
Gazel 13 — Sıfatın ey kamer-i leyle-i İsrây İsrâ
Her mısraı bir kelimenin tekrarıyla biten miraç naatı: İsrâ, Aksâ, "kâbe kavseyn", Yâsîn ve Tâhâ adları, göklerin raksı ve "kand-ı mükerrer" benzetmesi.

Her mısraı bir kelimenin tekrarıyla biten miraç naatı: İsrâ, Aksâ, "kâbe kavseyn", Yâsîn ve Tâhâ adları, göklerin raksı ve "kand-ı mükerrer" benzetmesi.

"Kimdi senden özge" sorusu dört beyit boyunca tekrarlanır ve her seferinde Peygamber'e yeni bir unvan verilir; cevap hiç söylenmez, çünkü soru övgünün kendisidir.

"Kanı sen tek" (senin gibisi nerede) sorusuyla kurulan ikinci naat: gök ve yer arasında karşılaştırmalar, güzellik defterini kapatan kader ve vasıfta acz.

Yedi beyit Ali'yi, Fâtıma'yı, Hasan'ı, Hüseyin'i ve Âl-i abâyı sırayla dolaşır; aşk yolunda feda edilen her şey Ehl-i Beyt'in fedakârlığıyla bir tutulur.

Farsça bir mısrayla açılan gazel: Leylâ'nın çadırından ayrılmayan Mecnun, kapıda inleyen köpek, meyve vermeyen ah ağacı ve âşığı rüsvay edip sevgiliyi tanıtan feryat.

Nigârî gönlüne mugların ayağını öpmeyi, putlara secde etmeyi yakıştırır ve bütün bunlar Allah aşkına yapıldıysa işretin helal olduğunu bir fetva diliyle söyler.
![Gazel 19 — Der-miyân-ı rûy u leb hayretde[y]em ey dil-rübâ](https://amasya05.com/storage/gallery/9e2b7e1d8926436b21885df248de8039.jpg)
Yüzle dudak arasında kalan âşığı iki mıknatıs arasındaki iğneye benzeten gazel: kesilen sabır ipi, sevgilinin kulübesi ve tanbur gibi perde perde inleyen şair.

"Ahmed meşrebiyim" diyen şair belayı yoldaş edinir; kaderin okları şifa balına, cefa safaya döner ve dört unsur içinde ağır basan şey hevâ olur.

Ayrılığın yıkımıyla başlayıp dualarla süren gazel: dağ delen Ferhat, âşıkların nal tozu, bülbül ile papağan ve "Seyyid Nigârî"nin Tanrı'dan ayrılmama dileği.

Beş beyitlik bu kısa gazelde suçu felek ya da baht değil ayrılık taşır; ben tuzaktaki taneye, gam bulutu dert incisi yağdıran bir buluta döner.

Bütün kafiyeleri "cefâ-ender-cefâ" kalıbıyla kurulan gazel: gül bahçesi ile külhan karşıtlığı, sayılamayan fedalar, ten neyi ve mahlastan sonra gelen bir dünya şikâyeti.

Gazelde konuşan ses, aşk çölünü Nigârî'ye bırakıp Leylâ'nın çadırında hizmeti kendine ayırır ve sonunda Mecnun'a, asıl adıyla Kays'a sitem eder.

Satranç ve tavla diliyle kurulan aşk gazeli: kişe giren maksat şahı, vezir olan aşk, hayretin şeşderi, Ferhat'ın sanatı, pir nefesi ve irşat rütbesi.

Vaiz cehennemle korkutur; âşık ise ölçüyü değiştirir ve sevgiliyle bulunulan her yeri cennet sayar, lütfunu göstermek için cevrini arttıran bir Allah'tan söz eder.

Şirvan, Karabağ ve Bağdat'ı bir beyitte buluşturan gazel: Şirvanlı sâkî, Bağdatlı Rûhî'nin şarabı, evtâd rütbesi ve Mecnun ile Ferhat'ı geride bırakan gönül.

Her beyit bir şeyin nereden geldiğini söyler ve üçüncü beyitteki "silsile-i zülf-i Bahâ", zülfün zinciriyle Bahâeddin Nakşibend'in silsilesini aynı sözde buluşturur.

"Fedâ" redifli bir adak listesi: gönül dudağa, göz ceylan bakışa, akıl baygın nergise, zühdün kazancı bir kadehe feda edilir; "kara bağrım" ve Karabağ çağrışımı.

