
Gazel 20 — Ey dil bahâr faṣlı vü çün devr-i lâledür
Bahar, lale mevsimi, sâki ve çiy imgeleriyle kurulan, sevgilinin cefası ile âşığın inleyişini karşılıklı mısralarda dizen beş beyitlik bir bahar gazeli.

Bahar, lale mevsimi, sâki ve çiy imgeleriyle kurulan, sevgilinin cefası ile âşığın inleyişini karşılıklı mısralarda dizen beş beyitlik bir bahar gazeli.

Irmakları gözyaşına, dağ bulutlarını aha bağlayan altı beyitlik ayrılık gazeli; dağlar, dâğlar, bağlar ve bâğlar kafiyeleriyle ses oyunu kurar.

Sıtmaya yakalanan bir şehzadeye yazılmış "geçmiş olsun" gazeli; hastalığın rakibe geçmesini diler, annesini anar ve bir görüşmenin sevinciyle kapanır.

Sevgilinin saçını, yüzünü, kaşını ve bakışını sayarak her beyitte ona sağlık dileyen, "zamanın Süleyman'ı"nın sevgilisini anan altı beyitlik gazel.

Evine gelip onu onurlandıran cömert bir büyüğe yazılmış beş beyitlik teşekkür gazeli; konuğun nefesini ölüleri dirilten İsa'nın nefesine benzetir.

Kafiyedeki "karalar" kelimesini yedi kez, her seferinde başka bir anlamda kullanan cinaslı gazel; Mihrî'nin sanat gücünü gösteren şiirlerinden biri sayılır.

Altın ve gümüş kaftanlar giymiş bir güzeli huriler, gezegenler ve çevgan oyunu imgeleriyle anlatan, beş beyitlik ve kaftanlar kafiyeli bir gazel.

Her beyti "neden" sorusuyla biten yedi beyitlik sitem gazeli; sevgilinin cefasını âşığa, lütfunu ve öpücüğünü rakibe ayırmasını haram-helal tezadıyla sorgular.

Sevgilinin eşiğini "vatan sevgisi" hadisiyle anan, servinin tabut, gülün kefen olduğu yedi beyitlik gazel; Mihrî'nin rakibin gözüne diken olmasıyla biter.

Sevgiliyi "kâfir" diye anan yedi beyitlik bu gazelde Mihrî, bir zamanlar gül ile bülbül olduklarını hatırlatıp vefasız sevgiliden bir bakış ve bir vefa ister.

Gönül ile gözün sevgilinin yanağına kapıldığı, süsenlerin güle dil uzattığı, rakibin darağacında anıldığı sekiz beyitlik, olaylı ve söyleşili bir gazel.

Her beyti "özgedür" (başkadır) diye biten bu gazel, aşkın cefasını, kimyasını ve ilacını sayarak aşkın ancak onu yaşayanca anlaşılabileceğini işler.

Yakup gibi ağlayan âşığın, gülün tutsağı bülbülün ve mum ile pervanenin işlendiği, feleğe sunulan bin tas zehir şikâyetiyle biten yedi beyitlik gazel.

Redifi "beñzer" olan bu kısa gazel, sevgilinin yüzünü menekşe, yasemin ve cennete benzetir; ayın ona öykünemeyeceğini, âşığın da halka olduğunu söyler.

Sevgilinin yüzünü kışın da yazın da açan bir cennet bahçesi, bir kitap ve bir Mushaf olarak gören, "açılur" redifli altı beyitlik bir Mihrî gazeli.

"Sürür" redifini her beyitte başka bir anlamla kullanan bu gazelde saç önce darağacı, sonra kurban ipi, sonra gül bahçesinde salınan bir tavus olur.

Gönülle birlikte canını da sevgiliye veren âşığın, gönlüne misafir olan hayali ve gölge gibi dolaşan rakibi anlattığı "biledür" redifli kısa gazel.

Mihrî Hatun'un rakiplerin dedikodusuyla sevgilinin gözünden düşen âşığı anlatan beş beyitlik gazeli; kâfir rakibe taş atan âşıklar ve ölçüsüz cefa.

