulmuş gamze okları, defolu da olsa satın alınan vuslat kumaşı, kâfir göz ile İsa huylu dudak ve gece gece yalnız gamın uğradığı ayrılık evi üzerine.

Maktasında "mülk-i 'Osmân" adı geçen gazel: güzellik şahına kul olduğu için Osman'ın mülkü kendisine teslim edilen Avnî; "var ise" redifinin iki anlamı ve ölümüne sevinen itler.

Sevgilinin gelmediği bir gece: meclise gelmeyen sevgili, yanmayan mum, sözünü tutmayan dilber ve şiiriyle Nizâmî, Sa'dî ve Selmân'ı kıskandıracağını söyleyen Avnî.

Ancak 2015'te bilim dünyasına tanıtılan gazel: sevgiliye hizmete kalkan serviler, eşiği süpüren kirpikler, kilisede kalakalan putlar ve eşik taşını yastık edinmeyi dileyen Avnî.

Sakiye ve deyr pirine seslenen bir meyhane gazeli: harabeye dönen gönül binası, şarabın sırrı, meyhanenin üst katında boşaltılan fıçı ve Musa'nın Tur'da gördüğü ateş.

Gönle güzellerden uzak durmasını öğütleyen bir uyarı: insanı hor eden dilber gamı, toz gibi savuran usta binici ve sözüyle utanca düşen merhametli sevgili.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.