
Rubâî 103 — Ḥaḳ ādemi ol merd-i metīnü'l-himme
Cûdî'nin "Hak adamı" tarifini veren rubaisi: çıkar ve karşılık beklentisini kesen yiğit, temeli dini güçlendirmek olan iş ve ruhu ümmetin iyiliği olan bir emel.

Cûdî'nin "Hak adamı" tarifini veren rubaisi: çıkar ve karşılık beklentisini kesen yiğit, temeli dini güçlendirmek olan iş ve ruhu ümmetin iyiliği olan bir emel.

Cûdî'nin Allah'ın atlı erlerine yaya bir dervişin dileği olarak yazdığı Arapça manzume: izini takip ettiği veliler, sapkınlık kuyusu ve güneşlerden ışık bekleyen hilal.

Cûdî'nin Arapça yalvarış manzumesinin düzeltilmiş ikinci yazımı: kervan kılavuzları, takva azığı ve günah yükü, geride kalan deve, hudâ türküsü ve çadırlar arasında bulunan gölgelik.

Cûdî'nin gece seyrini manevi bir miraca çeviren kasidesi: câh ile çâh oyunu, yere düşmüş yıldız olan ruh, gündüzden daha aydınlık gece, bir âhın Refref'i ve âlemlerin ahengiyle semâ.

Cûdî'nin söz ve ruh üzerine gazeli: sevgi gözü açılmadan görülmeyen dünyanın iç yüzü, cömert ruhtan doğan soylu söz, sözüyle özünü ele veren insan ve sözün zirvesine davet.

Cûdî'nin "gönülden gönüle" redifli gazeli: sözsüz can sohbeti, Mansûr'un darağacı sırrı, iyilerin gönülleri için teleskop mercekleri ve felekten feleğe inen vahiy gibi geçen söz.

Cûdî'nin gençliğine dönüp baktığı gazeli: şiir gibi yaşanmış bir hayat, "bakir anlamlar" diye kızlarını gösteren dünyanın Havva'sı, aşktan emeklilik beratı ve sönen aşk ateşi.

Cûdî'nin "Şâir" muhammesi: yalnız gezip yalnız olmayan şair, konuşan şelale ve kuşlar, kâinata tercüman bakış, üç dilli bir bent ve her şeyle konuşup sevgilinin yanında susan bir gönül.

Cûdî'nin ay ışığındaki denizi alegoriye çeviren "Temsîl" muhammesi: Hz. Muhammed olan ay ışığı, şeriat olan nurlu yol, tevhit denizi, gümüş selvi ve nura gark olmuş sayısız âlem.

Cûdî'nin suyun döngüsünü bir arayış masalına çeviren dörtlükleri: sevdiğini arayan bulut, denize koşan dere, aslını soran deniz ve 1904'te Vardar ovasında trende düşülen bir not.

Cûdî'nin 1904'te Vardar ovasında trende yazdığı "Şimendifer": son hızla giden tren, telgraf direklerinin vız vız geriye kaçtığını söyleyen küçük oğlu Sâfî ve el sallayan köylüler.

Cûdî'nin Vardar ovasındaki tren yolculuğunu anlatan mesnevisi: gelincikli ekinler, uyanıp kararan mavi dağlar, tünel, kervan devrinin eski dertleri ve "şimendifere bin" çağrısı.

Cûdî'nin modern alışveriş caddesini anlatan müstezadı "Çarşı": en son moda, camekânlar, peri alayı gibi gezen kalabalık, aldatıcı süs ve hayal kuşuna "ne işin var buralarda" uyarısı.

Cûdî'nin bir genç kızın süslerinden yola çıkan kıt'ası: ışık giyinmiş taç, altın perçem, elmas değil donmuş bakış nuru olan parıltı ve ezelden hurilerle tanışık bir ruh.

Cûdî'nin görünüş ile öz üzerine kıt'ası: uzaktan güzel, yakından hoş görünen ama tamamen açılınca içinden ısırgan çıkan bir çiçek ve sözdeki acı anlam.

Cûdî'nin "Allâhu Ekber" redifli "Namâz" gazeli: tekbir, kıyam, rükû, secde ve oturuşa yüklenen tasavvufi anlamlar, eğilen gökler, fena ve beka, ödenen borç olarak namaz.

Cûdî'nin ömrü ve ölümü kimya ve dilbilgisi terimleriyle anlatan gazeli: çözülen bileşik, sirkeye dönen şarap, illetli harf olan insan ve kınını atıp sıyrılan ruh kılıcı.

Cûdî'nin şaka karışık gazeli: tatlı sohbetten sonra rüyada bal denizine dalan şair, bal dudaklı yalancı sevgili, karanlık mağara ve rüyada dize getirilen dikbaşlı talih.

