
Kıt‘a 26 — Öper istavrozı dāʾim giyinir peşm-i siyāh
Cûdî'nin "Sefsâfdan" başlıklı kısa hiciv kıt'ası: haç öpen ve siyah yün giyen bir kişi tipi, zimmî statüsü ve sık yortular; başlığı tez tarafından açıklanmamış bir parça.

Cûdî'nin "Sefsâfdan" başlıklı kısa hiciv kıt'ası: haç öpen ve siyah yün giyen bir kişi tipi, zimmî statüsü ve sık yortular; başlığı tez tarafından açıklanmamış bir parça.

Cûdî'nin mehir terimleriyle kurulmuş iki beyitlik nüktesi: peşin ve ertelenmiş mehir, mehir ile mühür arasındaki yazı benzerliği ve incileri rehin veren bir gelin; anlamı tam açık olmayan bir parça.

Cûdî'nin iffet ve güzellik üzerine gazeli: kınalı el ve uzaktan temenna, koparılmamış elma, aşk kitabında yalnızca ikil ve vesvesecisi şeytanı yakan iffetli bakış.

Cûdî'nin maddecilere karşı "Hafâ-yı Zuhûr" gazeli: görünürlüğünden gizli Allah, tambur yapıp çalamayan tornacı gibi doktor, "natur yaptı" sözü, madde ve kuvvet ve vicdana açılan panjur.

Cûdî'nin "-emden gelir" redifli sebep zinciri gazeli: para sevgisinden doğan savaş, gümüşle sersemleşen halk, haremden gelen keman sesi, kalemden geldiğini söyleyen divane ve ezel denizi.

Cûdî'nin şiire hitap eden "öper" redifli gazeli: nağmelerini bin gül ağızlının öptüğü taze şiir, Süleyman mührü gibi gönül fetheden söz, intihalci şairler ve dolu bir safa kadehi olan nazım.

Cûdî'nin Gazzâlî'ye dayanan kıt'ası: dalgalarda çoğalan tek güneş, çok görünen amaçların ardındaki tek Hak ve ruhun havuzuna akan beş duyu ırmağının parıltısız suyu.

Cûdî'nin Gazzâlî'yi öven üç rubaiden ilki: dünyanın biricik mürşidi, Hüccetü'l-İslâm lakabı ve dini yürütmede hem velî hem vâlî olan âlim.

Cûdî'nin Gazzâlî dizisinden ikinci rubaisi: bir burhan olan İhyâu Ulûmi'd-Dîn ve hiçbir zenginin servetinin yetişemeyeceği bir hazine olan Kimyâ-yı Saâdet.

Cûdî'nin Gazzâlî dizisinden üçüncü rubaisi: Gazzâlî'nin ayağının tozu olan şair ve ihlasta, tevazuda, hakkı anlatmada onu İbnü'l-Arabî'ye tercih eden bir tutum.

Cûdî'nin misli olmayan bir güzellik idealini arayan gazeli: bütün güzellere örnek olan ama hiçbirine ait olmayan âşık, dâl gibi eğilen boy, bin eksik doğuran tamamlanış ve imkânsızın arayıcısı.

Cûdî'nin Türkçe-Arapça mülemma gazeli: peçelenip yüzünü açan ve yüz çeviren sevgili, bakışın kılıcı, birlikte usanan iki gönül ve sılasız anlamsız kalan ilgi zamirleri nüktesi.

Cûdî'nin safanın nerede bulunduğunu soran gazeli: dışarıda değil iç levhada, manzarada değil bakışta, belki ölümden sonraki sükûnda ve gizliliğin testisinde saklı bir sevinç.

Cûdî'nin nazım ile nesrin tartışmasını anlatan münazarası: roman yazan nesir, gökleri yaran şiir, şaraba benzetilen nazım, Nef'î, Fuzûlî ve Bâkî adlarıyla nükte ve yazarlara verilen son söz.

Cûdî'nin "lâzımsa" redifli gazeli: aynaya şiir yazan güzellik, aynaya bakıp gülünce görünen cennet bahçeleri, gamı silen yüz ve güzelliğin mahiyetini açıklayan aşk.

Cûdî'nin "İstiğrâb" başlıklı şaşkınlık gazeli: garip uyanıklık, toplanıp dağılan zerreler, damlaları değişen tek Fırat, çift hatlı hayat kanalı ve zincirle keşfedilmeyen zat.

Cûdî'nin ellisini geçmiş bir şairin sesiyle yazdığı "kalmadı" redifli gazel: kaybolan tatlılık, gücü kalmayan duyular, on dört yaşındaki kız gibi doğan ay ve taşınmaya kalan viran ev.

