
Divan 2 — Ey gönül deryâ-yı ‘aşḳa dalmaġa şüpheň mi var
Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan divanının ilk dörtlüğü: aşk denizine dalacak, felekçe halden hale sokulacak ve ecel rüzgârıyla solacak gönle sorular.

Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan divanının ilk dörtlüğü: aşk denizine dalacak, felekçe halden hale sokulacak ve ecel rüzgârıyla solacak gönle sorular.

Gevherî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan zincirleme dörtlüğü: gülün kıymetini bilen bülbül, kendi değerini bilmeyen gönül ve gönlün kıymetini bilen âşık.

Dervişoğlu'nun "Her daim bu yola çalışmalıdır" nakaratlı öğüt deyişi: Hakk'ın tellalı olan âşık, Ali'nin yolu, Hüseyin aşkına öten bülbüller ve Hızır'ın yoldaşlığı.

Fedâî Baba'nın "Hakikatte Kâbe veçhi Ademdir" nakaratlı koşması: haccın her şartına bâtınî bir anlam veren, Kâbe'yi insan yüzünde arayan şiir.

Balım Sultan yolunda dâra duran bir âşık: Hacı Bektaş çelebisi Sultan Cemal'in cemalini görme dileği, Ali'ye ve Pir Balım Sultan'a bağlılık deyişi.

Sıdkî Baba'nın "-maz imiş" redifli öğüt deyişi: yorulmayan âşıklar, kirişi gerçeğe takılmış yay, eli boş varılmayan divan, Ehl-i Beyt'ten uyanan çerağ ve Hünkâr evladı.

Kul Hasan'ın beş çocuğunu yitiren bir babanın sesiyle söylediği ağıt: emanetini alan veren, gelmeyen Hızır, yuvayı yıkan felek ve yavruyu sıkmaması istenen toprak.

Fethî'nin Merzifon Cönkü'ndeki öğüt koşmasının ilk dörtlüğü: süsüyle aldatan, vefasız ve gizli bir oynaşı olan bir sevgiliye benzetilen dünya.

Erzurumlu Emrah'ın Merzifon Cönkü'nde kayıtlı dîvânının ilk beyti: şarap değil meyhane ve sarhoşlar meclisi merakı; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Kul Hüseyin'in sekiz heceli nefesi: "Aman mürvet dergâhına" nakaratıyla mürüvvet kapısına sığınan, Hakk'ı sevdiğinde bulan ve günah yüküyle gelen bir derviş.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: ayrılık şarabı, kan yutmak ve kader sorgusu; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Nazîf'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı gazelinin ilk beyti: fani dünya karşısında bilmezlik itirafı; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Ârif'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı dîvânının ilk beyti: gamdan hiç azat olmayan bir ömür; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Yesârî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı kalenderîsinin ilk beyti: düşkün kulun dayanma gücü ve efendim redifi; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Dertli'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: yolu karanlığa düşen, dünyanın mihnetini ve cefasını kendine verilmiş bilen bahtı kara kulun Tanrı'ya sitemi.

Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan divanının ilk dörtlüğü: gül yüzlü, kara gözlü, hançerli yârini kan dökücü haramilere kaptıran âşığın dostlara feryadı.

Derviş Edna'nın yedi heceli öğüt şiiri: "İnciten kendin incir" nakaratı, dünya malına kananlar ve "üç yüz sene yaşasam yine gelir keşiğim" diyen don değiştirme inancı.

Gevherî'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: kendini sınayan âşık, hercai sevgiliden usanan gönül ve sonradan anlaşılan bir yanılsama.

Dervişoğlu'nun "dilber" redifli sitemli aşk deyişi: gamlı sevgili, yolu bağlayan rakipler ve Edna, Fakır, Biçare adlarını bir araya getiren üçüncü dörtlük.

Kitap bilgisi ile ledün ilmi arasındaki ayrım: Fedâî Baba'nın "ilm-i câvidan", mürşit ve hatt-ı istivâ üzerine söylediği üç dörtlüklük koşması.

"İncinir mi" redifli tanınmış deyiş: aşkla gidilen dost yolu, insanı en büyük Mushaf sayan anlayış, bülbül ile gül ve hakikate eren hâlin incinmezliği.

Sıdkî Baba'nın Pervane mahlaslı gurbet deyişi: ayrılık dolusu, sekiz aylık hasret, dolan çileler ve "Dostlar himmet eylen gidelim bugün" diye dönüş için destek isteyen genç bir derviş.

Fethî'nin Merzifon Cönkü'ndeki koşmasının ilk dörtlüğü: aşk ateşiyle delik deşik olan ciğer, Ceyhun gibi çağlayan gözyaşı ve sevgiliye ısrarlı çağrı.

Erzurumlu Emrah'ın Merzifon Cönkü'nde kayıtlı semâ‘îsinin ilk beyti: aşk ateşinde yanan iç ve kafesteki can kuşu; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Kul Himmet mahlaslı, yörede Kul Hüseyin'e de mal edilen "Anda hasıl oldu güruhu naci" nefesi: Kul Hüseyin'in sorusuna verilmiş cevap olarak bilinen bir atışma şiiri.

Tokatlı Nûrî'nin Merzifon Cönkü'nde kayıtlı koşmasının ilk dörtlüğü: aşk kazası, aşk belası ve melek huylu genç; özgün metin, günümüz Türkçesi ve yorum.

Nazîf'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı gazelinin ilk beyti: geleni ve kulun her işini bilen Allah; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Ârif'in Merzifon Cönkü'nde kayıtlı güftesinin ilk beyti: küçücükken servi gibi büyüyen sevgili; özgün metin, günümüz Türkçesiyle aktarım ve edebî yorum.

Dertli'nin Merzifon Cönkü'nde kalan koşmasının ilk dörtlüğü: karanlık gecede aşk ateşine yanan pervane gönüller ve bülbülün feryadından utanan güller.

Âşık Ömer'in Merzifon Cönkü'nde kalan şiirinin ilk iki mısraı: sevgilinin güzelliğini görmek ve gül gül açılmış yanağından gül dermek isteyen âşık.

Derviş Edna'nın "Bir Fatiha üç İhlâs-ı şeriftir" nakaratlı nefesi: yüz yirmi dört bin harf, doksan bin kelam ve Fatiha ayetleriyle Kur'an'ın özünü arayan bir derviş.

Dervişoğlu'nun gönle seslenen öğüt deyişi: kendini arif sanan gönül, sırrını cahile açmak, ummanı bırakıp çaydan geçmek, dünya hanı ve dosta yüklenecek amel.

Harf ve sayı simgeciliğiyle örülü bir ledün ilmi şiiri: Fedâî Baba'nın Elif'ten başlayan dersi, Fâtiha'nın yedi âyeti ve yirmi sekiz harfin sırrı.

"Neyleyim neyleyim" nakaratlı sekiz heceli kısa bir sitem: sözünü tutmayan yar, tutmayan kollar ve dost düşman seyrine çıkarken dost köyüne kazılacak mezar.

Sıdkî Baba'nın devriyesi: Muhammed ve Ali nurundan çıkıp derya, yağmur, bülbül, Âdem ve Mecnun olarak dolaşan ruhun Kırklar ceminden Hacı Bektaş pirine varan yolculuğu.

Fethî'nin Merzifon şehrinin genç güzeli Gülfadik'e seslenen koşmasının ilk dörtlüğü: zeytin gözler, kurban olma dileği ve yerel bir aşk şiiri.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.