
Kıt‘a 5 — Nice olsun ḥâl ʿâlemde ḳarar üzre s̱ebât
Müeyyedzâde Abdurrahman Çelebi'nin yalnız Latîfî'de korunan üç beyitlik kıt‘ası: durmadan dönen felek, dünyanın değişkenliği ve fırsatı kaçırmama öğüdü.

Müeyyedzâde Abdurrahman Çelebi'nin yalnız Latîfî'de korunan üç beyitlik kıt‘ası: durmadan dönen felek, dünyanın değişkenliği ve fırsatı kaçırmama öğüdü.

Kara Fazlî'nin her mısraında "şütür" (deve) ve "ḥücre" kelimelerini kullandığı, öğütle başlayıp Peygamber'in hücresine yolculuk özlemiyle süren elli yedi beyitlik na'tı.

Basîrî'nin "variken" redifli gazeli: selvi boylu efendisinin gölgesinden ayrılmayan, ateşteki üzerlik gibi yanan ve aşk pirinin öğüdünü öğütçüye tercih eden âşık.

Sehî'nin Heşt-Bihişt'te Kasım Paşa'dan (Sâfî) aktardığı üç beyit: gül açan bir selvi, yanağa düşen kâkül ve bir başı bin dili olan zülfe güvenilmeyeceğini söyleyen deyiş.

Âfitâbî'nin yalnız Âşık Çelebi'de kalan beyti: kalemine büyü okunmuş gibi yazılmış bir mektup ve başlığını görenin onun güzelliğine âşık olması.

Hubbî Hatun'un İmâdü'l-cihâd'daki "gazâ" redifli gazeli: aşk şiirinin gül bahçesi ve nur imgelerini gazanın övgüsüne taşıyan, kadın şairin "merdâne" sesine örnek beş beyit.

Tâcîzâde Sa'dî Çelebi'nin ağabeyi Câfer Çelebi'nin gazeline yazdığı nazire: iki mecmuada kalan beş beyit, kara baht, batan güneş ve kanun, çeng ile ney.

Münîrî'nin altı bentlik na‘t terci‘-bendi; her bent "Şehen-şāh-ı rusül sulṭān-ı kevneyn" vasıta beytine bülbül, melek ya da hâtif ağzından bağlanır.

Adlî'nin baştan sona hat sanatının diliyle kurulmuş gazeli: şemse, gubâr, reyhânî yazı, İncil suresi ve Leylâ ile Mecnun telmihiyle ayva tüyleri.

Üsküdar Mevlevîhânesi'nin son şeyhi Remzî'nin 1936'daki kısa ziyaretinin ardından Amasya'yı, Yeşilırmak'ı, dolapları, elmayı ve valisi Tal‘at'ı övdüğü gazel.

Mihrî Hatun'un Şehzade Ahmed'e Ramazan bayramı tebriği olarak sunduğu, bahar tasviriyle açılan 39 beyitlik kaside, günümüz Türkçesi ve yorumuyla.

Cûdî divanını açan hamd manzumesi: secde eden kalem, dalga dalga hamd eden deniz, ruha lezzet veren her şeyin ilahî övgüye bağlanması ve hayretle artan hamd.

Sâhib'in Hasan Paşa'nın Sencar fethine düşürdüğü tarih: Şehnâme kahramanlarının küçültüldüğü bir övgü, "mâ-yı mevsûl" ile "sıla" oyunu ve "Gazâ-i Hasan" tarihi.

Âşıkpaşazâde'nin tarihine başlarken söylediği münacat: yoktan var eden, ayıbı örten Tanrı'ya yönelen ve gönül gözüne cemal isteyen beş beyit.

Aşkta her şeyin zor olduğunu söyleyen gazel: sevgilinin kapısına varmak, gözyaşı denizine dalmak, ondan vazgeçmek; dünya kocakarısına aldanmamayı öğütleyen makta.

Edirne, Bursa ve Kaplıca'yı anan, II. Murad adına yayımlanmış rüya gazeli: sevgilinin dudağıyla dirilen âşık, gümüş tenli servi boylu ve güzellere esir düşen padişah.

