
Gazel 128 — Ḳanda varam ṣaçlaruñ gibi kemendüm var iken
Mihrî Hatun'un saçı kemende, boyu Sidre ağacına benzetip sevgilisi varken başka hiçbir şeye gönül vermeyeceğini anlattığı "var iken" redifli gazeli.

Mihrî Hatun'un saçı kemende, boyu Sidre ağacına benzetip sevgilisi varken başka hiçbir şeye gönül vermeyeceğini anlattığı "var iken" redifli gazeli.

Mihrî Hatun'un gül gibi sevgilisi varken bahçeye, gözyaşı hazinesi varken servete, kapıdaki itibarı varken dünya mevkiine gönül vermediği "var iken" redifli gazeli.

Mihrî Hatun'un şair Hâtemî'ye, yani Müeyyedzâde Abdurrahman Çelebi'ye yazdığı, şiirini Selmân'dan üstün tutup sonunda onu yalancı âşıklıkla takıldığı gazeli.

Mihrî Hatun'un sevgilinin saçını Hoten miskine, zülfünü Şam akşamına benzettiği, aşkı İsa nefesi gibi dirilten bir güç olarak anlattığı beş beyitlik gazeli.

"Olmasun" redifli bu gazelde Mihrî, başına gelenlerin kimsenin başına gelmemesini diler; son beyitte bu iyi dilek sevgiliye yönelmiş bir sitemle kapanır.

Kan döken göz, yanaktaki hattı âşıkların âhının dumanına bağlayan hüsn-i ta'lil ve rakibe yönelen sert bir öfke, bu beş beyitlik gazelin ana çizgileridir.

"Ben" redifli bu gazelde Mihrî, bir gül için bin dikene yalvarmaktan bıkan, sevgilinin saçından darağacına bile razı olan bir âşığı anlatır.

"Olmadan" redifinin her beyitte başka anlam kazandığı bu gazel, vuslattan el çeken âşığın gam tandırında yanışını ve sonunda bir vaade tutunuşunu anlatır.

Sevgiliyle âşığın karşılıklı konuştuğu bu yedi beyitlik gazelde göz kanla dolu bir kadehe, sevgilinin boyu canın içinde gizli duran bir elife benzetilir.

"Karşu" redifli bu gazel gül ile bülbül tablosuyla açılır, "güle karşu" cinasıyla sevgiliden bir gülümseme ister ve sırrı açığa vurma sözüyle kapanır.

"Şimden girü" redifli bu gazel, sevgilinin mahallesini cennete tercih eden ve sevgiliye kavuşmanın sevincini beyit beyit anlatan, ayrılık gazellerinden ayrılan neşeli bir şiirdir.

Saçtan bele, gözden boya sevgiliyi beyit beyit anlatan bu gazelde Ferhat ile Şirin telmihi, büyücü göz ve ceylan gözü benzetmeleri öne çıkar.

Bir şairi derviş görünüşlü ama anlamda sultan diye öven bu kısa gazelin Hâtemî'ye yazıldığı sanılır; zahir ile batın karşıtlığı üzerine kuruludur.

Mihrî Hatun'un Necâtî'ye yazdığı ünlü "döne döne" naziresi; tezkirecilerin bu zemindeki nazirelerin en güzeli saydığı, cambaz ve fener hayalleriyle örülü gazel.

Mihrî Hatun'un "geçen gice" redifli gazeli; sevgilinin beklenmedik bir gece ziyaretini hatıra gibi anlatır, mum, ay ve şah-gedâ benzetmeleriyle örülüdür.

Mihrî Hatun'un zilhicce on beşinde sevgiliyle yapılan gece gezintisini anlatan dokuz beyitlik gazeli; Kâbe, tavaf ve kurban imgeleriyle bayram havası taşır.

Mihrî Hatun'un sevgiliyi hekim, dudağını merhem olarak anlattığı "bu gice" redifli gazeli; fırsatı kaçırmama öğüdüyle biter ve Necâtî'nin şiirini hatırlatır.

