
Beyit 5 — 'İzz ise maksûd eger ey yüzi mısbâh alnı zav
Cevherî'nin ışık benzetmeleriyle bir sevgiliye seslenip bir öğütle biten beyti: mantık ile hikmet terimleri ve avamla konuşmama uyarısının iki okunuşu.

Cevherî'nin ışık benzetmeleriyle bir sevgiliye seslenip bir öğütle biten beyti: mantık ile hikmet terimleri ve avamla konuşmama uyarısının iki okunuşu.

Ehlî'nin "eline" redifli gazelinden iki beyit: yola konan başın kabul görmemesi, başını alıp gitmek deyimi ve padişahın eline bakan yoksullar gibi âşıklar.

Siyâbî'nin sevgilinin yolunda koşa koşa kendini onaramayan âşığı anlatan beyti: yilmek, oñmak ve oñarmak fiilleri, koşan iflah olmaz sözü ve terzinin onarma işi.

Derviş Edna'nın "Bir Fatiha üç İhlâs-ı şeriftir" nakaratlı nefesi: yüz yirmi dört bin harf, doksan bin kelam ve Fatiha ayetleriyle Kur'an'ın özünü arayan bir derviş.

Kul Himmet mahlaslı, yörede Kul Hüseyin'e de mal edilen "Anda hasıl oldu güruhu naci" nefesi: Kul Hüseyin'in sorusuna verilmiş cevap olarak bilinen bir atışma şiiri.

Âşık Çelebi'ye göre Hayâtî bu beyti Mısır'a giden gemiye binerken söyler: gönlünü açık denize salan yolcu işini önce şaha, sonra Allah'a bırakır.

Fethî'nin Merzifon şehrinin genç güzeli Gülfadik'e seslenen koşmasının ilk dörtlüğü: zeytin gözler, kurban olma dileği ve yerel bir aşk şiiri.

Sıdkî Baba'nın devriyesi: Muhammed ve Ali nurundan çıkıp derya, yağmur, bülbül, Âdem ve Mecnun olarak dolaşan ruhun Kırklar ceminden Hacı Bektaş pirine varan yolculuğu.

Dervişoğlu'nun gönle seslenen öğüt deyişi: kendini arif sanan gönül, sırrını cahile açmak, ummanı bırakıp çaydan geçmek, dünya hanı ve dosta yüklenecek amel.

Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan şiirinin ilk iki mısraı: sevgilinin güzelliğini görmek ve gül gül açılmış yanağından gül dermek isteyen âşık.

Dertli'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: karanlık gecede aşk ateşine yanan pervane gönüller ve bülbülün feryadından utanan güller.

Ârif'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı güftesinin ilk beyti: küçücükken servi gibi büyüyen sevgili; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Nazîf'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı gazelinin ilk beyti: geleni ve kulun her işini bilen Allah; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: aşk kazası, aşk belası ve melek huylu genç; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Erzurumlu Emrah'ın Merzifon Cönkü'nde kayıtlı semâ‘îsinin ilk beyti: aşk ateşinde yanan iç ve kafesteki can kuşu; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Hilmî Dede'nin yaşını soranlara verdiği manzum cevap: yüzden on eksik doksan yaş, eksik kalan on yılı da verecek olan Tanrı ve nüfus kaydıyla uyuşmayan yaş.

Eyüb Sabrî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan aruzlu semaisinin ilk beyti: gönlüne zamanın incisini, güzellik bahçesinde gülen gülü sevmesini öğütleyen şair.

"Neyleyim neyleyim" nakaratlı sekiz heceli kısa bir sitem: sözünü tutmayan yar, tutmayan kollar ve dost düşman seyrine çıkarken dost köyüne kazılacak mezar.

Senâyî'nin Kınalızâde ve Beyânî'de kalan iki beyti: zünnar gibi zülüf, ateşli yanak, küfre denk bir ah ve âşığın yüzünde kaş sanılan nalça izleri.

Melîhî'nin dişleri neden döküldü diye soran Fatih'e verdiği cevap: ay yüzlülerin dudaklarına diş bileyen âşığa atılan taşlar ve "diş bilemek" deyimiyle kurulan nükte.

