
Gazel 36 — Bir şāha ḳul oldum ki temāşāya ḳomazlar
Öznesi söylenmeyen "bırakmazlar" redifiyle kurulmuş bir saray gazeli: yüzü görülmeyen padişah, helvaya konamayan sinek ve âşığa bırakılmayan son yudum.

Öznesi söylenmeyen "bırakmazlar" redifiyle kurulmuş bir saray gazeli: yüzü görülmeyen padişah, helvaya konamayan sinek ve âşığa bırakılmayan son yudum.

Saç sevdasına tutulan gönle merhamet isteyen gazel: Musa'nın yed-i beyzâsına benzeyen beyaz kollar, yanakta yeldâ gecesi, başında sevda taşıyan lale ve umursamaz mum.

Bir göz açıp kapayıncaya kadar gönül avlayan sevgili: kayan yıldızları meleklerin saçtığı altına çeviren hüsn-i ta'lil, bekleyişin ateşi ve kılları kucaklayan gözbebeği.

Sevgiliye boy yerine kıyamet verildiğini söyleyen matla: kâmet ile kıyamet arasındaki iltizamlı kafiye, sözü tefsire, dudağı hadise çeviren müderris nüktesi ve şairin şöhreti.

"Devridür" redifli bir kış gazeli: lale bahçesine dönen mangallar, kuru su ve yaş ateş diye anılan şarap, yeni aydan kadeh tutan gök ve Şeyhî'yle karşılaştırılan sarraf beyti.

"Sıhhat yaraşur" redifli bir geçmiş olsun gazeli: sağlık ile doğruluk arasında gidip gelen tevriye, imana benzeyen kâfir zülüf ve Adlî'ye yanlışlıkla mal edilmiş bir beyit.

"Tutar" redifli gazel: yakut kutuda Aden incisi gibi dişler, ibrik tutan güneş ile leğen tutan gök, firuze içinde akik ve canı asmak için ip tutan zülüf.

Sevgiliyi "Mehmed şah" adıyla anan gazel: ayın devrinde kısalan ömür, Akrep'in kalbinden doğan ay, saman çöpü gibi sürüklenen beden ve suyun üstünde bir seyir köşkü.

Aşk ateşiyle külhana dönen evi İbrahim'in ateşi gibi gül bahçesine çeviren gazel: dünyayı aydınlatan göğüs, demir gönle karşı mıknatıs ve lale ile süsene benzeyen kadehler.

Kanlı gözyaşıyla kızıla boyanan sarı yüzü daha değerli bir altına çeviren gazel: "kurban olduğum" diye seslenen âşık, tane arayan karınca ve Şeyhî'nin sabası.

Matlaını Şeyhî'nin 192. gazelinden aynı hayal ve neredeyse aynı kelimelerle alan gazel: güneşi pervaneye çeviren güzellik, Âdem'in tanesi olan ben ve merdüm oyunu.

Ayrılıkla halkaya dönen boyu, kınama taşını kaş yapan bir yüzüğe çeviren gazel: gayb sırrı gibi ağız, İsm-i A'zam gibi bir ad ve gonca ağızda çiy gerdanlığı.

Güzelliği görüp bayılan güle bulutun gülsuyu serptiği gazel: Aziz'in kulunu seven gönül, Yakut ve Mercan adlı hizmetkâr gözyaşları ve kırık çömlekte biten reyhan.

Bahar açılışıyla başlayan kısa gazel: gümüş köşklere dönen ağaçlar, kulaklarından pamuğu çıkaran dallar, ney gibi inleyen kemikler ve "yüz vermek" deyimiyle şımaran zülüf.

"Yazar" redifli, ressam ve müzehhip elinden çıkmış gibi bir gazel: hatayî ve rûmî motifli kadeh, Ahmed Paşa'dan alınan defter mısraı ve dağa Şirin'i çizen Ferhad.

Zülfüyle Rum ilini Çin'e çeviren güzel: "pür-çîn" ile "Çîn" arasında tam cinas, ateşi söndürmeyen su, Hüsrev ile Ferhad ve Vasfî'nin zeminine yazılmış bir nazire.

Nazmî'de zemin olan, Kemalpaşazâde, Kanuni ve Latîfî'nin nazire yazdığı gazel: kirpikten kalem yontan gözyaşı kâtibi, allık süren gül ve şeker kamışından kalemler.

