
Âsafî Ahmed Bey: Çırçırlıoğullarından Amasyalı Kahve Şairi ve Destancı
Vezir Firârî Hasan Paşa'nın soyundan Âsafî Ahmed Bey: Rus seferinden kaçan alaybeyi, dervişliğe yönelen bağlama şairi ve Şehzadeler Türbesi yanındaki kahvenin destancısı.

Vezir Firârî Hasan Paşa'nın soyundan Âsafî Ahmed Bey: Rus seferinden kaçan alaybeyi, dervişliğe yönelen bağlama şairi ve Şehzadeler Türbesi yanındaki kahvenin destancısı.

İmâmzâde diye anılan Âşık Ahmed Çelebi: Kocacık Mescidi imamının oğlu, 1070'te ün kazanan, saza ve söze meraklı XVII. yüzyıl Amasyalı halk şairi.

Altıncı lakaplı Amasyalı yeniçeri saz şairi Cihâdî Ahmed Ağa: Kandiye'de destanlarıyla askeri yüreklendirmesi, Fâzıl Ahmed Paşa'nın iltifatı ve kayıp destanları.

Merzifon'un Harız köyünde imamlık yapıp orada ölen Bektaşî şair Ali Bâkî Gül: hayatı, divanı, mevlidi, destanları ve doğum yeri üzerine birbirinden ayrılan kaynaklar.

Yassıçallı Hak âşığı Fedâî Baba'nın şiiri: Çelebi'nin derlediği 252 şiirlik divan, rüyada alınan mahlas, tasavvuf ve Alevî-Bektaşî inancı, Kerbelâ ve Atatürk şiirleri.

XVII. yüzyılın ünlü saz şairi Gevherî'nin hayatı, şiiri ve Nihad Çetin'in onu Gümüş madenine ve Merzifon'a bağlayan, ansiklopedilerin ihtiyatla karşıladığı iddiası.

Kul Hüseyin'in Yezid'e seslenen düvaz-ı imamı: On İki İmam'ın adları, mahşerde sorulacak hesap ve "O zaman haliniz bilmem nicolur" nakaratıyla teberra inancı.

Erzurumlu Emrah'ın Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: gül ile bülbül ve yalnız cennet bahçelerini gözleyen âşık; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: tutulmayan söz, kaş yayı ve kirpik okları; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Nazîf'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: aşk derdi, gurbet korkusu ve kara gözlü sevgili; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Himmetî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: garip bülbül gibi inleyen âşık ve kaybolan sevgili; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Köprülü'nün Gevherî'nin adını Mustafa saymasına dayanak olan mahlas dörtlüğü: bir damladan yaratılış, Levh-i Mahfuz'a yazılan kader ve Gümüş geleneğiyle ilişkisi.

Kerem'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: ela gözler, yanan ve ağlayan âşık; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Firâkî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı gazelinin ilk beyti: sel gibi sevgiliye çağlayan gönül; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Ârif'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı güftesinin ilk beyti: ilk görüşte aklı alan peri suretli güzel; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Derviş Edna'nın mürşidini bahçede açmış güle, cennetteki Hür'e ve Horasan'dan gelen pire benzettiği nefesi: nur, bade ve On İki İmam imgeleriyle bir övgü.

Yesârî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: köz gibi yüz ve gönüller şahının tanıdıkları; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Dertli'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: neye tatlılaştığı bilinmeyen sevgili, bir söner bir alevlenen gönül ve çaresiz aşk belası.

Şem‘î'nin Merzifon Cönkü'nde kalan şiirinin ilk beyti: sabaya esmemesini söyleyen âşık ve bir teli kıpırdasa dünyayı sarsacak olan sevgili zülfü.

Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: yerden göğe kadar şikâyetçi âşık ve sevgiliye ya kendini helâk etme ya da nazdan vazgeçme seçimi.

Hayrî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan şiirinin ilk dörtlüğü: aşk yolunda eşini, hikmette eşsiz inciyi ve kanaat köşesinde Dârâ'nın devletini bulmanın hüneri.

Esrarî'nin Hacı Bektaş Dergâhı postnişini Feyzullah Çelebi'ye yazdığı övgü deyişi: ezelden süzülen nur, On İki İmam ve "Hak Muhammet Ali nuru Feyzullah" nakaratı.

Visâlî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan şiirinin ilk beyti: kaybolan gül fidanı gibi genci ve yüzü nurlu bir mürşide benzeyen dolunayı arayan bir hasret sesi.

Zihnî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: kâtibe yazmasını, sabaya götürmesini söyleyen âşığın nazik sevgiliye tez elden mektubu.

Sürûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: ay yüzlü sevgilinin eziyetinden bıkan âşık ve sevgiliye işlemeyip Keşiş Dağı'nı aşan ah.

Serbesî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan dîvânîsinin ilk iki beyti: bülbül gibi kedere düşen, Yakup gibi ağlayıp Yusuf gibi zindanda kalan âşığın çağrısı.

Merzifon Cönkü'nde Berkî(?) adına kayıtlı semâînin matlaı: gönle dünyanın derdi içinde zeki ve zarif olmayı öğütleyen beyit, okuma sorunu ve aidiyeti.

Merzifon Cönkü'nde Mısrî adına kayıtlı gazelin matlaı: kendini varlık denizinin incisi ve hazinenin saklandığı virane sayan tasavvufî bir benlik beyti.

Zahmî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan Kerbelâ mersiyesinin ilk bendi: Muharrem'de yenilenen matem, velayet şahının şehitliği ve Şimr ile İbn-i Mülcem'e lanet.

Rızâ'nın Merzifon Cönkü'nde kalan gazelinin matlaı: sofuyu "Allâh hû yâ hû" diyerek devrana ve meydana, coşkuyla zikre çağıran bir tekke beyti.

Âşık Deli'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: sabah uyanıp dağ başındaki dumanı seyreden ve Yaradan'a şükreden âşığın sade sözü.

Dervişoğlu'nun "Nazlı yarden ayrı düştüm ağladım" nakaratlı ayrılık deyişi: ezelde verilen ikrar, mert oğlu mert bir mürşide bağlılık ve sarrafın sattığı söz.

Fedâî Baba'nın kışın dağ başında yolu kesilen yolcuların ağzından Hızır'a yakarışı: Şubat boranı, tipi ve "Yetiş imdadıma Hızır elâman" nakaratlı koşma.

Sıdkî Baba'nın mum ve pervane imgesiyle açılan aşk deyişi: Mansur gibi darağacına razı olan âşık, kavuşma kadehi, muhabbet meclisinin sakisi ve sıdk ile verilen karar.

Kul Fakir'in seyrinde gördüğü üç güzel: ay, güneş ve yıldız imgeleri, ölmeden önce ölmek ve kâğıttan değil gönülden okuyan bir âşığın kendini anlatışı.

Kul Hasan'ın "Felek bizi gafil buldu avuttu" nakaratlı deyişi: dünya hanından gelip geçen sultanlar, ununu öğütmüş ömür değirmeni, düzülemeyen kervan ve ecel oku.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.