
Gazel 211 — Ḫaddüñ üzre göstericek zülfüñ ey meh kend’özin
Münîrî bu gazelde yanağa düşen zülfü gündüz tutulan aya benzetir; seher yelinin ayak izi tozunu kaçırmasına sebep bulur ve gece görülen güneşle gazeli kapatır.

Münîrî bu gazelde yanağa düşen zülfü gündüz tutulan aya benzetir; seher yelinin ayak izi tozunu kaçırmasına sebep bulur ve gece görülen güneşle gazeli kapatır.

Münîrî bu gazelde "yakın" kelimesini üç ayrı anlamla kafiye yapar; vuslatı kurban bayramına, âşık kanını kınaya benzetir ve zülfü tespih gibi takılan bir zünnar sayar.

Münîrî bu gazelde gözyaşıyla dolu gözü bir girdaba benzetir; sevgiliden gelen ok yarasını hoş karşılar ve yanaktaki hattı "yazılan başa gelir" sözüyle birleştirir.

Münîrî bu gazelde hayalin alayını yaşla dolu gözden ağır ağır geçirir; bir haftalık güle ölen bülbülü anar ve bakış ile akıl yürütmeyi "ilm-i nazar"da birleştirir.

Münîrî bu gazelde gamzeyle savaşı bıçaktan süngüye vardırır; gözyaşını engellemek için pınarı başından bağlayan gamı anlatır ve seherdeki ölümü kutlu güne bağlar.

Münîrî bu gazelde şarabı yasaklayanı taşa benzetir; beyaz yanaktaki siyah beni Rum ülkesine düşmüş bir Habeş şahı sayar ve meyhaneye dönüşünü gül mevsimine bağlar.

Münîrî "içün" redifli bu gazelde sevgilinin dudağını bal ve şekere üstün tutar; ney kelimesiyle tevriye yapar, yemin ve kefareti anar, dilenci bir derviş gibi kapıya gelir.

Münîrî bu gazelde kan ağlayan gözü ters dönmüş şarap şişesine benzetir; Bîsütun dağını Ferhad'a ağlatır, çeng, ney ve erganunu dertli âşıklar gibi konuşturur.

Münîrî bu gazelde gönlü sevgilinin saçından demir kafese kapatılmış bir papağana benzetir, ahının ateşiyle günah defterini yakmayı düşünür, dudak ile dişi yakut bir yüzüğe benzetir.

Münîrî bu kısa gazelde sevgilinin hayalini göze konan bir misafir, bir süvari bölüğü olarak anlatır; "vech-i hasen" terkibiyle güzel yüz ile güzel çare arasında oynar.

Münîrî "deminden" redifli bu gazelde "dem" kelimesini arkadaş, an, nefes ve sabah anlamlarıyla oynatır; deli denen gönlünü Rum abdallarına benzetip kırılmaktan sakındırır.

Münîrî konuşma diline yakın bu gazelde dün yediği oku bilmeyen deli gönlü, sözünü tutmayan vaizi ve gökte aradığı güneşi sevgilinin yolunda, yerde bulan âşığı anlatır.

Münîrî "tursun" redifli bu gazelde beddua kalıbını, efsun okuyup üflemeyi, ruhun Allah'ın emrinden olduğunu bildiren ayeti ve sora sora yol bulunur atasözünü sevgiliye bağlar.

Münîrî bu gazelde sevgilinin boyuna öykünen karaağacı, turunca benzeyen çene altını, rüzgârdan titreyen gömleği ve mahşere kanlı kefenle gelen âşığı lale imgesiyle anlatır.

Münîrî bu gazelin mısralarını Kur'an'dan alınmış Arapça ibarelerle bitirir; Bakara ayetleriyle diş bileyen nefsini azarlar, Nahl ayetleriyle gönül evini cennete benzetir.

Münîrî bu gazeli Şehzade Ahmed'in göz ağrısı için yazdı; gözün kızarmasını, yaşarmasını ve bulanmasını hüsn-i talillerle güzel sebeplere bağlayıp nazara karşı duayla bitirir.

Münîrî "-dan" redifli bu gazelde gözün önündeki beni cellattan aman dileyen bir hırsıza benzetir ve sevgili uğruna can vermekte kendini Ferhad'la ölçer.

