
Kaside 45 — Leşker-gehüñdürür felek encüm saña sipāh
Basîrî'nin Türkçe şiirleri arasındaki tek kaside: Sultan Selim Şah'ı göklerle öven, tecdîd-i matla ve aşk bölümüyle kurulmuş, Yavuz'a sunulmuş olması gereken on dokuz beyit.

Basîrî'nin Türkçe şiirleri arasındaki tek kaside: Sultan Selim Şah'ı göklerle öven, tecdîd-i matla ve aşk bölümüyle kurulmuş, Yavuz'a sunulmuş olması gereken on dokuz beyit.

Adlî'nin yedi beyitlik gazeli; âşığın sevgiliye bağlılığından hak arayanı dinleme öğüdüne ve şahlık tacının yalnız baş ağrısı getirdiği sözüne uzanır.

Sevgilinin eşiğini "vatan sevgisi" hadisiyle anan, servinin tabut, gülün kefen olduğu yedi beyitlik gazel; Mihrî'nin rakibin gözüne diken olmasıyla biter.

Kırk bir beyit boyunca dünya bir gölge oyunu perdesidir; hayal insanlığın gelişmesini doğurur, ama rütbe ve nişan düşkünlüğünü, savaş ateşini ve hayal hastalığının aşısını da.

Sâhib'in iç içe geçen şeyleri sayan gazeli: Rumi ve Arabi aylar idgamlı harf gibi kaynaşır, birbirine geçen parmaklar rahleye döner, su ile dolap birbirini gerektirir.

Bütün kafiyeleri "cefâ-ender-cefâ" kalıbıyla kurulan gazel: gül bahçesi ile külhan karşıtlığı, sayılamayan fedalar, ten neyi ve mahlastan sonra gelen bir dünya şikâyeti.

Karasioğlu'nun Bergama'ya kaçtığı, kardeşinin hisar önünde okla vurulduğu ve Karasi'nin 735 (1335) yılında Orhan'a geçtiği bâbda satranç diliyle kurulmuş dört beyit.

Davranışı bir kuralla açıklayan beyitler: ateşe yönelen semender gibi yanağa koşan gönül kuşu, rüzgârdan etkilenmeyen kaya gibi rakip ve şeker sözlü sevgiliye yönelen tabiat papağanı.

Refîkî'nin musiki ve satranç terimleriyle örülü gazeli: çenge dönen boy, kanun olan inleme, sancak kaldıran âh ve dünya tahtasında Sultan Mahmud ile Ayaz.

Kanaat ve dört halife bâbı: zikirle cilalanan gönül aynası, insanla hayvanın farkı, kadere suç yüklememe ve Ebûbekir, Ömer, Osman ve Ali'ye birlikte övgü.

Kul Hüseyin'in "İsterim muradım senden ya Ali" nakaratlı nefesi: gece gündüz süren sevda, Zülfikar'ı aşkla çekecek olan Ali ve gül yüzlü yârden vazgeçmeyen gönül.

Mustafa Vâzıh'ın "olursa" redifli şûh gazeli: yatak ve yatalık oyunu, bulanık suda görünen balık atasözü, hamam sahnesi ve atalık ile babalık arasında bir söz oyunu.

Harîmî'nin 45. gazelle aynı zeminde yazılmış gazeli: Süleyman gibi hükmeden aşk, bağra neşter vuran gamze, derman gibi istenen dert ve aklı dağıtan zülüf.

Münîrî'nin Eymen vadisinin ateşiyle açılıp Ferhad ile Şîrîn'e uzanan Farsça gazeli; dağ kazan Ferhad'a karşı âşığın işi sevgilinin dudağı için can kazmaktır.

Basîrî'nin câize vaat edip vermeyen kazasker Zeyrekoğlu'na söylediği kıt'a: ilmi okyanus gibi övülen kişinin vaatten başka bir damla bile vermemesi.

Adlî'nin beş beyitlik gazeli; lalenin yarası, kandil ile pervane, Cem'in kadehi ve Keykâvus'un tahtından vazgeçen âşık, gül bahçesini tutan baykuş ile karga.

Sevgiliyi "kâfir" diye anan yedi beyitlik bu gazelde Mihrî, bir zamanlar gül ile bülbül olduklarını hatırlatıp vefasız sevgiliden bir bakış ve bir vefa ister.

