
Gazel 3 — Câm-ı ġafletle dil-i âgehi mest eyleme yâ Rab
Âkif'in "eyleme yâ Rab" redifli münacat gazeli: gaflet kadehinden, isyan tuzağından ve cehalet kuyusundan korunma, son nefesin hayırla bitmesi dileği.

Âkif'in "eyleme yâ Rab" redifli münacat gazeli: gaflet kadehinden, isyan tuzağından ve cehalet kuyusundan korunma, son nefesin hayırla bitmesi dileği.

Kara Fazlî'nin "Yā İlāhī sen ḫalāṣ it bu belālardan beni" nakaratıyla talihinden ve sevgilinin "inşallah" kılıcından yakındığı beş bentlik yakarış murabbası.

Münîrî'nin "bāşed" redifli Farsça gazeli; perişan gönüller perişan zülfte yer bulur, aşk derdinin dermanı yoktur ve kıyamet günü ayrılık gecesinin ta kendisidir.

Adlî'nin "dirsin" redifli gazeli; akrep burcundaki güneş gibi saçta görünen yüz, zâhide, sûfîye ve vaize sitem, "yok" sayılan ağız ve şiiri öven seher bülbülü.

Mihrî Hatun'un "böyle mi gerek" redifli sitem gazeli; sözünde durmayan sevgiliye beş beyit boyunca sorulan aynı soru, mihr ile müşteri arasındaki tevriyeyle biter.

Aşkın neredeyse hiç görünmediği bir hikmet gazeli: iğne ile iplik, güneşle beslenen pencere, kaderi miras memuru gibi bölüştüren kassâm ve kepeği ayıran elek.

Ahmedî'nin "serv-i revân ola" zeminine yazılan nazirelerin ilki: canı sevgilinin zülfüne yatıran âşığın kâr-zarar hesabı ve belin yokluğuyla şakalaşan mahlas beyti.

Ehl-i Sünnet inancı dört mısrada: sonradan olan arazlar ve maddeler, onları var eden Yaratan, kudrete imkânsız olmayan iş ve adîm kelimesiyle kurulan cinas.

Şiirinin Şiraz ehlince beğenilmesini dileyen gazel: Hâfız ile Sa'dî'nin şehri, "naz edeceksen bari biraz et" pazarlığı, deliler arasında seçkinlik ve hazırlanan meclis.

İsfendiyar'a meydan okuyan Murad: düşmanlarını yenen padişah vezirlerini dağıtır, lalası Yörgüç'e Amasya verilir, İsfendiyar Taraklı Borlu üzerine gelir.

Mustafa Vâzıh'ın sevgiliye "…dan mı öğrendin" diye seslenen nâ-tamâm gazeli: belden öğrenilen zarafet, ağızdan öğrenilen nezaket ve kendi kendine bulunmuş bir zulüm.

Âkif'in "eyler" redifli gazeli: liyakatsizi kollayan zamandan şikâyet, kargaların gül sırdaşı olduğu bahçe ve mahlas beytinden sonra bir velinimete övgü.

Kara Fazlî'nin "Hey ne ẓālimsin elüñden dād u feryād iy felek" nakaratıyla, sevgiliyi ondan ayırıp düşmanlara yâr eden feleğe yönelttiği altı bentlik şikâyet murabbası.

Münîrî'nin "şod" redifli Farsça gazeli; gözyaşı serviyi arayan bir sel olur, ceylan gözün en cılız avı kükreyen aslandır, gönül divaneler halkasının başına geçer.

Adlî'nin "imişsin" redifli kısa gazeli; ağlayan göz, kana dönen yürek, can içinde can olan sevgili ve şahına kul olmak isteyen "tuhaf sultan" Adlî'nin kendine seslenişi.

Mihrî Hatun'un "-âne" kafiyeli gazeli; yıkık gönlü onarmak isteyen sevgili, Leylâ ile Mecnun telmihi, mum ve pervane mazmunu ve saba rüzgârının getirdiği müjdeyle biter.

Bitişse de ayrılsa da dik kalan elif harfi sevgilinin doğruluğuna örnek olur; nal iziyle mühürlenen yol toprağı ve vaktin oğlu olma öğüdü aynı gazelde.

