
Tercüme 5 — Ḳahrıñdan amān içün ilāhī
Hz. Ali'ye nispet edilen bir kıt'anın çevirisi ve talih üzerine on bir dörtlük: kahırdan aman dileyen dağlar, aynı şarap olan bin içki ve kadere küsüp barışan şair.

Hz. Ali'ye nispet edilen bir kıt'anın çevirisi ve talih üzerine on bir dörtlük: kahırdan aman dileyen dağlar, aynı şarap olan bin içki ve kadere küsüp barışan şair.

Bir arife "Padişahlara hazine gerek midir" diye sorulduğu ve "Reayanın hayır duaları padişahlara hazinedir" cevabının verildiği yerde, adil hanın iki dünyadaki tahtı üzerine iki beyit.

Münîrî'nin İsa nefesli dudak gazeli: dirilten dudağın öldürmesi, ecel ulağı bakış, hasta göz ile hasta gönül ve "bir şey yok, dua" diyen sevgili.

Ceylan gözlü bir güzele tutulan âşığın ağyar ve rakiple hesaplaştığı, elik, elek, ilik, sirke ve tilki gibi Türkçe kafiyelerle örülmüş yedi beyitlik bir gazel.

Vaize cenneti bırakıp meyhaneyi kendine alan âşık, misk ile miskin arasında kurulan oyun ve sırrını saklamayan her âşığı bir Hallâc sayan sert bir hüküm.

Kalem, âşığın şevkini yazmaktan yorulup başını eğmiş ve gözüne kara su inmiştir. Câfer Çelebi, Ahmed Paşa ile Necâtî'deki kalem imgesini bu gündelik deyimle yeniden söyler.

Kuyudaki Yusuf gibi suskun tabiat, Cebrail gibi inen bakış, "ne nesin ey Besîm" nakaratı ve geç kalan cevapların özrü: bir dosta yazılmış manzum mektup.

"Osmanlılar zamanında âlim ve derviş yok mu" sorusuna Baba İlyas'tan Âşık Paşa'ya, Hacı Bayram'dan Akşemseddin'e uzanan bir listeyle cevap veren bâbda dört beyit.

Münîrî'nin kılıç cevheri gazeli: çelikteki dalgalı desen âşıkların tırnak izi, dövülüp kuruyan servi, kovulan gözyaşı ve mahlasla parlayan dolunay.

Bahar çağrısıyla açılan bu gazelin son beytinde Mihrî, ömrünün Amasya'da geçmesine hayıflanır ve İstanbul'da kalmayı öğütler; beyit iki türlü okunur.

Meclise gelen cefakâr sevgili Bağdat'a giren Hülâgû'ya benzetilir; ama geliş misk, gâliye ve yasemin kokusuyla haber verilir ve sonunda gelen şairin kendisi olur.

Âşıklar sevgilinin kapısına o kadar yüz sürmüştür ki sarı benizleri duvarlara siner ve eyvan yaldızlı görünür; mahlas beytinde şairin divanı gül defterini yarım bırakır.

Dünyayı fetheden kalem, Leylâ'nın saçı gibi satırlar, vahdet denizinde güneşi oltasına takan düşünce ve Süreyya ile dilenci eli meseli: bir şaire övgü.

"Hacı Bektaş'ı niçin anmadın" sorusuna onun Osmanoğullarıyla sohbet etmediğini ve yeniçeri börkünün ondan gelmediğini söyleyerek cevap veren bâbda dört beyit.

Münîrî'nin "Muṣṭafā" kafiyeli gazeli: zülfü saba götürmüş yüz, bela korkusu, başkasına atılan ok ve mahlas beytinde Muhammed nurunun tecellisi.

Sevgilinin yüzünü bir Mushaf, âşığı onu okuyup ezberleyen bir öğrenci gibi gösteren, ayet, hutbe ve risale kelimeleriyle örülmüş dokuz beyitlik bir gazel.

"Bî-hâr", "bî-mâr", "bî-nâr" kafiyeleri birer atasözü gibi kurulur: dikensiz gül bahçesi, yılansız hazine olmaz; gönül ise put evinde can verip tersâlığa yönelir.