Cûdî'nin ipek böceği ile örümceğin tartışmasını anlatan fabl mesnevisi: Öklid'in hocası olduğunu söyleyen örümcek, Sevr mağarası, evlerin en zayıfı ayeti ve cennet ehlinin ipek giysisi.

Cûdî'nin arıları bir medeniyet örneği olarak öven manzumesi: kanatları tambur olan şair arılar, İngiliz kraliçesi olan kral, düzenli kovan şehri, Nahl suresi ve balı çalan insan.

Cûdî'nin "Şatahât" başlıklı vecd gazeli: bir zerreyi bile yabancı saymayan şair, tuzağı olan gökler, pervanesi olan yıldızlar, kadehi olan güneş ve "ne görürsen benim efsanemdir".

Cûdî'nin Hz. İbrahim'in yolunu anlatan manzumesi: batan yıldız, ay ve güneş, "Ben en yüceyim" diyen Firavun ile Nemrut, putların önündeki Âzer ve aklın tanıklık ettiği tevhit.

Cûdî'nin dinlerin ortak kökü üzerine manzumesi: tabiata ve akla nakşedilmiş ilk vahiy, Âl-i İmrân 64'teki ortak söz çağrısı ve dinleri çıkar hâline getiren riya üzerine karamsar bir sonuç.

Cûdî'nin Makedonya'daki Karaferye (Veria) kasabasını anlattığı kaside: nazın yatağında uzanan genç kız gibi bir kasaba, yeşil dağlar, şelaleler, Hızır'ın seçtiği yer ve ilham iklimi.

Tevrat'a yönelik polemik kaside "Tevârî-i Tevrât" tarihî bir belge olarak: hurafe eleştirisi, kelâmdaki tahrif tartışması, yaratılışın altı günü ve dayanaksız önyargılar.

Cûdî'nin Ebu'l-Alâ el-Maarrî'nin bir şiirine eklediği Arapça beyit ve bütünün Türkçe tercümesi: "Ya aklı var da dini yok, ya dini var da aklı yok" ve buna eklenen üçüncü sınıf.

Cûdî'nin 1904-1905 Rus-Japon Savaşı üzerine manzumesi: mağaradan topa uzanan silah tarihi, savaşın bedeli, Kore'yi çengelle çekmek isteyen Rus amiral ve kof çıkan Moskof hicvi.

Cûdî'nin Nâilî-i Cedîd'in bir gazelini tahmisi: küpedeki elmaslar, kulak memesinde ezel sabahı, Leylâ ile Züleyha'dan üstün sevgili ve sevgilisiz içilen Cem kadehinin safasızlığı.

Cûdî'nin Nâilî'nin gazeline nazire gazeli: dördün ay gibi küpe, hilalin ucundan sarkan Zühre, omuz rahlesinde kudretin mushafı olan yüz ve dalgalı saçta coşan kara sevdalar.

Cûdî'nin güzellerin türleri üzerine gazeli: ceylan gibi bakış ve ürküten gamze, güneşe gece perdesi gibi saç, çiçek demeti beden ve Kays ile Ferhat'ın farklı güzelleri.

Cûdî'nin "diñler" redifli gazeli: Elest şevkinin tercümanı olan şiir, sarhoş olan melek, ayrılığa düşenlere okunan birlik ezanı ve her yaştan insanın dinlediği aşkın iffet şarkısı.

Cûdî'nin edebiyat ile hayat arasındaki uyumsuzluk üzerine kıt'ası: yiyip içmeyen hayalî insanlar yaratan yazarlar, melek gibi kahramanlar ve dışarıdaki kötü huylu, kötü yüzlü suretler.

Cûdî'nin münacatı: Allah'ın ilminde gizli kalmak isteyen kul, ağaran sakalın perdesi, amel yerine rahmete bağlanan umut ve ölmeden önce uyandırılmak isteyen gönül.

Cûdî'nin bülbül ile gül üzerine bahar gazeli: gülün ağzına uzanan baharın gagası, gülün sessiz gülüşünü sese çeviren bülbül, dikenlikte bulunan safa ve tarak gibi açan seher yeli.

Cûdî'nin evlat ve nesil üzerine şüpheci kıt'ası: zamanın belası için yetiştirilen çocuklar, sevgiden değil tabiatın zorlamasından doğan nesil, şahitli nikâh ve kabileler arası güç yarışı.

Cûdî'nin gençlere yönelik açık sözlü öğüt kıt'ası: değeri bilinmeyen tohumu yere eken çocuklar, nişan almadan boşalan tüfek benzetmesi ve bir muallimin dönemin sağlık anlayışıyla uyarısı.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.