Nigârî burada divanını sevgiliye duyulan hevesin yazdırdığını söyler, Şirazlı Örfî ile atışmaktan çekinmez ve kendini devrin Leylâ'sının Mecnun'u sayar.

"Müşterî" kelimesinin hem gezegen hem alıcı anlamıyla oynayan gazel: sevgiliye can vermenin gerekçesi, Mesih nefesi, Kâbe'de kurban ve derman olan dert.

Yanıp kül olmuş âşığa sevgili "ham" der; gazel bu haksızlıktan başlayıp dillere düşmeye ve rakibin inadına adı anılarak sövülmeyi bir lütuf saymaya varır.

Her beyti "senden X, benden Y" kalıbıyla biten gazel: edâ ile kazâ, ziyâ ile hevâ, cefa ile safa; sevgili ile âşık arasında bir sözleşme gibi kurulan alışveriş.

Dokuzuncu beyitteki "üktülûnî" Hallâc'ın ünlü mısraını hatırlatır; şair varlığını sevgilinin yüzünü örten bir perde sayar ve onun elinden ölmeyi başka bir can bilir.

Musa'nın asasını ve ejderhayı gamzeye tutsak eden gazel: mecnun ve meftun kelimeleri, şarap renkli göz, "yahşı kânûn" ve can vermeyi kâr sayan alışveriş dili.

"Küfr-i zülfündür hidâyet" diyen şair, yüzü örten zülfün kendisini doğru yola çıkardığını söyler; vaiz bunu anlayamaz, sevda sürmesi ise gözü keskinleştirir.

Şairin kendi gönlüne sitem ettiği gazel: ciğerde beliren taze çıban, aşkı bilse yere düşecek melekler, muamma olan ağız ve gözüne değmeyen apaçık güneş.

Altıncı beyitte iki mısraın sınırında "kara / Bağ", yani Karabağ belirir; sevgilinin mahallesi sekiz cennete, Kâbe'ye, yüzü de ezberlenmiş bir mushafa dönüşür.

Her beyti "yoksa ... mı" sorusuyla biten gazel: bilmezlikten gelme sanatı, kelâmın bölünmez parçasına benzetilen ağız, mahşere dönen dergâh ve Ferhat ile Mecnun.

Nigârî aşkın yoksulluğunu bir saltanata çevirir: tacı ah, tahtı elem, ülkesi gam köşesidir ve bu köşe ona eski coğrafyanın yedi iklimini aşan sekiz ülke kadar geniş gelir.

"Yaradan" kelimesiyle cinas yapan gazel: yaradan gelen kan ile Yaradan'dan gelen huzursuzluk, karadan gelen sevda, bülbülün oradan gelen şarkısı ve gönlün halvethanesi.

Şair sahip olduğu her şeyin kaynağını sayar ve hiçbiri kendisi değildir; görüşü Allah vergisi, kanadı pir himmeti, Mecnunluğu ezel Leylâ'sının gözündendir.

"Kalemsiz nakkaşlık Bahâ'nın meşkindendir" diyen gazel: Bahâeddin Nakşibend'e işaret, Elest bezmindeki "Kâlû belâ", Kerbelâ susuzları ve Ferhat'ın külüngü.

Beş beyitlik gazel iki anlamlı kelimelerle kurulmuştur: "âl" hem hile hem kırmızıdır, "vech" hem yüz hem sebep; sonunda sevgili âşığın kulağını çeken bir ceylan olur.

Son beyitte sesin değiştiği gazel: sevgiliye can saçan âşık, Muhammed hakkı için yapılan şükür secdesi, Şirin'in canı söz oyunu ve Nigârî'yi pişmanlıkla yüzleştiren öğütçü.

Elif harfli gazelleri kapatan bu sâkî rubaisi, kafiyesiyle be harfini şimdiden duyurur; sâkîden yüzündeki perdeyi kaldırması ve kana dönen ciğere şarap istenir.

Elif bölümünü kapatan ikinci sâkî rubaisi: tükenen güç, canın kuvveti olan saf şarap, ayrılığın karanlığını dağıtacak kadeh ve sabırsız bir "acele et" çağrısı.

Be harfli gazelleri açan bu şiir tersine bir duadır: dünyada aşk yarası taşımayan tek insan, dertsiz beden, kadehsiz baş, yanmayan gönül ve gamsız yürek kalmasın.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.