
Gazel 107 — Sözüñ kim vird-i ervāḥ-ı melekdür
Münîrî'nin yalnız Vatikan nüshasında bulunan gazeli: yaraya tuz olan söz, göz yaşında balık gibi yüzen göz bebeği ve halkın mihenginde anlaşılan sahte rakip.

Münîrî'nin yalnız Vatikan nüshasında bulunan gazeli: yaraya tuz olan söz, göz yaşında balık gibi yüzen göz bebeği ve halkın mihenginde anlaşılan sahte rakip.

Münîrî'nin "eyler" redifli gazeli: ah okundan kalkanla korunan güneş, kirpiklerle donatılmış göz gemisi, gül ve şekerden gülbeşeker ve mahlasla kurulan tevriye.

Münîrî'nin "ile geçer" redifli gazeli: inciyle geçinen göz denizcisi, yaşlandıkça artan aşk, köpeğin baş ağrısına gülsuyu olan yaş ve salınan serviyle geçen ömür.

Münîrî'nin "eyler" redifli yedi beyitlik gazeli: göz yaşı selinde sal olan varlık, bal getiren göz bebeği, gam potasında arıtılan gönül ve elifi dala çeviren zülüf.

Münîrî'nin "-ur" redifli gazeli: yüzünü ekşiten deniz, gamzeden ürperen misk ceylanı ve can çekişen kişiye şeytanın gösterdiği suya benzetilen rakip gözyaşı.

Münîrî'nin gül ve bülbül mazmunu üzerine kurulu gazeli: ateş parçasına dönen güller, mermer gibi kapalı gönül, gonca gibi parça parça yürek ve gezegen gibi gözyaşları.

Münîrî'nin redifsiz gazeli: sözü karşısında eriyen bal, at nalından kıvılcım çıkaran taş yürekler, ateş almaya gelmiş gibi aceleci hayal ve asılsız çıkan haber.

Münîrî'nin bir seher bahçesinde geçen gazeli: göze ayak basan hayale saçılan inciler, raksa giren servi ve çınar, gül yaprağında ter gibi çiğ ve bir dilek listesi.

Münîrî'nin kendi gazelini "sūz-nāk" diye andığı şiir: yakasını yırtan gonca, yüzünü toprak eden lale, yeşillikle temizlenen gönül aynası ve katı gönle yakıcı gazel.

Münîrî'nin "-dedür" redifli gazeli: dudak yolunu gözleyen lal ve inci yaşlar, köpeğin uyuduğu seherde yapılan ziyaret, çene kuyusu ve suyu verilmiş kılıca susamak.

Mustafa Vâzıh'ın Bâkî'nin "da güzel" redifli gazeline yaptığı tahmis: meyhane çırağı, hamam ve meclis sahneleriyle kurulan Nedîm tarzı şûh bir eda.

Kara Fazlî'nin Arapça ve Farsça mülemma tevhid gazeli: ilk, son, görünen ve gizli olan sıfatları, elif harfi, gizli hazine ve aklı şaşırtan yücelik.

Şâhî mahlaslı Şehzade Bayezid'in divanını açan tevhid gazeli: Musa, İsa ve Hz. Peygamber'in mucizelerine telmihler ve adı Şâhî olan şairin kulluk beyanı.

Münîrî'nin sözü cevhere benzettiği gazel: mermerden katı gönül, yolundan alıkonmaması gereken yolcu gözyaşı, yerinde harcanacak aşk sözü ve "insan beşerdir" itirafı.

Mustafa Vâzıh'ın Amasya mütesellimi Mikdâd Paşazâde Hasan Bey'in gazeline tahmisi: ebedî hayata çekilmiş med işareti gibi bir boy ve İskender seddi kirpikler.

Kara Fazlî'nin Arapça bir mısrayla açılan saki gazeli: hidayet kadehi, tevhid kadehiyle temizlenen gönül, Uşşak nağmesi ve fani dünyada kalıcı olan yüz.

Şehzade Bayezid'in babası Kanuni'ye yazdığı karşılama gazeli: "safâ geldün" sevinci, ayrılık korkusu ve Karaman beyliğini bir kulluğa değişme dileği.