Cûdî'nin kendi varlığına şaşan "Taaccüb" gazeli: gözünü açıp "Ya ben neyim?" diyen şair, ezelden aşılan uçurumlar, Zeyd ile Amr nüktesi, kutsal nefha ve tenasühe düşmeyen ruh.

Cûdî'nin "Vücûd" gazeli: ateş ve nurla açıklanamayan varlık, kınından sıyrılan varlık, kara sayfalı ve nur harfli kâinat kitabı ve aklın sınırı; Yöntem'in ezberlediği şiir.

Cûdî'nin yaratılışı bir kitap olarak okuyan gazeli: "elif" demeden son babı soran gönül, "Kün" emrinin genizden sesi, Lebbeyk cevabı olan hayretler ve şüphe götürmeyen kâinat kitabı.

Cûdî'nin ruh ile bedeni bir sınıf sahnesiyle anlatan manzumesi: tahtaya tebeşirle yazan muallim, silinen yazı, hafızada kalan anlam, süpürülen tebeşir tozu olan beden ve kâinat kitabı.

Cûdî'nin ikinci "Şatahât" gazeli: ezel nurlarıyla güneşe dönen kalp, feleklere sığmayan benlik, yıldız çiçekli bir bahar ağacı, portakal güneş ve turunç ay, tek nefisten dallanan insanlık.

Cûdî'nin vecd hâlindeki benliği anlatan "Bu da" gazeli: Âl-i Abâ'nın kapısının değerli tozu, aşkın dibeğinde dövülmüş varlık, yuvasız bülbül, Süleyman'a taşınan Sebe tahtı ve öpücük çalan bakış.

Cûdî'nin gönlü tek sığınak gören "baña" redifli gazeli: hem sığınan hem sığınak olan insan, sabır silahı, zırh olan beden, rahat olan yokluk ve gösterişli mezar istemeyen şair.

Cûdî'nin erenler meclisine seslenen gazeli: Aden denizinde inci avı, ağyarı dost etme dileği, hayatı bedene yükleyen emeller, ovaya sapıp cayan çaylar ve ruhlar âleminden kayıp düşen ayak.

Cûdî'nin Kurban Bayramı tebriği olan kıt'ası: ikbal sabahını nice benzerleriyle aydınlatma duası, kuşluk vakti ile îd-i adhânın kafiyede buluşması ve herkese yönelik bir kutlama.

Cûdî'nin hac imgeleriyle kurulmuş bayram tebriği: Arafat'ta vakfe yapan hacılar, Lebbeyk sesi ve ömrün Kâbe'sini kafile kafile tavaf eden bereketli bayramlar.

Cûdî'nin bayram tebriğinin ikinci yazımı: Lebbeyk sesine eşlik eden tekbirler ve bu kez ömrün değil gönlün Kâbe'sini tavaf eden Kurban Bayramı; iki yazım arasındaki farklar.

Cûdî'nin yedi bentlik Kerbelâ mersiyesi: kanlı taca dönen Muharrem hilali, "sus" redifli yas çağrısı, Hüseyin'in şehadet sahnesi, Yezid'e öfke, Muhteşem-i Kâşânî'ye övgü ve gulâta karşı.

Cûdî'nin küçük yaşta ölen oğlu Muhammed Nûrü'l-Hüdâ için gazel üslubunda yazdığı mersiye: zehre dönen neşe kadehi, feleğe sorulan "sevgili ne yana gitti", tutulan ay ve mahşere kalan buluşma.

Cûdî'nin divan dışında kalmış iki beyitlik kıt'ası: doğarken ağlayan insan ile gülen dünya ve ölümü kendine gülüş, halka matem olacak bir ömür yaşama öğüdü.

Cûdî'nin "-dan gayrı" redifli "İstiğfar-nâme"si: istiğfardan başka ibadeti, gözyaşından başka armağanı olmayan kul, titreyen umut eli ve zamanın omzundan aldığı ödünç mal.

Cûdî'nin bülbüle seslenen gazeli: dili olmayan gülün tercümanı bülbül, bin anlamındaki hezâr adı, Bilâl gibi ezan okuyan kuş, Attâr'ın Mantıku't-Tayr'ı ve vefa kokusu arayan şair.

Cûdî'nin şairi tarif eden gazeli: yaradılışın sırlarını okuyan şair, billur bir merceğe benzeyen tabiat, kuşlardan gelen ahenk ve his ile belagat arasında denge.

Cûdî'nin "leziz" redifli gazeli: candan tatlı sevgili, idrakin tadı olan hayat, sonsuz denizden damla olan akıl, zehirlerde gizli rahmet ve sevgili yüzünün gülüşü.

Cûdî'nin aşk derdine çare arayan gazeli: muska ve efsunun çare olmadığı aşk deliliği, yaraya kısas olarak dişlenecek dudak, helvası halkın ağzına düşmüş dudak ve has bir kul olma dileği.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.