
Gazel 139 — Bellü bildüm k’āfet-i cān ḥālet-i hicrān imiş
Münîrî'nin "imiş" redifli yedi beyitlik gazeli: okyanus çıkan gözyaşı damlaları, göğüste bulunan dünya mülkü ve gönül sarayında kapıcılık eden göz bebeği.

Münîrî'nin "imiş" redifli yedi beyitlik gazeli: okyanus çıkan gözyaşı damlaları, göğüste bulunan dünya mülkü ve gönül sarayında kapıcılık eden göz bebeği.

Münîrî'nin sad harfiyle kafiyeli tek Türkçe gazeli: çene kuyusundan kurtuluş için okunan İhlâs, kısası göze alan âşık ve sevgilinin sözünü divana yazan şair.

Münîrî'nin tı harfiyle kafiyeli tek Türkçe gazeli: güzellik Mushaf'ında nokta olan benler, canın ortasındaki güneş ve Dicle ile Ceyhun'u geride bırakan gözyaşı seli.

Münîrî'nin Türkçe, Farsça ve Arapça karışık gazeli: güneşin doğduğu yer olan yüz, iki mısra gibi düşen ayva tüyleri ve gönle Arapça seslenen mahlas beyti.

Münîrî'nin ayn harfiyle kafiyeli gazeli: güneşe ışık veren güzellik, sırrı yayan ah, büyüler icat eden göz, semaa duran servi ve "elveda" diyen can.

Münîrî'nin her beyti "şem‘" kelimesiyle biten gazeli: dil uzatıp dili kuruyan mum, zülüften fitil, ağzı altınla dolan mum ve ancak tükenince görülen gizli yara.

Münîrî'nin gayn harfiyle kafiyeli tek Türkçe gazeli: lale mumu ve gül kandiliyle aydınlanan bahçe, "sen sağ ol" diyen âşık ve Gülistan'daki papağan ile karga.

Münîrî'nin fe harfiyle kafiyeli tek Türkçe gazeli: oka hedef olamayan göğüs, Kur'an'daki "korkma" sözünü fısıldayan dudak ve sevgilinin güneşiyle kıran olan talih.

Münîrî'nin kafiyeleri tümüyle Türkçe gazeli: güzellik gelinine tutulan peçe, umduğunu yiyemeyen konuk ve sevgilinin bahçesinde eşek başından korkuluk olan rakip.

Münîrî'nin tasavvufî dili yoğun gazeli: bütün yaratılmışları şaşırtan dudak sırrı, benlikten geçmek, hiç ayılmamak dileği ve ışık saçan adına yakışan yanış.

Münîrî'nin atasözleriyle örülü gazeli: dudağın arkasından laf eden gonca, "al var gözüne sok" diyen gönül, eşikte bekleyen âşık ve geri dönmeyen ok.

Münîrî'nin sade dilli gazeli: kimsesi olmayan âşık, göğsünde bol bulunan oklar, "yanılmakta günah yok" meseli ve kınına sokulması istenen hançer.

Münîrî'nin konuşma sahneleriyle kurulu gazeli: öpücük yerine ok veren sevgili, açın hâlini bilmeyen tok gönül ve ayak tozunu "gözüne sok" diye yüze çarpan rüzgâr.

Münîrî'nin sabah ile gece arasında kurulu gazeli: iki tabak altın olan sarı yanaklar, yaprağını rüzgâra veren gül ve Kur'an'daki sabah yeminini hatırlatan vird.

Münîrî'nin "-nüñ" redifli gazeli: zülfü ağzından bırakmadığı için dişleri kırılan tarak, divane gönlün kışkırtması, ürün vermeyen ben tanesi ve mumla pervanenin hâli.

Münîrî'nin Frenk güzeli için yazdığı dokuz beyitlik gazel: İsa telmihleri, zünnar gibi zülüf, iki anlamlı "çeng" ve şairin topallığını söylediği mahlas beyti.

Münîrî'nin kuyumculuk imgeleriyle kurulu gazeli: lal kakılmış altın yüz, mücevherci göz bebekleri, körük olan ah, akik gözyaşı ve kâfirin bile içinin yandığı âşık.

