
Gazel 36 — Meẓāhirde uluʾl-ebṣāra sırrı eynümā peydā
Her görünüşte açık olan "nereye dönerseniz" sırrı, "Beni asla göremezsin" denizi, güneş ile ışık ve ruh ile beden üzerine iki bakış: "peydâ" redifli bir gazel.

Her görünüşte açık olan "nereye dönerseniz" sırrı, "Beni asla göremezsin" denizi, güneş ile ışık ve ruh ile beden üzerine iki bakış: "peydâ" redifli bir gazel.

Osmanlı vezirlerinin adlarını ve eserlerini sayan, Bayezid Paşa ile Hızır Ağaoğlu Mehmed Paşa'nın Amasya'da birer imaret yaptırdığını kaydeden bâbın sonunda gelen Âşıkî mahlaslı dört beyit.

Münîrî'nin Türkçe gazellerinin ilki: güzelliğin tecellisi, zerrelerde görünen esma, kendini yok saymak ve ölmeden önce ölmek; Ersoy'un tasavvufî remiz örneği.

Mihrî Hatun'un dağılan bir dostlar meclisine yazdığı on beyitlik hasret gazeli; felekten şikâyet, eski günlerin özlemi ve kâfir iline salınan dostlar için kurulan umut.

Gayb meyhanesinden perdesiz gelen sevgilinin görünmeyen ağzı için En'âm suresinden bir ayet okunur; gazel, vaize hizmet etmesi öğütlenen mahalle köpeğiyle kapanır.

Gazel "gözünün yaşına bakmamak" deyimiyle açılır ve "yok" redifiyle sürer. İkinci mısraını Zâtî neredeyse aynen almıştır; sevgilinin Tûbâ boyu kıyamet koparır.

Kuyrukluyıldızın ağzından: güneş çevresinde elips, nurdan süpürge, Mevlevî dergâhı gibi dönen gök, Allah'ın sınırsız denizi ve Cûdî dağına oturan gemi.

"İy derviş" diye sorulan, Osmanlı imaretlerinde misafire yemek verilmemesini, hizmetlilerin bahanelerini ve müfettişlerin vakıf gelirini kısmasını anlatan bâbda Âşıkî mahlaslı beş beyit.

Münîrî'nin Türkçe gazeli: hilal kaşı seyretmek için göğe çıkan İsa, sararmış ayva, belaya uğratan yüce boy, boy ile zülfün yazdığı "lā" ve "it çöle" sözü.

Mihrî Hatun'un "olmaya" redifli beş beyitlik gazeli; cefasız güzel arayan soru, bir kılına yüz bin gönül asılan zülüf, âhirette hesap dileği ve kara bahtlı şair.

"Akçe makçe", "vâ‘iz ü mâ‘iz" gibi konuşma diline yakın ikilemelerle cer toplayan vaizi alaya alan bir gazel; şair seyyid atası Ağa Bâlî'yi de anar.

Divanın en sade dilli gazellerinden biri: vaize "senüñle kārum yoḳ" diyen âşık, kadeh anlamındaki ayak ile ayık oyunu, kara topraktan aşağı düşen âşık ve gamı dağıtan gam.

Gerdek odasının taşlaşmış zevki olan mezar taşı, anne babanın yazığı sayılan ölüm, şehit olan her ölen ve okunan Fatiha'nın anlamı: şairin kendi kitabesi.

Padişahın vezirlerinde Allah için gayret gerektiğini ve yanlarına gelen âlimlerle fakirlerin dünya garazı güttüğünü yazarın kendi hâlinden anlattığı bâbda dört beyit.

Münîrî'nin ateşli bir hastalığa yakalanan hükümdar için yazdığı geçmiş olsun gazeli: titreyen güneş, korkudan kaçan saba rüzgârı ve günahsız sultana peşin kefaret.

Mihrî Hatun'un "kimseye" redifli gazeli; kimse ah ile yoldaş olmasın duası, geçici güzellik devri, cennetten kovulan Âdem telmihi ve Mihr ile Mihrî arasındaki söz oyunu.

İki kez arıtılmış "kand-i mükerrer" gibi tekrar tekrar anılan dudak, Tûr'da bir zerre ışık isteyen gönül Mûsâ'sı ve kadehimi kırarsan kırılırsın diye vaize kısa bir uyarı.

