
Gazel 37 — Sübḥa-i pānṣadını döndürüp elde bir bir
Sâhib'in sofuları alaya alan gazeli: mır mır, hır hır, fır fır, dır dır, çır çır yansımalarıyla kedi, köpek, değirmen taşı ve çırçıra benzeyen sofular.

Sâhib'in sofuları alaya alan gazeli: mır mır, hır hır, fır fır, dır dır, çır çır yansımalarıyla kedi, köpek, değirmen taşı ve çırçıra benzeyen sofular.

Her beyti "senden X, benden Y" kalıbıyla biten gazel: edâ ile kazâ, ziyâ ile hevâ, cefa ile safa; sevgili ile âşık arasında bir sözleşme gibi kurulan alışveriş.

Kara Rüstem ile Çandarlı Halil'in tedbiriyle esirlerden beşte bir alınmaya başlanması ve toplanan oğlanların Türklere verilip Türkçe öğrendikten sonra yeniçeri yapılması üzerine iki beyit.

Matlaı eksik, sekiz beyitlik bir hikmet ve şarap gazeli: Cem ile İskender tarihlerinin yerine cihanı gösteren kadeh, dosttan çıkan düşman ve tek sığınak olarak meyhane.

Refîkî'nin Necâtî zeminine remel vezniyle yazdığı nazire: ayla kırana giren talih yıldızı, sümbül ile nergisin işbirliği ve nar, turunç, elma ile ayvanın saklandığı mahlas beyti.

“Oldum ṣanır” redifli on beyitlik gazel: feyzin damlasını umman sanan, ilk cezbeyi yolun sonu bilen ve kendini Rüstem Pehlivan sanan acemi talibe ironi.

Kul Hüseyin'in üç dörtlüklük düvaz-ı imamı: mahşerde korkmayan gönül, Hak-Muhammed-Ali, zindan bekçisi Zeynel, küfrü imana çeviren veli ve ezberdeki On İki İmam.

Mustafa Vâzıh'ın İstanbul ve Galata'yı anan gazeli: Bedahşan'dan gelen kadeh, şeytana pabuç giydiren şeyh oğlu ve fıkıh dilinden alınmış "akvâ" sözü.

Münîrî'nin meyhane pirinin kölesini iki dünyanın sultanı sayan Farsça gazeli; şairin inci saçan sözü de sevgilinin sedef kulağına küpe olur.

Basîrî'nin Latîfî, Âşık Çelebi ve Âlî'nin aktardığı matlaı: Mesih nefesli sevgilinin âşıklarını öldürmesi ve aynı yazılan "öldürür" ile "oldurur" kelimelerinin cinası.

Adlî'nin beş beyitlik gazeli; gül ile bülbülle açılır, menekşe ve kâkülü anar ve şahlık tacından ele geçenin baş ağrısı olduğunu söyleyen maktaıyla biter.

Mihrî Hatun'un "-dan çıkar" redifli sekiz beyitlik gazeli; makta beytinde babası Belâyî'nin mahlasıyla "belâ" kelimesi arasında tevriye kurarak soyunu anar.

Kuraklıkta buluttan su dilenen reyhan duası kabul olunca etrafını bir ısırgan alayıyla sarılmış bulur; sitemine "yaptığından sorulmaz" ayetini andıran bir cevap gelir.

Sâhib'in karşılıklılık ekiyle kafiyelenen gazeli: mum ile pervane, güzellik ile aksi, zincir halkaları, gam seli ile dereler ve küp ile rintler birbirine karşılık verir.

Dokuzuncu beyitteki "üktülûnî" Hallâc'ın ünlü mısraını hatırlatır; şair varlığını sevgilinin yüzünü örten bir perde sayar ve onun elinden ölmeyi başka bir can bilir.

Bayezid'in Germiyanoğlu'nun kızıyla düğünü bir ay süren bir sofradır; Evrenez'in yüz kul ve yüz cariye sunduğu bu düğünü sekiz beyit anlatır, son söz Âşıkî'nindir.

Güzellik üzerine altı beyit: güzellik baharı olan yüz, güzellik işini yücelten boy, cefa mimarına acele etmesini söyleyen âşık ve yüzü sultan, kaşı hacib, gözü cellat olan bir saray.