Mihrî Hatun'un "ol didüm be-ser" redifli soru-cevap gazeli; sevgilinin giderek ağırlaşan isteklerine âşığın her defasında "başım üstüne" diye verdiği cevap.

Mihrî Hatun'un "-dan çıkar" redifli sekiz beyitlik gazeli; makta beytinde babası Belâyî'nin mahlasıyla "belâ" kelimesi arasında tevriye kurarak soyunu anar.

Mihrî Hatun'un "geçer" redifli beş beyitlik gazeli; sevgiliyi güzellik ülkesinin şahı olarak över, redifi her beyitte sayılmak, hükmetmek ve saplanmak anlamlarıyla işler.

Mihrî Hatun'un "gizlüdür" redifli on beyitlik gazeli; gönüldeki sevgiden dudaktaki inciye, karanlıktaki bengisudan cahilden saklı irfana uzanan gizli hazineler dizisi.

Mihrî Hatun'un "olupdur" redifli, matla mısraını makta beytinde tekrarlayan beş beyitlik gazeli; güzellerin vefasızlığına ve değer kaybına sert bir yakınma.

Mihrî Hatun'un âşığa öğüt veren yedi beyitlik redifsiz gazeli; gül, bülbül ve diken imgeleriyle vakit varken sevgiliye sahip çıkmayı anlatır, gökten toza inen şairle kapanır.

Mihrî Hatun'un "de var" redifli yedi beyitlik gazeli; ayrılık yarasına kavuşma merhemi, rakibe uyarı ve sevgilinin dudağını yasak meyveye benzeten Âdem telmihi.

Sevgilinin kaşını yaya, gamzesini oka benzeten yedi beyitlik gazel; okçu imgesi, namus şişesi, uzayan zülüf ve rakibin uzatılan ipiyle örülür.

Necâtî'nin hasır beytine "yâr eşiğinde bir kuru yer yeter" diye karşılık veren "yeter" redifli nazire; Âşık Çelebi bu beyti Necâtî'ye dokundurma olarak aktarır.

"Yatur" redifli beş beyitlik gazel; bulut ardındaki ay, eşiği yurt edinen gönül bülbülü ve sabaha dek inleyen kumru imgeleriyle ayrılığı anlatır.

Âşığı öldüren ayrılık, gam, hayal ve güzelleri sıralayan "öldürür" redifli gazel; dostlar ağlarken rakibin güldüğü beyitlerde leff ü neşr öne çıkar.

Sevgilinin güzelliğine kâfirin, ayın, bahçenin, zindandakilerin ve dermanın bile imrendiğini anlatan yedi beyitlik, "imrenür" redifli bir gazel.

Sevgilinin yüzünü mushafa, kaşını mihraba, eşiğini kıbleye benzeten beş beyitlik gazel; şair kendini gözyaşı döken ve inleyen bir su dolabına benzetir.

Mihrî'nin kendisini öven Makâmî'ye verdiği alaycı cevap; Âşık Çelebi iki şiiri yan yana aktarır, Mihrî öpücüğünü bir hastalığa benzetip övgüyü geri çevirir.

Redifi "tutar" fiilinin her beyitte başka anlamıyla kurulan gazel; büyülü gözler, dünyayı basan gözyaşı ve tüyle örtülecek güzellik aynası imgelerini işler.

Baharın gelişini, raks eden servileri ve el çırpan çınarı anlatan sekiz beyitlik gazel; Mihrî, gülün bin bülbül gördüğünü söylediği bir diyalogla bitirir.

Mihrî Hatun'un "ne kolaysuz" redifli beş beyitlik gazeli; sevgilinin lütfunu rakibe, kahrını sadık âşığa gösterişine karşı yükselen bir sitem.

Mihrî Hatun'un "ne kolaysuz" redifli ikinci gazeli; kuluna yüz çeviren sultan gibi sevgili, hüsn zekâtı mazmunu ve asılmadan kopan urgan sahnesi.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.