Mihrî Hatun'un ilk görüşte doğan aşkı anlattığı beş beyitlik gazeli; sevgiliyi periye benzetir ve can isteyen dilbere "al işte" diye cevap veren maktayla biter.

Mihrî Hatun'un sevgili yerine çirkin misafirlerle geçen uzun bir geceyi alaycı bir dille anlatan hiciv gazeli; Rûhî Çelebi ve Ravzî bu şiiri örnek almıştır.

Mihrî Hatun'un "Ahmed'in hattına" söylediğini belirttiği dokuz beyitlik gazeli; Gülşen Kaya'ya göre Şehzade Ahmed için yazılmış, musiki ve yazı imgeleriyle örülüdür.

Mihrî Hatun'un güzelliği geçmiş bir sevgiliyi alaycı bir dille andığı musammat gazeli; her beyit "idi vaktinde" redifiyle sevgilinin eski parlak günlerine döner.

Mihrî Hatun'un sevgilinin güzelliğini ve huyunu övüp zülfünün bağına düşen deli âşığı anlattığı, "ile" redifli ve yedi beyitlik aşk gazeli.

Mihrî Hatun'un Eğribük'te yüksek bir köşkte, ay ışığında saz ve şarkılarla sabaha dek süren bir meclisi anlattığı, Şehzade Süleyman'a bağlanan gazeli.

Mihrî Hatun'un sevgiliyi bir an görmenin özlemini işlediği, cennet hullesini sevgilinin kapısındaki abaya değişmeyen "bir lahza" redifli gazeli.

Mihrî Hatun'un "başım üstüne" deyimiyle açılıp âşığın teslimiyetini, kaderini ve mezar taşı yazısını anlattığı, "üstine" redifli beş beyitlik gazeli.

Mihrî Hatun'un gül mevsiminde gönlü sevgililerle, musikiyle ve şarapla bahar seyrine çağırdığı, ömrün kısalığını hatırlatan sekiz beyitlik gazeli.

Mihrî Hatun'un sözü geçmeyen âşığın sitemini ahiret hesabı ve tuz ekmek hakkıyla dile getirdiği, konuşma diline yakın beş beyitlik bir gazeli.

Mihrî Hatun'un ayrılık ateşini ve rakip kıskançlığını "yaka" kelimesiyle kurulan bir cinasla açtığı, sabrın tükendiği sitemle biten altı beyitlik gazeli.

Sehî Beg'in tezkiresinde örnek verdiği, sevgilinin peçesini kaldırıp "gör işte" dediği, cinas-ı mürekkeble açılan beş beyitlik bir Mihrî Hatun gazeli.

Mihrî Hatun'un "-ile" sesine bağlanan gazeli; tuzağa düşen gönül kuşunu, ney gibi delinen ciğeri ve güzellerin cevriyle yoğrulmuş bir yaratılışı anlatır.

Mihrî Hatun'un "unutma" redifli gazeli; âşık sevgiliden yırtılan yakayı, yıkılmış gönlü ve verilen sözü unutmamasını, sonunda Mihrî'yi anmasını ister.

Mihrî Hatun'un "üstine" redifli gazeli; mum ve pervane imgesiyle çerçevelenir, arada kadı, müftü, müderris ve zahidi güzellik karşısında alaya alır.

Mihrî Hatun'un Necâtî'ye nazire olan "ile" redifli gazeli; son beyitte kendini dilenciye, Necâtî'yi padişaha benzeterek ustasının üstünlüğünü kabul eder.

Mihrî Hatun'un gemi yolculuğu ve gurbet gazeli; gamı denize atıp yelken açmayı anlatır, Mehmet Arslan onu şairin İstanbul'a gitmiş olabileceğine bağlar.

Mihrî Hatun'un "içinde" redifli övgü gazeli; sevgilinin boyunu, yanağını ve dudağını över, sonunda aşk defterinde ilk sırada Mihrî'nin yazılmasını ister.

Mihrî Hatun'un "aşkına" redifli gazeli; Yusuf kıssası, Kâbe yolu ve dergâh imgeleriyle sevgiliye yalvarır, sonunda çabuk öldürülmeyi bile ister.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.