Yıldızları âşığın feryadından uyuyamayan göğün gözleri sayan beyit, dikenle çevrili gül dalı ve tane uğruna yele giden akıl harmanı, Ahmed Paşa zemininde.

Başlığında şehir adı taşıyan tek bâb: Amasya'daki sürh-serlik, Muharrem matemi ve Muâviye'ye lanet tartışması, nâkıs şeyhler ve geçimini dervişliğe bağlayanlar.

Kul Hüseyin'in "Gel gönül ellerden engin olalım" nakaratlı öğüt deyişi: özünü toprak eden bostan, göğe değmeyen kavak ve aşk kitabını eline alan bir derviş.

Mustafa Vâzıh'ın sevgilinin perçemini anlatan gazeli: kara yakut taç, miskle yazılmış vefk, Şah Tahmasp gibi tuğ çeken perçem ve denizde Hızır ile İlyas.

Âlî'nin Basîrî'ye, Sehî Bey'in Mevlânâ Emîrî'ye verdiği övgü beyti: bilginleri besleyen cömertlik, huzur ehline feyiz veren himmet ve aidiyet tartışması.

Münîrî'nin elest meclisinde sarhoş olan gönlü anlatan Farsça gazeli; namus şişesi kırılır, kaybolan Yusuf bulunur, mumdan ağaçlar sevgilinin boyuna yetmez.

Adlî'nin beş nüshada yer alan yedi beyitlik gazeli; ayrılığın âşığı deliliğe sürükleyişini peri, beng, tef ile çeng ve bülbül hayalleriyle anlatır.

Mihrî Hatun'un "geçer" redifli beş beyitlik gazeli; sevgiliyi güzellik ülkesinin şahı olarak över, redifi her beyitte sayılmak, hükmetmek ve saplanmak anlamlarıyla işler.

Alçakgönüllü menekşe, adını melekten alan gül, güneşe âşık filbahar, papatya ve gelin başında taşınan portakal çiçeği bir meleğin demetinde sırayla konuşur: Çiçek Demeti.

Yalnız Ali Emîrî nüshasındaki teselli gazeli: güle dönen yara izi, kara bahttan çıkan gözbebeği, başı dik olan sabırlı kişi ve zamanın yeliyle dağılan düşmanlar.

Musa'nın asasını ve ejderhayı gamzeye tutsak eden gazel: mecnun ve meftun kelimeleri, şarap renkli göz, "yahşı kânûn" ve can vermeyi kâr sayan alışveriş dili.

Bayezid'in gelinini Kütahya'dan getiren heyeti, Germiyanoğlu'nun çaşnigirbaşısı Paşacuk Ağa'nın Osmanlı hizmetine geçişini ve Kütahya'nın verilişini (783/1381) anlatan bâbdaki beş beyit.

Mezarından vefa kokusu yayılacak âşığın gazeli: gül yanaktan diken alan bülbül, satranç taşlarıyla kurulan bir beyit, zülfe dolaşıp yüz karası kazanan âşık ve inci dolu kucak.

Refîkî'nin 'harâb-âbâd' gönül üzerine gazeli: gam selinin yıktığı temel, sevincin çadırına gece baskını yapan gam ordusu, ney gibi delinen göğüs ve kulluğa gelen tebrikler.

Münkire seslenen gazel: gönül Arş'ı, kırılmaması gereken Rahmân'ın evi, mürşide teslim ve aynada kendi suretini görüp Süleyman'ı deli sanan münkir.

Kul Hüseyin'in sekiz heceli "elinden elinden" redifli güzellemesi: pirin elinden içilen dolu, ötüşen turnalar ve kazlar, eriyen dağ karları ve düşman dilinden korkan âşık.

Mustafa Vâzıh'ın su, şarap ve gözyaşı üzerine kurulu gazeli: kalp altını arıtan kezzap, kavuşma bayramında verilen can, hançere su verme ve cıva gibi akan gözler.

Kurnaz'ın yayımladığı, divan nüshasında bulunmayan Basîrî gazeli: güzellerin bile tutkun olduğu sevgili, huri anlatan vaize cevap ve meclisin nevâsız nağme düzeni.

Münîrî'nin Hâfız'a nazire Farsça gazeli; kirpik oku gecede inci deler, göz yıllarca sevgilinin yolunu süpürür, mahlas beyti Hâfız'ın "goft u şinoft" sözüyle biter.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.