
Gazel 165 — Yoḳdur ey teşne göñül çeşme-i nūşa hevesüñ
Münîrî'nin susamış gönülle açılan gazeli: dudak yerine ayak toprağı, bülbüller dururken güle dost olan dikenler, Nil ile Aras kadar gözyaşı ve kafesteki can kuşu.

Münîrî'nin susamış gönülle açılan gazeli: dudak yerine ayak toprağı, bülbüller dururken güle dost olan dikenler, Nil ile Aras kadar gözyaşı ve kafesteki can kuşu.

Kara Fazlî'nin Ahmed Paşa'ya nazire olarak yazdığı "elinden el-ġıyās̱" redifli gazeli: sonu gelmez cevir, sırrı ele veren göz, ayak dolayan kâkül ve mum gibi yanan göğüs.

Şehzade Bayezid'in "sefer" redifli gurbet gazeli; Kılıç'a göre İstanbul'dan uzak düşüşünü ya da İran'a gitmek zorunda kalışını dile getirmiş olabilir.

Münîrî'nin mûsikî terimleriyle açılan "-eng" kafiyeli gazeli: çenge örnek olan inilti, gamze oku için savaşan gönül ve can, akarsudaki taş ve paslanan temren.

Kara Fazlî'nin "ile baḫs̱" redifli gazeli: gözyaşıyla yarışan Ceyhun, dudakla tartışan şeker, zülfle yüzü kara çıkan misk ve unutulmuş "kelle geçmek" deyimi.

Şehzade Bayezid'in yazmanın son yapraklarından alınan gazeli: "sende" ile "bende" cinası, tutuşan lale ve gül, zülfün çevgeni önünde top olan gönül.

Münîrî'nin "iş iden" ile "işiden" cinasıyla açılan gazeli: yabana giden gönül, rakibe beddua, şaşmayan gamze oku ve fakihe karşı şiirin sırrını savunan şair.

Kara Fazlî'nin zengin kafiyeli beş beyitlik gazeli: Dârâ'ya ihtiyacını arz etmeyen aşk dilencisi, derdi ilaç bilen âşık, cam gibi kırılan gönül ve rağbetten düşen misk.

Şehzade Bayezid'in divandaki en uzun gazeli: yirmi dokuz beyitte Rum'a gelen sevgili, Hallâc'ın darağacı, kaside havasında bir dua ve sona eklenmiş Bâkî gazeli.

Münîrî'nin yalnız Vatikan nüshasında kalan bu gazelinde gönül aynası, mahmur göz, kabuğu soyulan çınar ve zülfün karanlık gecesi bir arada işlenir.

Kara Fazlî'nin Revânî'ye nazire olarak yazdığı "gördüñ mi hīç" redifli gazeli: meyhaneler, hazineli viraneler, Mecnun gibi divaneler ve mumun hançeriyle yanan pervaneler.

Şehzade Bayezid'in "ele girmez" redifli gazeli: benzersiz sevgili, hekim ile hasta, dikensiz gül olmaz atasözü ve can verip dudak almanın ucuz pazarlığı.

"Olsam gerek" redifli bu gazelde Münîrî, âşığın gamze okuyla yaralanmaktan ölüme ve mezardan lale olarak yeniden bitişe uzanan kaderini önceden haber verir.

Kara Fazlî'nin son beyitleri kayıp, üç beyitlik gazeli: altın taçlı kandil, yüzündeki beni Anadolu'nun haracına değen sevgili ve fırsatı ganimet bilme öğüdü.

Farsça ve Türkçe beyitleri nöbetleşe dizen mülemma gazel: su kabarcığından çadır, akşamla şafaktan muska, kapanan meyhane kapıları ve Câfer Çelebi'nin Farsçası.

Şehzade Bayezid'in kulunu mektupla anmayan şaha sitem ettiği gazel; Kılıç bu matlaı babasından cevap bekleyen oğlun sesine örnek olarak gösterir.

Münîrî'nin "olsa gerek" redifli bu gazelinde ayrılık âşığın boyunu yay gibi büker, göğüsteki gizli ateş de sonunda sırrı bütün dünyaya duyurur.

