
Deyiş 57 — Yeryüzünde bakmaz mısın bostana
Kul Hüseyin'in "Gel gönül ellerden engin olalım" nakaratlı öğüt deyişi: özünü toprak eden bostan, göğe değmeyen kavak ve aşk kitabını eline alan bir derviş.

Kul Hüseyin'in "Gel gönül ellerden engin olalım" nakaratlı öğüt deyişi: özünü toprak eden bostan, göğe değmeyen kavak ve aşk kitabını eline alan bir derviş.

Kul Hüseyin'in sekiz heceli "elinden elinden" redifli güzellemesi: pirin elinden içilen dolu, ötüşen turnalar ve kazlar, eriyen dağ karları ve düşman dilinden korkan âşık.

Kul Hüseyin'in "ikisi" redifli güzellemesi: sağda ve solda oturan iki güzel, yeşil giyen donlar, kefeni dikip saracak iki el ve âleme nizam verecek İsa ile Mehdi.

Kul Hüseyin'in "Sen kıble ararsın kıble sendedir" diye açılan düvaz-ı imamı: nurdan yaratılan cemal, Âdem'e secde eden melekler ve On İki İmam'ın sırrının insanda oluşu.

Kul Hüseyin'in sekiz heceli "Ali'dir" redifli nefesi: Muhammed'in bahçesindeki servi ve çınar, candaki damar, belindeki kemer ve her imamda görünen Ali.

Kul Hüseyin'in "nice olur" redifli öğüt nefesi: gerçeklerin yolunun dilden çıkmaması, pir elinden kuşanılan kemer, rızasız sunulan el ve dosta giderken kılavuz arayışı.

Kul Hüseyin'in "var" redifli nefesi: zamane insanında türeyen fitne, kalkan edep ve hayâ, hırsa tapan halk, hecelenecek amel defteri ve kabirde kurulacak mizan.

Kul Hüseyin'in "duydun mu?" redifli nefesi: göçüp giden sultanlar sultanı, kapanan rahmet kapısı, açılan zulmet kapısı ve yetmiş yıl dolaşıp da ereni tanımayanlara sitem.

Kul Hüseyin'in "gelsin" redifli nefesi: nurlu yüze bakmak isteyene, cemde şarap dolduracak olana, nefsindeki şeytanı öldürene ve gönlünden masivayı kaldırana çağrı.

Kul Hüseyin'in "Şimdi bir derdimiz beş oldu gitti" güzellemesi: birken ona çıkan dert, pir buyruğundan çıkan talip ve beklenen yazların kışa dönmesi.

Kul Hüseyin'in yaş destanı: doğumdan yüz yaşına kadar insan ömrünün evreleri; taze fidan, selvi boy, kervana yüklenen yük, baykuşlu virane ve Hakk'a yakın durak.

Kul Hüseyin'in sekiz heceli "çevrilir" redifli güzellemesi: Arap atlı koç yiğitler, şeker dudaklı yâr, al yanakta gonca gül ve bir yâr için kurbana dönen can.

Kul Hüseyin'in İmam Hüseyin için söylediği mersiye-nefesi: Kerbela çölünü arzulayan gönül, Mansur gibi dara durma dileği, semah dönen abdallar ve meydana dökülen yetim kuzular.

Kul Hüseyin'in "gördün mü turnam?" redifli nefesi: Medine'de Fatma Ana, Necef'te Ali, Bağdat'ta Kâzım, Kerbela'da Hüseyin ve kutsal yerleri dolaşan bir turnaya sorulan sorular.

Kul Hüseyin'in yirmi dörtlüklük tevhid ve miraçlaması: Arş'ta görülen Ali, Miraç'ta Burak, Kırklar meclisinde dolu ve üzüm, semah ve "lahmike lahmî" ile kurulan birlik.

Kul Hüseyin'in devriye özellikli nefes ve düvaz-ı imamı: "Yine gelmiş yine gitmişim ben de", Âdem'den Mehdi'ye uzanan ruhun yolculuğu, Nuh'un gemisi, Eyüp'ün kurdu ve kovandaki çiçek.

Kul Hüseyin'in hercai bir yâre düşen âşığın sitemini anlatan güzellemesi: halden hale giren gönül, deli edilen akıllı ve tarihi tartışmalı "Sene bin iki yüz yirmi" dizesi.

Bir derleme sitesinde Kul Hüseyin adıyla bir albümden aktarılan "İçmiş isen aşk meyinden" deyişi: "bir" redifiyle derya, kalem, sevgi ve Ali-Veli-Pir birliği.

Bir derleme sitesinde kaynak gösterilmeden Kul Hüseyin adıyla yayımlanan "Gönül niçin beni zari zar ağlatırsın" deyişi: ikrardan dönmeyen, başkasını sevmeyen bir âşığın yemini.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.