
Farsça Gazel 109 — Dīdem ān ebrū-yı nūn u ‘ayn-çeşm ü mīm-fem
Münîrî'nin Farsça-Arapça mülemma gazeli: nun, ayın ve mim harflerine benzeyen kaş, göz ve ağzın "ne‘am" (evet) kelimesini kurduğu matla ve "müdām" cinası.

Münîrî'nin Farsça-Arapça mülemma gazeli: nun, ayın ve mim harflerine benzeyen kaş, göz ve ağzın "ne‘am" (evet) kelimesini kurduğu matla ve "müdām" cinası.

Münîrî'nin Farsça gazeli: gönül dumanından oluşan mavi gök, mezarda mum yerine yanan göğüs, sürmeli göz hasretiyle toprak olan âşık ve aşk ateşinde bir asma çubuğu.

Münîrî'nin Arapça, Farsça ve Türkçe beyitlerle kurulmuş mülemma gazeli: sabah şarabı meclisi, zahide karşı gül mevsimi, misk mühürlü şarap ve "vesselam" ile biten söz.

Münîrî'nin üç dilli mülemma gazeli: ayrılık ateşine karşı Selsebil pınarı gibi şarap, sakinin elinden doğan güneş ve ezel payında zahide helva, âşığa kadeh düşmesi.

Münîrî'nin Farsça gazeli: sevgilinin dudağını anarak can vermekle övünen âşık, kirpikle kazınan ayak izi, gamın devleti ve atın yolunun tozuyla nurlanan göz.

Münîrî'nin "āverem" (getiririm) redifli Farsça gazeli: ney gibi inleyen âşık, çene kuyusunda tutsak göz bebeğine götürülen kan azığı ve gül bahçesine getirilen gönül çocuğu.

Münîrî'nin Farsça gazeli: yanak güneşiyle aydınlanan gönül, aşk pazarında kelle koltukta gam alan âşık, İrem bağına tercih edilen mahalle ve boyna konan kılıç minneti.

Münîrî'nin "efkenem" redifli Farsça gazeli: zülfün sırrıyla dünyayı Mecnun eden âşık, viranelere saçılan Karun hazineleri ve Nil ile Ceyhun'a dönen gözyaşı seli.

Münîrî'nin Farsça gazeli: gözüyle suda gönlüyle ateşte yaşayan âşık, can damarını çeken dik başlı zülüf, pîr-i muganın katışıksız şarabı ve ay yüzlü sevgiliye hasret.

Münîrî'nin Farsça gazeli: gönlü dinlendiren sevgiliyi arayan âşık, aşkın başında sonunu düşünmek, âşıklar arasında adı kötüye çıkan namus kaygısı ve şarap gibi coşkunluk.

Münîrî'nin "biz" ağzıyla söylenmiş Farsça gazeli: gönül dumanından göğe dikilen bayraklar, dünya kocakarısından alınan gönül hakkı ve kimya olan yol tozuna saçılan gözyaşı.

Münîrî'nin Farsça gazeli: fıstık ağzın her sözüyle ikiye bölünen ruh, gönül evine yerleşen gam, altın yüz ve gümüş gözyaşı, zülüf altındaki Hindu ben ve Kelîm telmihi.

Münîrî'nin Farsça gazeli: gözyaşıyla yakuta dönen taşı yüzüyle yaldızlayan âşık, köpeğe bağışlanan kemikler, Kâbe gibi tavaf edilen mahalle ve rehin bırakılan hırka.

Münîrî'nin Farsça gazeli: kadehin tam doldurulmasını Arapça bir özdeyişle isteyen âşık, yağmurda kınından çekilmeyen kılıç ve yüz mumunda yanarak kemale eren pervane can.

Münîrî'nin Farsça gazeli: "ceffe'l-kalem" ile açılıp "Nûn ve'l-kalem" ile kapanan şiir, yok gibi olan nadir dudak, gözyaşıyla büyüyen fidan boy ve gamla el ele yürüyen âşık.

Münîrî'nin "-i men" redifli Farsça gazeli: İrem bağına tercih edilen yüz gülü, çözülmeyen zülüf düğümü, aşkın ticareti ve ateş, hava, su ile toprağın buluştuğu mahlas beyti.

Münîrî'nin "-i men" redifli Farsça gazeli: kederle şenlenen can, iğnenin balından ilaç, kavuşma sofrasından uzakta ciğer kanı içen âşık ve soğuk ahtan esen güz yeli.

