
Divan 7 — Cân u dilden mâ’il oldum bu ṣaçı Leylâya ben
Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan divanının ilk dörtlüğü: saçı Leylâ, dili bülbül, saçı sümbül olan sevgili ve hasretten kan ağlayan ciğer.

Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan divanının ilk dörtlüğü: saçı Leylâ, dili bülbül, saçı sümbül olan sevgili ve hasretten kan ağlayan ciğer.

Derviş Edna'nın üç dörtlüklük ayrılık nefesi: yazdırılan bir mektup, sinede büyüyen yara, mezarın üstüne gelip gelmeyeceği bilinmeyen sevgili ve misk kokusu.

Eflâtun'u da Lokman'ı da geri çeviren bir dert: Fedâî Baba'nın hekimlik imgeleriyle kurulu, Hz. Hüseyin'in Kerbelâ derdiyle biten "içinde" redifli koşması.

Pîrî Baba dergâhına yüz sürmeye gelen âşığın on iki dörtlüklük ziyaret deyişi: Hacı Bektaş ve Balım Sultan, Kandil, On İki İmam ve 1341 tarihli bir geliş.

Sıdkî Baba'nın mahlas deyişi: Pervane'den Sıdkı'ya geçişi irşat anı olarak anlatan, Yedullah ayetini, doksan bin kelamı ve Şirin ile Ferhat'ı anan bir bağlılık şiiri.

Erzurumlu Emrah'ın Merzifon Cönkü'nde kayıtlı kalenderîsinin ilk beyti: yine bir güzele tutulan gönül ve vuslat dileği; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: zülüf zinciri ve yaprak döken ömür bahçesi; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Nazîf'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı gazelinin ilk beyti: irfan ile feyz, yağmur ile açan gül; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Derviş Edna'nın sekiz heceli nefesi: nurlu bir şehir, dört kapı, yedi taht, üç yüz altmış altı yol ve sonunda bütün bunları insanda bulan bir derviş.

Ârif'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı güftesinin ilk beyti: hoş geldin safa geldin redifli karşılama şarkısı; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Bütün varlığın Hz. Hüseyin için ağladığı bir Muharrem ağıtı: Fedâî Baba'nın "Ah Hüseyin deyu zâr eder ağlar" nakaratlı beş dörtlüklük mersiyesi.

Sıdkî Baba'nın "yeter" redifli deyişi: tecrid defteri, saadet külahı, mengûş küpe ve ilahî kemerle dervişliğe girişi, on dört yıllık hizmetle kazanılan Sıdkı adını anlatır.

Kul Fakir'in Mustafa Kemal Paşa'ya seslenen on bir dörtlüklük deyişi: Millî Mücadele, saltanatın sonu ve Zülfikar'lı aslan imgesiyle bir halk âşığının Atatürk'ü.

Kul Hüseyin'in sekiz heceli "akar gider" redifli güzellemesi: derya gibi dalga, kaş yıkan yâr ve bin katarlık kervanın önünde yürüyen bir deveye benzeyen dua.

Erzurumlu Emrah'ın Merzifon Cönkü'nde kayıtlı kalenderîsinin ilk beyti: perî-şân ile perîşân cinası ve dağınık kâküller; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: bensiz ile beňsiz cinası ve servi boylu sevgili; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Derviş Edna'nın dünyayı bir han, insanı o handa bir misafir olarak anlattığı nefesi: Elest günü tutulan maya, ustadan alınan öğüt ve mezarda verilecek hesap.

Ârif'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı semâ‘îsinin ilk beyti: hastalıktan kalkışa şükür; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Bir topluluk adına inanç beyanı: Fedâî Baba'nın tevellâ, teberrâ, ikrar, nâciye fırkası ve Câferî mezhebini tek tek anan "-danız" redifli gazeli.

Sıdkî Baba'nın "eğlenme tez gel" redifli kısa deyişi: gurbete giden efendisini bekleyen muhipler, yanık bağırlar ve Yakup gibi ağlayan âşığın Kenanlı Yusuf'a yakarışı.

"Getirir" redifli bir öğüt deyişi: sırrını saklayan yiğit, yolsuza yoldaş olmama, herkesin cehenneme kendi ateşini götürmesi ve tatlı dilin dağdaki deliyi yola getirmesi.

Kul Hüseyin'in "Sefa geldin mihman kardeş sen bize" nakaratlı karşılama deyişi: muhabbete düşen gönül, güzel şahtan gelen haber, rakipler ve saklanması gereken sır.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: fesini yana yıkmış küskün sevgili ve eğri kaş; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Derviş Edna'nın "gördün mü, bildin mi" diye soran nefesi: her çiçeğe konamayan dertli gönül, kurtuluşa eren topluluk ve vücudu yurt bilen bir derviş.

Elif'ten Ye'ye harflerle Hz. Ali'ye övgü: Fedâî Baba'nın Kur'ân alıntıları, on iki imam, Balım Sultan ve Kızıl Deli'yi anan elifnâme methiyesi.

Sıdkî Baba'nın "Eller ne derse desinler" nakaratlı semaisi: Cemaleddin, Feyzullah ve Amasya'da ölen Hamdullah çelebilere bağlılık ve 1308'de dolan çile.

"Makbulu" redifli bir yol deyişi: zamane halkından uzak durmak, sırrı cahile vermemek, ikilikten geçip birlik makamına ermek ve kullukla başlayıp sultanlıkla biten yol.

Kul Hüseyin'in "Ben feleğe küstüm barışmam gayrı" nakaratlı güzellemesi: vücut şehrinde kopan zelzele, dağılan yuva, kalburla insan eleyen felek ve merd-i merdana sığınış.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: divane ve viran gönlün özgürlük ve vuslat özlemi; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Derviş Edna'nın İmam Hüseyin için söylediği mersiye ve medetnamesi: Kerbela'da coşan kanlar, Fadime Ana'nın yası, Şimir'in kastı ve "Bizi güldürmeli İmam Hüseyin" nakaratı.

Mustafa Kemal'e tasavvufun diliyle övgü: Fedâî Baba'nın kutup sultanı, gayb erenleri, Cumhuriyet devri ve tren hatlarını anan "sen oldun" redifli gazeli.

Sıdkî Baba'nın "kapısına" redifli öğüt deyişi: mürşidi tanımak, Mansur gibi dara durmak, dört kapı üzere selam, secdeden kaçan İblis ve Hünkâr evladının eteğini tutmak.

Kul Hüseyin'in "Dalgam yeğin derya gibi" deyişinin dört dörtlüklük öbür değişkesi: ummana dalan dalga, kaş yıkan yâr ve bin katarlık kervanın önünde yürüyen deve.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: candan bezen âşık, kanlı gözyaşı ve insaf dileği; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Derviş Edna'nın sekiz heceli "Düldül'ün yeli mi ola" nefesi: kudretten esen yel, muhabbet tanburu, Mehdi'nin gelişi ve kendisine "deli" diyenlere verdiği cevap.

İnsan yüzünü on iki imamla okuyan bir nefes: Fedâî Baba'nın gözleri, dudağı, kaşları ve alnı imamlara veren, yüzü Ümmü'l-Kitâb sayan kısa şiiri.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.