"Dedim, dedi" kalıbıyla kurulan altı bent: açılmamış gonca, siyah örtüsünü giyen ay, izinle girilen bahçe ve her övgüyü şairin şiirine geri çeviren bir sevgili.

Gamın gidişinden bile incinen gönül, baksa da bakmasa da incinen sevgili, saba rüzgârına bir uyarı ve mühür yüzüğünde dikenden incinen gül nakşı.

Gazelde konuşan ses, aşk çölünü Nigârî'ye bırakıp Leylâ'nın çadırında hizmeti kendine ayırır ve sonunda Mecnun'a, asıl adıyla Kays'a sitem eder.

Karasi'de hutbe ve sikke Orhan adına olur, Karasioğlu Bursa'da vebadan ölür, il Süleyman Paşa'ya verilir; üç beyit velilerle dolan yeni ülkeyi anlatır.

Doğan'ın berceste saydığı semender beytini taşıyan gazel: Musa gibi öldüren kirpik, ateşte yaşayan semender, vaadi bile eziyet olan sevgili ve maksadını unutmayan Avnî.

Arş bülbülü sanılıp tavuk kadar uçan zahit, renksiz bir ses gibi inleyiş ve havai fişek gibi âh; Refîkî'nin Şâmî zeminine yazdığı ikinci nazire.

Hem bekleyen hem bakan gözler: kendini Kıtmîr'e benzeten şairin Peygamber, dört halife, iki imam ve şeyhi Mustafa İsmet hürmetine ettiği dua.

Kul Hüseyin'in "Kaçma anam geyik avcı değilim" nakaratlı güzellemesi: kınalı geyik, sürme gözler, yavrusunu bırakıp sarpa giden ana geyik ve barut değil arpa taşıyan âşık.

Mustafa Vâzıh'ın "maşallah" redifli gazeli: nazar değmesin diye söylenen sözle sevgilinin dudağı, yanağı, yürüyüşü ve bin âşığı bıçaktan geçiren hançeri tek tek övülür.

Harîmî'nin "gibi" redifli gazeli: kana susamış gamze, buhurdan gibi yanan bağır, tuzaktaki yem tanesine benzeyen ben ve zülüf akşamında mum yanağa pervane olan âşık.

Basîrî'nin "eyledün" redifli sitem gazeli: üst üste açılan yaralar, ben gibi kara talih yıldızı, gül gibi yırtılan sabır yakası ve güneşin adını alan yanak.

Münîrî'nin Hâfız'a nazire sayılan Farsça gazeli; kaş âşıklara kıbleyi gösterir, cevapsız kalan öpücük isteğini gönül "sükût rızadır" diye yorumlar.

Adlî'nin "dirîġ" (esirgemek) redifli yedi beyitlik gazeli; sevgiliden bir ben tanesini ister, maktada ise ehl-i fenâdan hazineyi esirgememeyi öğütler.

Gönül ile gözün sevgilinin yanağına kapıldığı, süsenlerin güle dil uzattığı, rakibin darağacında anıldığı sekiz beyitlik, olaylı ve söyleşili bir gazel.

Cûdî'nin "meşrebimce degil" nakaratlı muhammesi: rindin sevmedikleri, şarapsız mehtap, mihrap yerine kaş, Musa'nın mucizeleriyle oynayan kalem ve Câmî ile Hâfız'a selam.

Sâhib'in "budur" redifli gazeli: kadehi "yürüten" saki, aynada kendine âşık olacak sevgili, zahide örnek gösterilen pîr-i muğan ve ümitsizlikle düşen şairin "yetiş" çağrısı.

Satranç ve tavla diliyle kurulan aşk gazeli: kişe giren maksat şahı, vezir olan aşk, hayretin şeşderi, Ferhat'ın sanatı, pir nefesi ve irşat rütbesi.

Orhan Gazi'nin İnegöl yöresindeki dervişi ziyaret ettiği, dervişin kavak ağacını saray kapısına dikip Orhan'a ve nesline dua ettiği bâbda duanın gücü üzerine üç beyit.

Divandaki tek muhammes: yedi bendin her biri "Göñül eyvây göñül vây göñül eyvây göñül" nakaratıyla biten, âşığın kendi gönlüne yakınarak seslendiği bir ağıt.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.