
Tuyuğ 2 — Senüñ ‘ışḳuñ beni dīvāne ḳıldı
Münîrî'nin tek farklı vezinli tuyuğunda aşk âşığı divane eder, hâlini dünyaya efsane yapar ve güzelliğin mumundan gelen ışıkla gönlünü pervaneye çevirir.

Münîrî'nin tek farklı vezinli tuyuğunda aşk âşığı divane eder, hâlini dünyaya efsane yapar ve güzelliğin mumundan gelen ışıkla gönlünü pervaneye çevirir.

Münîrî'nin "dil" redifli tuyuğunda çaresiz gönül derdine çare bulamaz; sevgilinin bakış okunun açtığı yara hiçbir merhemle iyileşmeyecek bir yaradır.

Münîrî'nin "göñül" redifli tuyuğunda aşk ülkesinde yağmalanan gönül hem bayındır hem yıkık olur; sevgilinin eşiğinde kalan gönül sahibine ancak arada bir konuk olur.

Münîrî'nin "olur" redifli tuyuğunda sensiz gözyaşı lale, lal dudaksız ciğer kanlı suya döner; kanlı yaş sonunda sel olup gönül ülkesini harap eder.

Münîrî'nin "bulmadum" redifli tuyuğunda ayrılığın sonu, derdin sınırı yoktur; âşık yüzün nurundaki hidayete ancak saçın küfrüne dolaşarak varır.

Münîrî'nin "degül" redifli tuyuğunda selvi boya, gül yanağa denk değildir; gönül sevgilinin yüce boyunu görünce bunun bâlâ değil belâ olduğunu söyler.

Münîrî'nin "‘ışḳ" redifli tuyuğunda başı dönmüş âşık başsız ve düzensiz kalır; aşk tufanı başından aşmadan sevgilinin yeşil ayva tüyü Hızır gibi yetişir.

Münîrî'nin Farsça tuyuğunda aşk kadehiyle harap olanın adı kötüye çıkar; şair kimsenin kendisi gibi sevgilinin saçından ayrı, gönülsüz ve sabırsız kalmamasını diler.

Münîrî'nin ikinci Farsça tuyuğunda dert gönlün yoldaşı, belâ canın dostu olur; âşık sevgilinin bakış okunun yarasından uzak kaldığı için inleyip ağlar.

Münîrî'nin bahçe tuyuğunda sevgilinin güzelliği dünyanın bostanı, saçları ruhanîlerin fesleğenidir; gönül de bu gül bahçesinin bin nağmeli bülbülüdür.

Münîrî'nin "gül-zâr" ve "gül zârî" cinaslı tuyuğunda binlerce bülbül ve gül sevgilinin yanakları için inler; âşık belâ dikeninin hastası olan bülbüldür.

Münîrî'nin "gözlerüñ" redifli tuyuğunda sevgilinin gözleri aman vermeyen bir Türk'tür; gönül ülkesini yıkmak için bakışa "Haydi, hemen" diye buyurur.

Münîrî'nin "-yuz" redifli tuyuğunda âşıklar reyhan ayva tüyünün hayranı, yay kaşların kurbanıdır; kıvrık saç onları perişan ve başı dönmüş hâle getirmiştir.

Münîrî'nin yazı sanatı diliyle kurulmuş tuyuğunda benler "cemâl" kelimesinin cîm noktasıdır; noktasız yazı nasıl kemale ermezse ayva tüyü de bensiz eksiktir.

Münîrî'nin kirpik ve ok tuyuğunda sevgilinin kirpiği kader okunun kılavuzudur; şair onu attığında hiç hata yapmayan, eşi görülmemiş bir okçu olarak över.

Münîrî'nin "-ūsına" kafiyeli tuyuğunda büyücü bakış âşığı saçlara uzanmaktan alıkoyar; feleğin kemerindeki bayram hilali sevgilinin hilal kaşına erişemez.

Münîrî'nin "-īn" kafiyeli tuyuğunda sevgilinin alnı Zühre yıldızı gibi parlar; âşığın onun boyu için ettiği her duaya Cebrail Sidre'den âmin der.

