
Murabba‘ 13 — Görüp dil bir ṣaçı Leylī nigāruñ oldı meyyāli
Kara Fazlî'nin devrin ünlü güzellerinden Alî Bâlî'yi "a‘lā ‘Alī" ses oyunu, çiçek benzetmeleri ve kıyamet mazmunuyla övdüğü beş bentlik murabbası.

Kara Fazlî'nin devrin ünlü güzellerinden Alî Bâlî'yi "a‘lā ‘Alī" ses oyunu, çiçek benzetmeleri ve kıyamet mazmunuyla övdüğü beş bentlik murabbası.

Münîrî'nin redifsiz Farsça gazeli; sevgilisiz bahar boştur, binlerce bülbül onun sözü gibi değildir, çınar eteğe erişemediği için titrer, onunla kış bile bahardan iyidir.

Adlî'nin "-umdan" redifli yedi beyitlik gazeli; güneşi örten ah dumanı, sevgiliye "padişahım" diyen âşık, karanlıkta âb-ı hayatı arayan İskender ve kaş mihrabı.

Mihrî Hatun'un "gül" redifli yedi beyitlik bahar gazeli; gül mevsiminin kısalığını anlatan, bülbül ve sâkî imgeleriyle ömrü hoş geçirme çağrısı.

Tıraştan sonra berber aynasına bırakılan akçe gibi gözyaşları: İstanbul berber dükkânının âdetini şiire taşıyan gazelde mermer göğüs ve ardıca konmayan bülbül.

"Bahs" redifli, her beyti bir münazara olan gazel: Ahmed Paşa'nın otuz şairin nazire yazdığı zemini, karınca ile Süleyman ve zülüfle tartışıp yenilen menekşe.

Aynı saba sahnesinden ikinci bir ruh hâli: nazlı bir eğilme ve ölçülü hareketler gösteren dallar ve öpüştükçe çarpıntıyla dolan yapraklar.

"‘Abes" kelimesinin üç kez tekrarlandığı sâkî rubaisi: gönül ehlinin inleyişini boş sayanlar, dönen kadeh ve devran, yargının verâ ehlinin üstüne çevrilmesi.

Tedbir üzerine iki beyit: Kızılkocaoğulları Amasya'da öldürüldükten sonra Yörgüç Çorumlu'daki Türkmen evlerini basar ve "bunlardan günah var mıdur" diye sorulur.

Mustafa Vâzıh'ın konuşma diliyle başlayan nazmı: sevgiliye götürülen çirkin sofu, deve gördün mü sözü, neşter gibi gamze ve nun harfindeki ben ile Hz. Yunus.

Kara Fazlî'nin Hasan adlı bir güzel için yazdığı, cinaslı bentleri ve Hasan, Hüseyin, Yezid telmihiyle yedi bentlik övgü ve ayrılık murabbası.

Münîrî'nin redifsiz Farsça gazeli; sabaha dek kan ağlayan gönül sevdaya düşmüştür, sarı yüz altın gibi değer bulur, âh taşı eritir ama sevgilinin taş gönlüne işlemez.

Adlî'nin "-dan" redifli kısa vezinli gazeli; Çin miski kokan saç, gül ile bülbül, ikiyüzlü sofu, gam damgası isteyen yüz ve pergelin çizdiği daireden çıkmama öğüdü.

Mihrî Hatun'un "gitme gel" redifli yalvarış gazeli; Necâtî'nin aynı redifli gazeline nazire olarak yazılmış, ışık ve karanlık imgeleriyle kurulu altı beyit.

Gül herkese güler, Kâbe herkesi tavaf ettirir, pabuç herkesi Hızır bilir; "kimi görse" redifli gazelde hamam da kimi görse onu esbabından soyar.

"-enc" gibi dar bir kafiyeyle yazılmış kısa gazel: ejderhalı hazine, turunca dönen aynalar, gece göğünde bir satranç tahtası ve Erünsal'ın soru-cevaplı beyit örneği.

Zahid ile rind arasında: dindar olunca sertleşen, rindliği seçince hor görülen bir insan ve her yolun kendine özgü bela bağından bıkış üzerine Farsça bir rubai.