Münîrî'nin "-i men" redifli Farsça gazeli: dudaksız acı gelen şarap, servi boy olmadan doğru çıkmayan düşünce, Ferhat ile Hüsrev telmihi ve başa düşmesi beklenen boy gölgesi.

Münîrî'nin Farsça gazeli: gurbette artan vatan sevgisi gibi dudak hayali, badem göz ile susan fıstık ağız, kanlı kefen nişanı ve bülbül ile papağanın gül ve şekerden konuşması.

Münîrî'nin Farsça ve Türkçe beyitlerle kurulmuş mülemma gazeli: mahalle köpeğiyle tuz ekmek hakkı, zırh gibi zülüf, hasta Türk göz ve yay kaş, güneşle kıran eden küpe incisi.

Münîrî'nin "-i men" redifli Farsça gazeli: sevgiliyi kâf, lâm, ze, re ve dâl harfleriyle "sarı gül" diye anan matla, aşkla dolan amel defteri ve mahalle köpeğiyle dostluk.

Münîrî'nin "-ı men" redifli Farsça gazeli: ağlayan gözün nuruna hoş geldin, gece sabaha kadar misafir olan hayal, güneş yüz ve parlayan ay, aşkın kanıtı olan ateşli ah.

Münîrî'nin "reften" redifli Farsça gazeli: gönle giren kılıç, gözyaşıyla giden gönül, zülfün kıvrımında delilik, gamzenin hançeri ve aşkta artarak ilerleyen gam.

Münîrî'nin Farsça, Türkçe ve Arapça beyitleri bir araya getiren gazeli: Süleyman'ın mührüne benzeyen dudak, ateşten la'l, meyhanede yüz çilenin hasılı.

Münîrî'nin Hâfız'a nazire olan "ez-ū" redifli Farsça gazeli: ayrılıktan ah, büyücü gamzenin özrü, dudağa gelen can ve sevgili yüzünden başı dönen güneş ile ay.

Münîrî'nin yedi beyitlik Farsça gazeli: vuslat denizini arayan gözyaşı ırmağı, kılıcın şerbeti, taşan testi, pîr-i mugânın kulu ve iki dünyadan el yıkayan âşık.

Münîrî'nin "-ı ū" redifli Farsça gazeli: gül yüzden peçeyi kaldıran saba, Yâsin'e yetişemeyen hastalar, vaizin ve zahidin cenneti, duvarın gölgesindeki Me'vâ.

Münîrî'nin Hâfız'a nazire olan Farsça gazeli: aşk ateşi üzerine yemin, muhtesipten korkmayan rind, Cem'in kadehine değişilmeyen meyhane süpürgeciliği ve Sühâ yıldızı.

Münîrî'nin "-yı ū" redifli Farsça gazeli: gamze ile işveye feda edilen can, şifa olan ecel zehri, cihanı gösteren kadeh, sofuya açılmayan saf şarap ve gözün sürmesi.

Münîrî'nin "ḫāne" redifli Farsça gazeli: misafirhaneye dönen göğüs, kaşın yayı ve kemanhane, sekiz cennete değen ev, bayındır meyhane ve aşk şarkısının miyanhanesi.

Münîrî'nin Farsça gazeli: yaya yürüyen sevgiliyi tek ayak üstünde bekleyen servi, gözyaşı incilerinden gerdanlık, "sāde" kelimesinin cinası ve zahidin küçümsediği güzellik.

Münîrî'nin "ġonca" redifli Farsça gazeli: sevgilinin dudağından iz taşıyan, sırrı için ağzını mühürleyen, içindekini saçı yapan ve ciğer kanıyla açılan gonca.

Münîrî'nin "müje" redifli Farsça gazeli: âşığın kirpikleri ateşten mil, cennet süpürgesi, gül dikeni ve göz kuşunun kanadı olur; ağlayan göz her beyitte yeni bir imgeye döner.

Münîrî'nin yalnız Viyana nüshasında bulunan "ez-müje" redifli Farsça gazeli: dolap gibi akan kanlı yaş, sarı yüze kakılan la'ller, kasap çengeli kirpikler ve uykusuzluk.

Münîrî'nin "būse" redifli Farsça gazeli: can bağışlayan ama can korkusu veren öpücük, kan bedeli, mushaf gibi öpülen yüz, yeri öpen güneş ve ayak izini öpen gözyaşı.

Münîrî'nin kısa kafiyeli Farsça gazeli: ayva gibi sararan ya da güzelleşen yüz, yaranın üstüne basılan dağ, kirişin "zih" sesi ve büyük küçük tanımayan aşk.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.