Münîrî'nin saç tuyuğunda büklüm büklüm saç dünyayı âşığın gönlü gibi karmakarışık eder; sevgili her gönlü tek bir kılla bağlar ve insan buna dayanamaz.

Münîrî'nin "ḳadüñ" redifli tuyuğunda sevgilinin yüce boyu can gül bahçesinde yükselir, kıyamet koparır ve dünya bahçesinde eşsiz ve benzersiz olur.

Münîrî'nin son tuyuğu bir hikmet söyler: dünya kaygısına düşmeyen gamdan kurtulur; namus şişesine her an gayret taşı erişen kişiye ne mutlu.

Münîrî'nin on yedi muammasının ilki, sevgilinin hançer çeken bakışı üzerine kurulu tek beyittir; neşirde çözümü "Ali Bey" adı olarak verilir.

Münîrî'nin ikinci muamması, goncanın sevgilinin ağzıyla bir olamayacağını söyleyen tek beyittir; neşirde çözümü "Mehemmed" adı olarak verilir.

Münîrî'nin üçüncü muamması, sevgilinin inci dişlerinin özlemiyle denize dönen gözü anlatan tek beyittir; neşirde çözümü "Hüseyin" adı olarak verilir.

Münîrî'nin dördüncü muamması, büyük bir sevgiyle sevgilinin devrinde bir kez bile kendine gelemeyen gönlü anlatır; neşirde çözümü "Said" adı olarak verilir.

Münîrî'nin beşinci muamması, saltanat bahçesindeki taze fidana şahların baş koymasını anlatır; neşirde çözümü "Sultan Bayezid" olarak verilir.

Münîrî'nin on yedi muamması arasındaki Farsça muamma, bitmeyen gözyaşının kan denizine dönmesini anlatır; neşirde çözümü "Şükrî" olarak verilir.

Münîrî'nin yedinci muamması, sevgiliden ay yüzündeki peçeyi kaldırmasını isteyen Farsça bir beyittir; neşirde çözümü "Seydî" olarak verilir.

Münîrî'nin sekizinci muamması, sevgilinin dudağından geçip zülfüne varan ve bir iken iki olan gönlü anlatır; neşirde çözümü "Dede" adı olarak verilir.

Münîrî'nin dokuzuncu muamması, sâkiden bir damla isteyen rindin Farsça sözüdür; neşirde çözümü "Hamza" adı olarak verilir, çözüm yolu gösterilmez.

Münîrî'nin onuncu muamması, servi boylu sevgiliye esir düşen gönlü anlatır; neşirde çözümü "Ahmed Bey" olarak verilir ve Ü nüshasının son beytidir.

Münîrî'nin on birinci muamması, yakut dudağın kadehinden bir yudum için gönül kanı içen âşığı anlatır; neşirde çözümü "Mehemmed" olarak verilir.

Münîrî'nin on ikinci muamması, ölen şairin mezarına Çigil mumu sevgiliyi çağırır; neşirde çözümü "Murad" adı olarak verilir, Ü nüshasında yoktur.

Münîrî'nin on üçüncü muamması, güneş, ay, burç ve Müşteri kelimeleriyle kurulur; gönül hem alıcıdır hem gezegen. Neşirde çözümü "Seyfî" olarak verilir.

Münîrî'nin on dördüncü muamması, âşığın vefasız sevgiliye yaptığı şikâyeti dağın yankıladığı kısa bir sahnedir; neşirde çözümü "Îsâ" adı olarak verilir.
![Muamma 15 — Ḥālini bilmek dilerseñ bendeñüñ gāh [u] gehī](https://amasya05.com/storage/gallery/9ee1dd460975ec2608e3a2f39366e56a.jpg)
Münîrî'nin on beşinci muamması, hâlini soran sevgiliye inci saçan gözlerini gösteren âşığın sözüdür; neşirde çözümü "Hüsam" adı olarak verilir.

Münîrî'nin on altıncı muamması, gözyaşı damlalarının inci olduğunu ama değerini kimsenin bilmediğini söyler; neşirde çözümü "İskender" olarak verilir.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.