Âkif'in tek beyitlik bir müfredi: şairin gülüşü yüzünde, gamı gönlünde; kalemin cilvesi yazıda, büklümü kamışındadır. Ses ve anlam oyunlarıyla örülmüş bir beyit.

Mustafa Vâzıh'ın nazlı sevgiliyi ailesinden izin alıp çifte kayıkla Beşiktaş, Kandilli ve Bebek'e gezmeye çağırdığı, Nedîm'i anan beş bentlik musammatı.

Münîrî'nin Arapça dinî sözlerle kafiyelenen gazeli: gamzeden kaçıp "kaçacak yer nerede" diyen gönül, kaş mihrabına secde ve kazdığı çene kuyusuna kendi düşen gönül.

Kara Fazlî'nin Türkçe, Arapça ve Farsça mısralarla yazdığı mülemma gazeli: şaraptan tövbe etmeyen rind, uykusuz âşık, güneşten parlak birlik ve saklanacak sır.

Şehzade Bayezid'in Allah'a yalvardığı münacat gazeli: el tutacak kimse bulamayan şair, kahrın ve lütfun eli, sıfat ile zat karşısında susan dil.

Âkif'in tek beyitlik bir tebrik ve dua müfredi: muhatabının akranlarını geçmesini, kardeşleri arasında Hz. Yusuf gibi ikbal Mısır'ının azizi olmasını dileyen beyit.

Münîrî'nin "-dürür" redifli cinaslı gazeli: göğüs dükkânında bol duran inciler, sarhoş olduğu için bağlanan göz, başına kılıç inen mum ve gözyaşından yol.

Mustafa Vâzıh'ın "Gel e şāhım idelim ‘azm-i Süleymāniyye" nakaratlı musammatı: eski devletlerin geçiciliği, Vefa, çarşı, nargile ve Kanuni'nin türbesi.

Kara Fazlî'nin üç dilli mülemma gazeli: servi boylu sevgiliye kul olan Tuba ağacı, Kâbe sayılan kapı, baş ile ayağı ayıramayan âşık ve şairin övünmesi.

Şehzade Bayezid'in bir aşk gazeli: cennetten üstün güzellik, gönül kuşunu tutan zülüf tuzağı, yedi başlı ejderha ve rakibe "hâ deyince" beddua.

Şehzade Bayezid'in kısa remel kalıplı aşk gazeli: zülfe dolaşan gönül, benin üstüne isyan eden hat, mufassal ile mücmel tezadı ve kıyamet boylu sevgili.

Münîrî'nin mahlası matlada da kullandığı gazel: can telinden elini çekmeyen yaşlı çengi, birle binin farkı, topraktan kaldıran zülüf ve benzeri olmayan güzellik.

Mustafa Vâzıh'ın "Şimdi küskünlügümüz var felege sulṭānım" nakaratlı musammatı: adı sanı olmayan ülkenin padişahı, uzlet ve felekle küskünlük.

Kara Fazlî'nin rint ile şeyh karşıtlığı üzerine kurulu, "-lıḳ baña" redifli beş beyitlik gazeli: sadık sabah tevriyesi, hekim gibi şarap ve günahkârın özrü.

Şehzade Bayezid'in "-âb" kafiyeli hasret gazeli: kebap olan bağır, şaraba dönen gözyaşı, güneşi örten zülüf bulutu ve kulundan utanan güzellik şahı.

Münîrî'nin bahçe ve gece sahneleriyle örülü gazeli: saç telinde bin kez inleyen gönül, gece boyu meşale tutan âşık, lalden misk kutusu ve avucunu açmış çınar.

Kara Fazlî'nin mütekarip vezniyle yazdığı, ilgisiz sevgiliye sitem eden "saña" redifli yedi beyitlik gazeli: düş ile tuş, mum ve pervane, teberrâ ile tevellâ.

Şehzade Bayezid'in tekrir sanatına dayanan gazeli: "kebâb oldı kebâb" nakaratı, mum ile pervane, sevgilinin köpekleri ve yol tozunda toprak olan şair.

Münîrî'nin "ürer" ve "dürer" cinaslarıyla kurulan gazeli: havlayan rakip ve sözden söz üremesi, lal kutu ağız, Kâbe sokağı ve Tebbet okuyup üfleyen sabah yeli.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.