Kara Fazlî'nin Resmî'ye nazire olarak yazdığı "telḫ" redifli gazeli: sensiz acılaşan şeker, tatlı gelen acı söz, ekşi suratlı sofu ve denizi tuzlandıran gözyaşı.

Şehzade Bayezid'in aşkı bir kenara bırakıp ad ve şöhret istediği "isterüz" redifli gazeli: İskender himmeti, Süleyman mührü ve adaletle hükmetme arzusu.

Münîrî bu gazelde gönlüyle konuşur: nurdan hidayet umarken zülfün küfrüne dolaşan gönül, şarap gibi dudaktan söz açınca meşrebini ele verir.

Kara Fazlî'nin İshak Çelebi'ye nazire olarak yazdığı "-den leẕīẕ" redifli gazeli: Kevser'den tatlı dudak, şekere düşkün papağan gönül ve şekerden lezzetli sövgü.

Şehzade Bayezid'in "olmaz" redifli gazeli: gözyaşıyla sevgiliye akan gönül, cefa yayıyla bükülen boy ve ayrılığın da kavuşmanın da kalıcı olmadığı tesellisi.

Münîrî'nin redifsiz bu gazelinde elinde kadehle gelen sarhoş sevgili, gözyaşı ve aşk ateşiyle arınma, toprağın alçalarak yücelişi ve göğe çıkan ahlar işlenir.

Kara Fazlî'nin "-dan kim ḳaçar" redifli gazeli: sofuya saf safa çağrısı, rakiple çift olan sevgili, İsa nefesli dudak ve cevir kılıcından yüz çevirmeyen vefa.

Şehzade Bayezid'in "bilürüz" redifli gazeli: Kâbe sayılan sevgili kapısı, şehrin şeyhine cevap, karınca ile Süleyman ve başa kuru kavga sayılan saltanat.

Münîrî bu gazelde göğü yakacak ahı, tatlı dudaktan çıkan tuzlu sözü, mihenk taşının bile değer bulamadığı rakibi ve iki zalim Türk'e benzeyen gözleri anlatır.

Kara Fazlî'nin "-um var" redifli gazeli: gam tekkesinde kandil gibi yanan iki yara izi, iki elde iki dolu kadeh, iki âlemde tek yüz ve yârin eşiğinde bir durak.

Şehzade Bayezid'in derviş diliyle açılan "olmışuz" redifli gazeli: potada arınan ayna gönül, aşk tekkesi ve sırrı anlayan bulunmadığı için dilsiz kalan âşık.

Kısa vezinli bu gazelde Münîrî, "berk" ve "terk" kafiyelerinde cinas yapar; dilimli derviş külahı ile dünyayı terk etmeyi aynı kelimede buluşturur.

Kara Fazlî'nin "yaġar" redifli gazeli: batı rüzgârı esince yağan gözyaşı, gökten yağan kan ve ateş, dudaktan yağan can ve nisan bulutundan yağan inci ile mercan.

Şehzade Bayezid'in dünyaya kinle açılan gazeli: kırılan gönül aynası, gönül harmanında utanç tanesi, gözyaşı dolu hazine ve yitip giden eski devlet.

Yalnız Vatikan nüshasında kalan bu gazelde Münîrî sade bir dille gamze okuna dayanmanın yiğitliğini, aşk sermayesini ve çöpten direk imgesini işler.

Kara Fazlî'nin "-dür" redifli gazeli: su üstüne seccade seren büyücü saçlar, Çin'den gelen misafir ayva tüyü, yüzü örten kâfir zülf ve "ince şair" Fazlî.

Şehzade Bayezid'in "itmez" redifli gazeli: başı gamla örtülü, ayağı ayrılıkla bağlı gönül şahini, sabır kalkanını delen hicran kılıcı ve gizlenen keder.

Münîrî bu gazelde hezār kelimesiyle bülbül ile bini, sürahinin gul gul sesiyle ağlayışı, kıl kelimesiyle de saç teli ile emri ustalıkla birbirine bağlar.

Kara Fazlî'nin "idegör" redifli öğüt gazeli: Zühre'yi kıskandıran feryat, göğe eren başla toprak olan yüz, kanaat tiryakı ve ayna gibi temizlenen kalp.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.