"Revān" kelimesiyle tam cinas kuran bir matla: canları su gibi ayağına akıtan yürüyen selvi, kanla dolu gonca, kaş yayına kurban olan canlar ve Şeyhî'nin zemini.

Hayatın yüzüne neşe allığı süren melek yüzlü topluluk, iffet kokan gül ve kucağındaki çocuğu nur ya da Ebû Leheb'in alevi yapacak anne nefesi: kadınlar üzerine.

Neşrin "Ek" kısmında, Mısır sultanı Hoşkadem ile Osmanlı arasındaki elçi geleneğinin kesildiği ve Dulkadır beyliği yüzünden "Rum padişahı benimle yağı oldu" denildiği bâbda üç beyit.

Münîrî'nin "ola" redifli öğüt gazeli: vuslat bayramına kurban olan âşık, "zalûmen cehûlâ" yükü, harcanacak ömür sermayesi ve can kulağına söylenen nasihat.

Aşkı bir alışveriş, sevgiliyi gül, âşığı bülbül, rakibi diken olarak anlatan ve eski vefayı hatırlatma isteğiyle kapanan beş beyitlik bir gazel.

"Bilmezler" redifi iki topluluğu ayırır: gizli hazineyi bilmeyen fakih ve zahitler ile âyin, mezhep ve ar bilmeyen aşk sarhoşları; şair kendini Mecnun'un yanına koyar.

Yusuf'a dinarla bile müşteri çıkmayan pazarda âşık, sevgiliye sarı yüzüyle alıcı olur. "Senüñ" redifli bu gazelde saba rüzgârı da hevādār, yani âşık kesilir.

Bektaşîliği hedef alan "Tezyîf-i Züyûf" kasidesi tarihî bir belge olarak: son dönem Sünnî polemiğinin dayanaksız ithamları, takke ile takiyye oyunu ve tarikat tartışması.

Ek kısımda, Kayıtbay'ın sultan olduğu, Şehsuvar'ın Türkmen beylerinin ihanetiyle yakalanıp Kahire'de öldürüldüğü ve Osmanlı'nın "Hani ahdin" dediği bâbda iki beyit.

Münîrî'nin "-dan yaña" redifli gazeli: sevgiliye yönelen gönül ve can, dudağa gelen misafir can, Yusuf müjdesi gibi saba haberi ve sultana dönük gözler.

Sevgilinin ağyarla dost olup yola çıkmasıyla başlayan, her beyti "gitdi" redifiyle kapanan, ayrılık ve boşa giden emek üzerine beş beyitlik bir gazel.

Gönül sürahinin kulkul sesiyle, zülfün teliyle ve konaklarla oynar; Gazneli Mahmûd'un kölesi Ayâz'la oynadığı aşk âleminde sultan bile bir oyuncağa döner.

Her beytin ilk mısraı Türkçe, ikincisi Arapçadır. Arapça mısralar gündelik dua ve ünlem kalıplarından kurulur; gazel "yattığın yer hoş olsun" diyen bir mezar duasıyla kapanır.

Cûdî'nin Bektaşî dervişlerini hedef alan iki beyitlik hicvi: dervişleri Hacı Bektaş Velî'den ayırma çabası ve tavşan eti yasağını alaya alan önyargılı polemik dili.

Dostluğun sonunun düşmanlık olduğunu söyleyen dört beyit; Alâeddevle'ye yardıma giden Osmanlı kullarının başları Kahire'de çevganla oynatılır.

Yalnız Pervâne Bey Mecmuası'nda Münîrî adına kayıtlı gazel: gömleği kıskanan kaftan, doğru söylediği için sürülen ay ve "bālā belā" cinasıyla biten öğüt.

Gönül bülbülünden selviye, Mecnun'dan bütün dünya halkına kadar herkesi sevgilinin delisi olarak gösteren, "delüsi" redifli beş beyitlik bir gazel.

Her beyti "Âbâd olsun" duasıyla açılan gazel, Karabağ'da sevgilinin kara kaşına kurban olunan ve nûrun ‘alâ nûr görülen yeri gurbetten anar.

Sevgili kalender dervişlerinin keçe kepeneğini giymiştir, âşık da aşk yüzünden ona uyar. Demir yürekli ayna bile keçe kılıfına girip bir derviş olur.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.