Münîrî'nin "idicek" redifli yedi beyitlik gazeli: seher bülbülü, titreyen karaağaçlar, azat bekleyen selvi, çakmak gibi gönül ve gam kulübesine çağrılan sevgili.

Münîrî'nin pazar diliyle açılan gazeli: misk ve incinin değerini düşüren saç ve dişler, yüz süren gül yaprağı, dili tutulan papağan ve herkese yanan mum.

Münîrî'nin "ahsen-i takvîm" ile açılan gazeli: Mesih nefesli söz, zülf ile yanağın gece ve gündüzü, tutya olan yol tozu ve ahın şimşeğiyle tutuşmayan yıldız.

Münîrî'nin büyü dersine gelen perçemle açılan gazeli: ilacı olmayan gönül, ölüm anında kalkan perde, külhan gibi yanan âşık ve güneşe bakmaktan kamaşan göz.

Münîrî'nin gönül ülkesini yıkan gamze üzerine gazeli: hırsız gamze, göğe dosdoğru yükselen ah dumanı, kara yüzlü eğri zülf ve içinde lütuf saklı bir kahır.

Münîrî'nin "-eng" kafiyeli rind gazeli: utanma kaygısı olmayan sarhoş âşık, benge üstün tutulan cür'a, taş yürekli güzeller ve şairin topallığını andığı mahlas beyti.

Münîrî'nin yalnız Vatikan nüshasında kalan gazeli: şarap kabarcığına benzeyen tükürük, ateşgedede kebap olan gönül, sebatsız kabarcık ve acı şarap gibi sövgü.

Münîrî'nin "huşk" (kuru) redifli gazeli: kurumayan gamze yarası, rakibi görünce kuruyan kan, kuru zahit, kuruyan selvi ve kuru söze karşı taze şiir.

Münîrî'nin iki nazire mecmuasına da giren gazeli: utandıran lütuf, hâl sormayan sevgili, ağlayan kalem, ciğeri kıskanan gönül ve sürme yerine ayak tozu.

Münîrî'nin susamış gönülle açılan gazeli: dudak yerine ayak toprağı, bülbüller dururken güle dost olan dikenler, Nil ile Aras kadar gözyaşı ve kafesteki can kuşu.

Münîrî'nin mûsikî terimleriyle açılan "-eng" kafiyeli gazeli: çenge örnek olan inilti, gamze oku için savaşan gönül ve can, akarsudaki taş ve paslanan temren.

Münîrî'nin "iş iden" ile "işiden" cinasıyla açılan gazeli: yabana giden gönül, rakibe beddua, şaşmayan gamze oku ve fakihe karşı şiirin sırrını savunan şair.

Münîrî'nin yalnız Vatikan nüshasında kalan bu gazelinde gönül aynası, mahmur göz, kabuğu soyulan çınar ve zülfün karanlık gecesi bir arada işlenir.

"Olsam gerek" redifli bu gazelde Münîrî, âşığın gamze okuyla yaralanmaktan ölüme ve mezardan lale olarak yeniden bitişe uzanan kaderini önceden haber verir.

Münîrî'nin "olsa gerek" redifli bu gazelinde ayrılık âşığın boyunu yay gibi büker, göğüsteki gizli ateş de sonunda sırrı bütün dünyaya duyurur.

Münîrî bu gazelde gönlüyle konuşur: nurdan hidayet umarken zülfün küfrüne dolaşan gönül, şarap gibi dudaktan söz açınca meşrebini ele verir.

Münîrî'nin redifsiz bu gazelinde elinde kadehle gelen sarhoş sevgili, gözyaşı ve aşk ateşiyle arınma, toprağın alçalarak yücelişi ve göğe çıkan ahlar işlenir.

Münîrî bu gazelde göğü yakacak ahı, tatlı dudaktan çıkan tuzlu sözü, mihenk taşının bile değer bulamadığı rakibi ve iki zalim Türk'e benzeyen gözleri anlatır.

Kısa vezinli bu gazelde Münîrî, "berk" ve "terk" kafiyelerinde cinas yapar; dilimli derviş külahı ile dünyayı terk etmeyi aynı kelimede buluşturur.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.