Nigârî'nin hekime derdinin sebebini sormamasını söyleyen beyti: açığa vurulamayan aşk sırrı ve Hüsameddin'in örnek olarak verdiği bir söyleyiş.

Nelmî'nin son görüşmelerinde Hüsameddin'e verdiği "aglasun" redifli gazel: gam şarabı, gam Kerbelası ve hasret ateşiyle örülmüş bir yakınma.
![Gazel 5 — Ḫāliñden evvel[ā] lebiñi emdir ey şehā](https://amasya05.com/storage/gallery/5a174783d9162554dd57a7464613f77e.jpg)
Mustafa Vâzıh'ın kahve ve tatlı benzetmesiyle açılan gazeli: "kanda" tevriyesi, kaş kılıcı ve çocuğa nazar değmesin diye sürülen kara inancı.

Türk Edebiyatı İsimler Sözlüğü'nün Sinoplu Seyfî'ye verdiği gazel: tuğra gibi aman veren kaş, sipahi kementi gibi saç, ağa düşen âşık ve aidiyetinin belirsizliği.

Kâmî'nin kayıp Yûsuf u Züleyhâ'sından deve tasviri: dağ gibi hörgüçler, direksiz bedenlerle Bîsütun dağını çeken develer ve kanaat ile kerem ehline benzetilen huyları.

Harîmî'nin "yeter" redifli gazeli: başa bela zülüf, kaderden gelen gamze oku, taç ve kaftan yerine geçen sevda ve rakibe karşı Tanrı'nın yardımı.

Kemalpaşazâde'nin Nigâristân önsözündeki Farsça kıt‘ası: Sa‘dî'nin Gülistân'ı ve Câmî'nin Bahâristân'ı karşısında kendi eserini üstün tutan bir övünme şiiri.

Cûdî'nin Lamartine'in "Le Lac" şiirinden aruzla yaptığı 43 beyitlik "Göl" çevirisi: zaman kuşuna "kanadını durdur" diye seslenen âşık, gölün hatırası ve divan diliyle Fransız romantizmi.

Edâyî'nin cinaslı matlaı: dünyayı süsleyen sevgiliyi dünyayı arayarak değil, kendi canının içinde bulan âşık; cihân-ârâ ile cihân arayı arasındaki ses ve anlam oyunu.

Harf ve sayı simgeciliğiyle örülü bir ledün ilmi şiiri: Fedâî Baba'nın Elif'ten başlayan dersi, Fâtiha'nın yedi âyeti ve yirmi sekiz harfin sırrı.

Selîmî'nin Farsça beyti: kendisine sunulan cihan mülkünü değil, sevgilinin aşkının derdini kabul eden bir gönül; gerçek bir padişahın ağzından aşk ve saltanat seçimi.

Abdurrahman Kâmil Efendi'nin iki ayrı aruz kalıbıyla yazdığı on beş beyitlik kasidesi: Fuzûlî ve Nef'î anılarak övülen, ârif ve söz bilgini bir güzelin vasıfları.

Kadı Burhaneddin'in dünya hayatı üzerine hikmetli tuyuğu: dünya gelenin geçtiği bir geçittir, ama yiğitlikte baş olan için işlenecek bir sermayedir.

Ahmedî'nin Mecma'ü'n-Nezâ'ir'den aktarılan gazeli: cefanın lütuf sayılması, nokta gibi ağız mazmunu, menekşe ile bükülen boy ve âlem ile alem arasında kurulan cinas.

Zârî'nin sevgilinin okunu merhem diye bekleyen yarayı anlatan matlaı ve Latîfî'nin aynı "ağzı kızıl var" sözüyle ona yazdığı nazire: ok, yara ve gonca imgeleri.

Gelibolulu Sürûrî'nin "büyüdi" redifli şakacı iki beyti: büyüyüp babasının sözünden çıkan sevgili ve onu oğul edinip geçirmeye yetecek kadar büyüyen yaka yırtığı.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.