Münîrî bu gazelde Çin miskini, inciyi ve Çin resmini sevgilinin güzelliği karşısında yenik düşürür; mahlas beytinde mihr, Zühre ve müşteri kelimeleriyle tevriye yapar.

Münîrî bu gazelde aşkın ebcedini bitirip güzellik mushafının cüzünü eline alan gönül çocuğunu, kapıya dilenci gibi gelen gözyaşını ve yüzü kara misk kesesini anlatır.

Münîrî "içün" redifli bu gazelde göz bebeğinin kanla yıkadığı âşığı, saç teliyle dikilen yakayı ve dağınık saça diş bilememesi istenen tarağı cinas ve tevriyelerle anlatır.

Münîrî bu gazeli Fâtır suresinden "hüznü giderdi" iktibasıyla açar; Hasen adı ile hüzün kelimesi arasında cinas kurar, Ferhad'ın kanlı yaşından biten laleyi anlatır.

Münîrî bu gazelde sevgilinin iki zülfünü iki âlemin müşkülünü çözen bir konak gibi anlatır; el ile il, hâl ile hâl sözcükleri üzerinde ince oyunlar kurar.

Münîrî bu bahar gazelinde gül mevsimini vefasız bir nöbet olarak anar; laleyi boynunda kefenle özür dilemeye gelen bir suçlu gibi, gönlü delik deşik bir ağ gibi çizer.

Münîrî bu gazelde sevgilinin yüzünü sümbül ve gül harmanlarıyla dolu bir bahçeye çevirir; bulutu ah okuna karşı giyilmiş bir zırh, gül bahçesini de külhanla bir sayar.

Münîrî bu gazelde bütün beyitleri göz üzerine kurar; göz bir saksı, kirpik sinek kovucu, yaşlı göz de içinde Bedahşan lali yatan bir maden ocağı olur.

Münîrî bu gazelde sevgilinin yüzünü kıble, dudağını seher yeliyle açılan gonca olarak anlatır; âlemi aydınlatanın güneş ve ay olmadığını, yüzünün yansıması olduğunu söyler.

Münîrî bu gazeli Osmancık'ta yaşamış Kalenderî dervişi Koyun Baba için yazmıştır; "Koyun" redifiyle veliyi velilerin aslanı ve Rum abdallarının çobanı olarak över.

Münîrî kısa vezinli bu gazelde āhū ile āh o kafiyeleriyle oynar, ceylan gözlü sevgiliyi aslan gibi saldırtır ve "İti an, çomağı hazırla" atasözünü rakibe uygular.

Münîrî bu gazelde bakış kılıcını susuz bir hastanın istediği suya benzetir; "Can çıkar, huy çıkmaz" sözünü zahide karşı kullanır, yüz suyunu yolun tozunda arar.

Münîrî bu gazelde zülfün halkasını Harem'in halkasına, kara zülfü uykuyu kaçıran bir gece yolcusuna, kendini de gül bahçesinde hâlâ "kû kû" diye öten bir üveyiğe benzetir.

Münîrî "benefşe" redifli bu gazelde menekşenin demetini, eğik boynunu, yere yakın açışını ve rengini sevgiliye bağlanan zarif gerekçelerle açıklar.

Münîrî bu gazelde göz bebeğini ah dumanıyla kararmış bir gönül penceresi, bene meyli Âdem'in günahı, lal dudağın kanını da şahit gerektirmeyen bir kadı davası olarak işler.

Münîrî "üstine" redifli bu gazelde ayva tüyünü su üstüne büyüyle yazılmış bir yazıya, alnı Kadir gecesi mihraba inen nura, zülfü Cebrail'in kanat gölgesine benzetir.

Münîrî bu gazelde sevgilinin kara kâkülünün talihini kıskanır; mahşerde saç halkasına tutunur, goncayı muska bağlayan bir deliye, gözü kaş gölgesine sığınan nergise benzetir.

Münîrî bu işret gazelinde sevgilinin dudağına koşarken ayağı kabaran şarabı, konuşan sürahiyi ve meclisi mum ile şarapla aydınlatan ay yüzlüyü anlatır.

Münîrî bu gazelde suya atılmış büyülü düğüme benzeyen zülfü, kırmızı mürekkeple yazan kirpikleri ve mihrapta yanan mum gibi kaşın altındaki gönlü anlatır.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.