Ayva tüyünü ölümsüz Hızır'a, kanlı kirpikleri nakkaş fırçasına benzeten gazel; Erünsal'ın Ahmed Paşa ile karşılaştırdığı matla ve Nazmî'deki geniş nazire grubu.

Şah damarından yakın olanın cehaletle uzak sanılışı; gönülde olduğunu bilmek ve bu bilginin görmeye dönüşmemesi üzerine Farsça bir dörtlük ve kısa bir soru.

Susuzluk ve su imgeleriyle kurulan "ey dost" redifli gazel: bal suyu, pınar başı ve can bağışlayan damla, en büyük nimet olarak yüzün açılması ve inci saçan şair.

Dünyayı gaflet bahçesine benzeten dört beyit: Murad Borlu önünde İsfendiyar'ı yener, İsfendiyar kızını verip barış ister, paşalar "kızıl filori" ile razı edilir.

Mustafa Vâzıh'ın demirci bir güzele yazdığı iki beyitlik kıt‘a: feryat külüngüyle yumuşamayan demir yürek, çene elması ve bilgi ehlini yasa çağıran şair.

Âkif'in diş ağrısı üzerine yazdığı gazel: inci dişler, tekme atan ağrı atı, kabir azabına benzetilen sızı ve sevgilinin dudak balından sakınmayan şaire takılma.

Kara Fazlî'nin "Hercāyi güzel sevmeyeyin tevbeler olsun" nakaratıyla, vefasız güzellerden her bentte yeniden tövbe ettiği ama sevgiliyi anlatmaktan vazgeçemediği murabbası.

Münîrî'nin redifsiz Farsça gazeli; âşık kılıçtan şerbet ister, âhı aşk ateşinin dumanı olur, gam çengi can damarını tırmalar ve can vuslat bayramında kurban edilir.

Adlî'nin "-dan" redifli gazeli; zalim şahtan merhamet ummayan gönül, saç tuzağındaki gönül kuşu, Mecnun ile Ferhad'dan önce başlayan aşk ve rüzgârla eğilmeyen selvi.

Mihrî Hatun'un yanak ateşinde kebap olan yürek, yaraya tuz basan gözyaşı ve emeğini yele veren âşık imgeleriyle kurulmuş, canı pek âşığın altı beyitlik gazeli.

Yeter çatlatma, su katma, yeleksiz atma: konuşma diline yakın emirlerle ilerleyen gazelin son beytinde Sâhib vaize "sana bin kez söyledim" diye çıkışır.

Sefere çıkan sevgiliye söylenmiş bir yol duası: kervanbaşından yol kesene uzanan yolculuk kelimeleri ve gözden ırak olunca unutulma korkusu.

Vücûdiyye inancının özeti: taşan varlık feyzi, boya göre biçilmiş kabiliyet elbisesi ve "îcâd"ı yokluğun yok edilmesi olarak tanımlayan ince bir formül.

"-lığıma rahm it" kalıbıyla kurulan yakarış: çılgın, yalnız, yersiz ve rüsvay âşık, yaşlı bir lala, pervane ve son beyitte geri dönen ilk mısra.

Kendi kanına boyanmak istemeyen bey: Drakul Silistre'den geçip yağma eder, Murad Firuz Beg'i Eflak'a salar, Drakul iki oğlunu kapıya getirip haraca boyun eğer.

Mustafa Vâzıh'ın gündelik kelimelerle kafiyelenmiş nazmı: yara dağlarından çiçeklik, sinek gibi benler, sineklik olan zülf ve çantada keklik olan gönül kuşu.

Âkif'in "ḳalur gider" redifli gazeli: gelmeyen kavuşma mektubu, rakibin meclisinde kalan sevgili, çamurda kalan zahit ve kıyamete dek kırgın kalan gönül.

Kara Fazlî'nin "Kāş ezelden olmayaydı āşinālıḳlar begüm" nakaratıyla, ezelde başlayan aşkın hiç başlamamış olmasını dilediği beş bentlik pişmanlık murabbası.

Münîrî'nin "resed" redifli Farsça gazeli; sevgilinin ok yarası merheminden hoştur, yolunun tozu göze sürme olur, gamze öldürürse diyeti lal dudaktan ödenir.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.