Âşık sevgiliyi gölgesinden bile kıskanır ve mehtaplı gecelerde kapısına gitmez. "Olıcaḳ" redifi her beyitte bir şart kurar; kadeh geceyi aydınlatan aya benzer.

Yüz bin şekle giren bir tenasühçü, Hindistan'dan Rum'a uzanan bir hurafe ve güneşten doğup kabuk bağlayan yerkürenin bilimsel cevabı: ruh göçüne Farsça bir hiciv.

Osmanlı padişahlarının hasletlerini sayan ve II. Murad'ın "memleketimizde üç helal lokma vardır" sözüyle Fazlullah Paşa'yı azlettiğini anlatan bâbda dört beyit.

Münîrî'nin Türkçe gazeli: kan bedeli istenmeyen âşık, "ha" deyince gelen ecel, ateş saçan zülüf ejderhası, Müntehâ'da kalan gönül ve gün doğunca görünmeyen Sühâ.

Mihrî Hatun'un "giderse" redifli ayrılık gazeli; dikende kurban olan bülbül, başa toprak koyup bağra taş basan âşık ve seni terk edeni sen de terk et diyen kararlı makta.

Sevgilinin yanağı ezberlenen bir Mushaf, adı ism-i a‘zam, ayağının toprağı simyanın kızıl kükürdüdür; vaiz ise zümrüt kadehi görünce kör olacak bir yılandır.

On bir beytin hepsi "‘ışḳ" kelimesiyle biter ve aşk sırayla sultan, sofra, deniz, terazi ve dükkân olur; mahlas beyti bu tekrarı bir mektubun başlığı sayar.

Yaratılış ve fiil bakımından tek olmayan Âdem, biri kâmil öbürü insan sayılmayacak kadar alçak iki insan: Maarrî'nin "Âdemler" beytine Arapça bir nazire.

Mal toplayan padişahların sonunu anlatan, Yıldırım'ın malını Timur'un yediğini ve Bağdat padişahı Sultan Ahmed'in hazinesini taş sandıklarla Dicle'ye bıraktırdığını söyleyen bâbda iki beyit.

Münîrî'nin Türkçe gazeli: zülfe dokunup divane olan saba, heves yeli, iki kat zülfün ayak altına aldığı âşık, ürüyen it ile rızkını bulan dilenci ve yokluk yeli.

Mihrî Hatun'un Yavuz Sultan Selim'in musahibi şair Hâşimî'ye seslendiği gazel; şarap meclisi, külhanda aranan kemal ehli ve Hâşimî'nin ünlü "-ânlar ile" zeminiyle ortaklık.

Bir hamlede bin Hayber fetheden önder, zülfün zinciriyle Mîr Hayder silsilesi arasında kurulan bağ ve şairin tatlı kalemli yaradılışına hücum eden ilâhî sırlar.

Kafiyelerin hepsi Türkçe ikilemedir: varaḳ varaḳ, ṭabaḳ ṭabaḳ, ḳabaḳ ḳabaḳ. Güzellik mecmuası yaprak yaprak açılır, âşığın sarı yüzü de safranlı zerdeye döner.

Artan çamurdan yaratılan ikinci insan, başına konacak "b" harfi kalmayınca "Ebu'l-beşer" yerine "Ebu'ş-şer" olan soy: "insan ikidir" düşüncesinden bir nükte.

Horasan padişahı Mirza Şah'ın ve Karamanoğlu İbrahim Beg'in de mal toplayıp telef olduğunu söyleyen ve "Mal odur ki hayra harcana" diyen bâbda, mal ve hesap üzerine Âşıkî mahlaslı üç beyit.

Münîrî'nin teslimiyet gazeli: vefa ile cefayı bir tutan âşık, köpek huylu rakip, servi boylu sevgili ve "geçen geçti" diye biten bir öğüt beyti.

Ay yüzlü bir güzele tutulan gönlün çaresizliğini, rakibin araya girişini ve mezara dek sürecek bağlılığı anlatan beş beyitlik, cinaslı kafiyeli bir gazel.

Sitede tek başına yayımlanmış bir beytin bütün gazeli: neşirdeki "hergiz" okuması beytin öznesini gönle çevirir, Mecnun Leylâ'sını bulur ve melâmet bir şaraba dönüşür.

Perilerin ıssız yerlerde bulunduğuna inanılırdı; âşık bu inancın doğruluğunu kendi gönlünde görür. Tek mısrada üç atasözü dizilir: yılansız hazine, dikensiz gül olmaz.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.