"Bahs" kelimesiyle kafiyelenen sâkî rubaisi: medrese tartışmasının yerine dudağın şarabından söz, dudağın balından meze, yüz yüze söyleşme dileği ve se harfine geçiş.

Bâbın son üç beyti: Kızılkocaoğulları Dulkadıroğlu Hasan Beg'i ve Karaöylükoğlu Hâbil'i bölgeye çağırırdı; onlar ortadan kalkınca Amasya yöresi emniyete kavuşur.

Mustafa Vâzıh'ın Amasya ırmaklarının taşmasını anlatan nâ-tamâm gazeli: âşığın gözü gibi coşan sular, köpüren ırmak ve kuruşa benzeyen kabarcıklar.

Kara Fazlî'nin Ömer adlı bir güzel için yazdığı, Ömer, Osman, Ebubekir ve Muhammed adlarıyla tenasüp kuran, Yusuf telmihli beş bentlik övgü murabbası.

Münîrî'nin redifsiz Farsça gazeli; Hızır'ın adı harf harf anılır, sevgili denizi ve karayı dolaşan Hızır gibi gönülde ve gözdedir, geçip gidişi ömrün gidişine benzer.

Adlî'nin yedi beyitlik güzellik gazeli; ölüleri dirilten İsa nefesli dudak, gül ve menekşeden bir yüz bahçesi, Hoten ceylanının miski ve hançer çeken süsen.

Mihrî Hatun'un "ne güzel" redifli beş beyitlik hayranlık gazeli; servi boy, gonca ağız ve yay kaşla sevgilinin güzelliğini sayan, yalnız Ü nüshasındaki şiir.

Göğüs gam kılıcıyla yarılıp bir "kâf" olmalı, gönül de sevgi Ankası'nın konacağı Kaf Dağı; umutla korku arasında A‘râf'a dönen kalp de bu gazelde.

"Kadeh" redifli meclis gazeli: şafakta beliren hilalden doğan güneşe, sarhoş olup elden ele taşınan kadehten âşığın toprağından yapılan kaba uzanan imgeler.

Bilginin gerçek anıtı mezarı değil eseridir: kâmil bir bakışın ziyareti ve bin cahilin toprak öpmesinden değerli bir okuyuş üzerine bir rubai.

Se harfli gazelleri açan "bahs" redifli gazel: rüzgârla, cellat gözle, irşat sahibi mugla ve evtâd olan kadeh ehliyle tartışılmaz; zahitlerle tartışacak Elest âşığı aranır.

Yüz yıllık azık hesabının boşluğu üzerine üç beyit: "Elvan Çelebi oğlanlarındanım" diyen Tayfur Çelebi zahireyi yakınca Haydar Beg, Kocakayası hisarını Yörgüç'e verir.

Mustafa Vâzıh'ın tersâ-beçe mazmunuyla yazılmış nâ-tamâm gazeli: halkın dinini bozan Hristiyan güzel, hançer çeken sevgili ve dudak şarabının seçtireceği İsa dini.

Kara Fazlî'nin Süleyman Bâlî adlı güzel için yazdığı, rüzgâr, karınca, insan ve cin imgeleriyle Hz. Süleyman'a telmih yapan yedi bentlik murabbası.

Münîrî'nin "diger" redifli Farsça gazeli; aşk gamından başka iş, şeker dudaktan başka dudak yoktur, şairin tek dileği sevgilinin yüzünü bir kez daha görmektir.

Adlî'nin "-ı bilmedin" redifli beş beyitlik gazeli; naz ile niyaz, sevgilinin mahallesindeki Kâbe, sofuya karşı mecaz aşkı ve Gazneli Mahmud ile Ayaz telmihi.

Mihrî Hatun'un vefasız sevgiliye sitem eden altı beyitlik gazeli; konuşma diline yakın söyleyişi, yeminleri ve "efendüm" hitabıyla dikkat çeken bir şiir.

Rindâne rindâne, pervâne pervâne, peymâne peymâne: dokuz beyitlik gazelin her mısraı ikilenen bir kelimeyle biter ve çiftin her yarısı ayrı anlam taşır.

Hadis usulünün sahih, sarih ve hasen terimleriyle kurulan güzellik tarifi: fetva veren dudak, "ente melîh" yazılan yüz ve şairin kendine verilen fasih dil için şükrü.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.