Sevgilinin kırmızı atlas yakalı sarı cübbesini, nilüfer renkli kaftanını ve limonî kabasını anlatan dokuz beyitlik kıyafet gazeli: sarı mum, nahıl ve kehribar imgeleri.

Sevgiliden hemen hiç söz etmeyen on bir beyitlik bir bahar tablosu: gümüş kemer kuşanan dere, gonca kalelerinin fethi, altın usturlap ve şebnemi el üstünde tutan çınar.

Necâtî'nin bir gazeline yazılan nazirelerin ilki: ok atan nergis, doğana dönen sinek, hokkabaz zülüf, aşk ile miskin gizlenemeyişi ve nemlenince akortsuz çalan çeng.

Seher yelinin gül harmanını savurması gibi gül yüzlüleri savuran ah: tarağın başlar üstünde açtığı yol, dilenciyi şah eden şarap ve gülün kısa ömrü gibi vuslat.

Vuslatı canla satın alınan bir mal sayan gazel: kaşın mihrabında tövbe eden gönül, tatlı canından bezdiren acı söz ve âşıkları sayarken Ca'fer'i anmayan sevgili.

"Olubdur dostlar" redifiyle dinleyicilere dert yanan gazel: düşmana yâr olan sevgili, kapı taşına dönen rakip, devlet dalının meyvesini yiyen rakip ve hercai güzel.

Ayın misafir olduğu bir gece: öpücük isteyen âşığa "ay kimseye öpücük vermez" diyen sevgili, yağmurlu gecede görünmeyen ay ve Yay burcuna giren ayla kemer olan kol.

"Öldürür" redifli gazel: kaş ve gözden çok kalender tavrıyla öldüren sevgili, oksuz yay, öldüren âb-ı hayat ve Erünsal'ın Türkçe kelimelerle kurulmuş örnek gösterdiği mahlas beyti.

Gülün ve güzelin "açılması" üzerine kurulan gazel: günahkârlık deyimini erdeme çeviren ıslak göz, gönül kalesini yıkan top güllesi gibi ben ve süpürgeye dönen selviler.

Nazmî'de zemin olan, İshak Çelebi ve Zâtî'nin nazire yazdığı gazel: kırıklığı dua gibi istenen zülüf, yaşta ve kuruda hazır Hızır, yola düşmeyince değer bulmayan misk.

Gözyaşının her harfini sildiği bir mektup: Kevser damlasına çizilmiş can resmi, "kadeh olsam" diye başlayan iç kafiyeli dilek, inleyen zincir ve başa bir bir gelen âşıklık.

"Yegdür" redifiyle dokuz beyit boyunca karşılaştırma yapan gazel: veresiye cennete karşı peşin yanak, akıldan yeğ talih, hayra delalet ve yalın yüzlülerle baş başa sohbet.

Hüsn-i ta'lillerle ilerleyen gazel: kıllar duman, kaşlar seyirci, sular selviye vurulmuş gümüş zincir; yılan saçlar için zümrüt tüy ve suya batmayan cadı zülüfler.

Ölçüsüz tabiatlı zahidin ölçülü boyu hayal edemeyişi üzerine kurulan gazel: mevzun kelimesinin iki anlamı, büyüleyen cadı göz, Mecnun'u aşan gönül ve saklı inci gibi şiir.

"Nâz" kelimesini şaraba, hesaba, uykuya ve kitaba çeviren gazel: ilacı şarap olan hasta göz, haşiye yazan ayva tüyü ve Ahmed Paşa'nın zeminine yazılmış bir nazire.

Baht kuşunun yalnız oka hedef olmuş göğüslere yuva yaptığı gazel: güz rüzgârından yıkıcı ah, başkasının canıyla yaşanmayacağı ve cana kıymak deyiminin iki yüzü.

"İyilik et suya at" atasözünü gözyaşıyla birleştiren gazel: her havada bitmeyen vuslat meyvesi, bülbülü işitmeyen gül kulağı ve ağzın yokluğuyla yoksulluğu birleştiren mahlas.

"Sebz" (yeşil) redifli kısa gazel: gözyaşıyla yeşeren sağ ve sol, ırmak kenarına dönen göz, yeşil giyinmesi yakışan gül yanaklı ve âşığın mezarında biten yeşillik.

"Biz" diye konuşan rintlerin gazeli: meyhane müdavimleri, serseriler, suya resim yapan nakkaşlar, kirpikle yol süpüren ferraşlar ve Kâsım Paşa'nın zeminini aynen yankılayan mısra.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.