Uzun bir Arapça redifle yakarışa dönen na't: Fetih suresi, levlâk hadisi ve Şems suresine göndermeler, utanan kalem ve mahşer günü şefaat dileği.

Âşığın Ferhad ile birlikte aşk sarayına taş taşıdığı, sevgiliyle resmedilince Leylâ ile Mecnun'dan ayırt edilemeyeceği iki beyit; yalnız Gelibolulu Âlî'de.

Sülûkî bu güz kasidesini Âşık Çelebi'nin yanına geldiğinde söylemiş; kalan on bir beyitte güz altın döken bir tüccardır, sarı yaprak da hâmiye sunulan bergüzar.

Hastalığında getirilen Yahudi hekim için söylenmiş bu latife kıtasında Rûhî Fâzıl Çelebi sarı başlık ile sarı safrayı birleştirir; kıta dönemin önyargısını da taşır.

Kınalızâde'nin art arda verdiği üç beyitte "benden yana" redifi her seferinde başka bir anlama döner ve âşığın kendi gönlü bile sevgiliden yana saf tutar.

Sıdkı Mustafa Paşa'nın mahlaslı maktaı: şiir meydanında at koşturmak isteyen şair, vuslata bağlanan hatır atı ve beytin birbirine zıt iki okunuşu.

Şeyhî'nin Kınalızâde'nin "altında" redifli gazeline yazdığı nazire: harf gibi kaş, at ayağı altında toz olmak, gül yaprağıyla incinen ten ve göğün hokkabazı.

Güneş anlamındaki âftâb kelimesini âfet ile âb'a ayıran bir harf bilmecesi: Cevherî'nin iki beytinde yanak, ayva tüyü ve bulut altındaki su.

Ehlî'nin üç kaynakta birden geçen beyti: servi boylu sevgilinin bahçede kopardığı fitne, kıyamet, kıyam ve kâmet kelimeleri ve tezkirelerdeki metin farkları.

Merzifonlu terzi Siyâbî'nin geliri öven dört beyitlik manzumesi: cömertliğin kaynağı olarak kazanç ve okyanus, bulut, yağmur zinciriyle kurulmuş bir esnaf öğüdü.

Derviş Edna'nın "Biz gidelim hoşça kalın kardeşler" nakaratlı veda nefesi: aşka düşenlerin yüğrük atı, sırrını saklayanlar ve öte yanda bekleyen dost.

Kul Hüseyin'in Molla Hasan'ın sorularına verdiği cevap deyişi: zahidin suyla yıkanması, müminleri arıtan erkân, Âdem'in mayası, dört kapı ve kabirdeki sorgu.

Sıdkî Baba'nın Kul Pervane mahlaslı deyişi: sevgiliden gelen selam, dostun bahçesinde öten bülbül, abdal hırkası ve dost yolunda atılan ar ve namus hırkası.

Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan münâcât gazelinin iki beyti: insana, haksız ve cahile, düşmana muhtaç olmamak için Tanrı'ya Peygamber aşkına yalvarış.

Dertli'nin Merzifon Cönkü'nde kalan müseddesinin ilk bendi: yakasını yırtan, abdal olan ve kendini aşk yolunda kurban eden âşık; Kerbelâ mersiyesi ihtimali.

Ârif'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı güftesinin ilk beyti: İslâm ordusuna serdar olup giden dâver; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Nazîf'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı gazelinin ilk beyti: kulun yıktığı, Allah'ın yaptığı gönül evi; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: servi boylu güzeller şahı ve divane gözler; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Erzurumlu Emrah'ın Merzifon Cönkü'nde kayıtlı kalenderîsinin ilk beyti: mest gözlü sevgiliye kavuşma duası; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Eyüb Sabrî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan gazelinin matlaı: güzelliği, görenlerin hâlini değiştirip şaşkınlıktan dillerini tutan etkisiyle anlatan beyit.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.