
Manzume 28 — Şular kim oglı mukbil olmak ister
Bursa fethedildiğinde Osman Gazi'nin hayatta olduğunu söyleyen yazar, ardından oğluna yol gösteren ata ile öğüt alan oğul üzerine üç beyit söyler.

Bursa fethedildiğinde Osman Gazi'nin hayatta olduğunu söyleyen yazar, ardından oğluna yol gösteren ata ile öğüt alan oğul üzerine üç beyit söyler.

Bir değişimi haber veren "olmış" redifiyle: gözyaşı havuzunda kabarcık olan göz kapakları, kartala dönen zülüf, gizli içmeye fetva veren sofu ve eşikte uluyan rakip köpek.

'Evbâşlaruz biz' ile 'ev başlaruz biz' cinasıyla açılan rint gazeli; Cem'in kadehine değişilmeyen yudum, gam dalına aşılanan sevinç ve eşik süpüren kirpikler.

“Ey Amasya halkı, zararım var sanmayın” diye açılan ikinci gazel: dua getiren şeyh, granit gibi gönüllere aşk kalemiyle iz bırakma görevi ve gizli hazine.

Mustafa Vâzıh'ın Dîvânçe'sindeki en uzun gazel: "elmās" redifiyle hançer, kadeh, buhurdan, ayın yarılması ve sevgilinin la‘l dudağı arasında kurulan kuyumcu imgeleri.

Harîmî'nin hat sanatının diliyle kurulan gazeli: dudağa yazılan hat, Mahzenü'l-esrâr'ın besmelesi, duvardaki şemse ve gözyaşı kâtibinin duvarlara yazdığı ad.

Kara Fazlî'nin 954 (1547) yılında Rumeli tımar defterdarlığına atanan Ahmed Çelebi için yazdığı tehniyetnamenin içinde yer alan otuz dört beyitlik medhiyesi.

Basîrî'nin "hem" redifli gazeli: aşkla rüsva olan şair, bülbül ile pervane, köşkün de viranenin de dar geldiği gönül, zahidin tespih tuzağı ve Hak nuruyla dolu meyhane.

Münîrî'nin Şehzade Ahmed'e bayram kasidesi; ramazan sonunda doğan hilal anahtar, orak, kayık ve at nalı olarak görülür, sonunda şehzadeye bağlanır.

Adlî'nin "henüz" redifli yedi beyitlik gazeli; gönül sarayını anlatan ikinci beyti Âşık Çelebi ve Âlî tarafından Mahmud Paşa'ya (Adnî) verildiği için tartışmalıdır.

Vefa umdukça cefa, tüy bittikçe güzellik, yedikçe iştah, güneşten uzaklaştıkça ayın ışığı artar: Sâhib'in "artar" redifli gazeli bir orantılar dizisidir.

Sevgiliye seslenir gibi Tanrı'ya yalvaran münacat gazeli: "nigâr" kelimesiyle mahlas oyunu, Hâfız'ı hatırlatan kafiye ve Semerkant ile Buhara pirleri.

Osman Gazi'nin Orhan'a vasiyetinde Gümüşlü Kubbe altına gömülmeyi ve Tanrı'nın buyurmadığı sözü kabul etmemeyi istediği bâbın sonunda söylenen, niyete dair iki beyit.

Fidan iken servi olan gonca dudaklı sevgiliyi anlatan kısa gazel: güzellik sofrasındaki bal, hilal yerine seyredilen kaş ve şeker helvaya benzetilen dudak.

Refîkî'nin Ressam Resmî'nin zeminine nazîresi: sabah yelinden korkmayan ay mumu, âb-ı hayat sunan kılıç, gonca olan temren ve gönül aynasını parlatan yol tozu.

Aşk ehlinin sermayesi ve meyhanesi olan aşk, pisliğe düşmüş cevher benzetmesi ve Bâyezîd-i Bistâmî'nin kayıp eşek fıkrası; kitabın şiire en yakın mesnevîlerinden biri.

Mustafa Vâzıh'ın sevgilinin süslerini anlatan gazeli: kıl gibi bele sarılı kemer, "boyu uzun ahmak" servi, fesinden taşan perçem ve kınası kana dönen eller.

Harîmî'nin "-âne" kafiyeli gazeli: aşk denizinin tek incisi, dünya mülkünü bırakıp meyhaneye düşen rint ve aşkla delirmiş birine işlemeyen öğüt.

Kara Fazlî'nin, yeniden Şehzade Mustafa'nın veziri olan Sun'ullah'ı adalet ayı, Âsaf ve Hâtem telmihleri ve "akıl" kelimesini kuran bir harf oyunuyla övdüğü otuz iki beyitlik kasidesi.

Basîrî'nin meyhane dilini tasavvufa açan gazeli: viranenin baykuşu ama himmeti Sidre'de yuvalı hüma, asma dalından tabut ve pir-i muğan kapısına bağlılık.

Münîrî'nin 887 (1482-83) yılında bir hafta içinde ölen evlatları Ali ve Ferah için yazdığı elli dört beyitlik mersiye; felekten şikâyetle açılıp duayla biter.

Adlî'nin ciğeri tandıra, gözyaşını şaraba benzettiği yedi beyitlik gazeli; maktaında sevgilinin mahallesini cennet sayıp orada azap olamayacağını hatırlatır.

Sâhib'in "olmaz da n'olur" redifli gazeli: devlet dairesine ayak basmama öğüdü, med ve cezir gibi inip çıkan gam ve Nâbî'nin yolundan gittiğini söyleyen mahlas beyti.

Kur'an'ın şairler hakkındaki hükmünü kendi lehine okuyan Nigârî, iman eden şairleri ayrı tutar; melâmet ve "nevâ" kelimesinin iki anlamı gazelin öteki iki direğidir.

Aşk üzerine Âşıkî mahlaslı dört beyit, Aydos tekfurunun kızının rüyasında kendisini çukurdan çıkaran kişiye gönül verdiği hikâyenin tam ortasında söylenir.

"-mış" redifli bir fark ediş gazeli: eşik toprağıyla nurlanan göz, cefa mimarının imar ettiği gönül, güneşe dönen zerreler ve baş ağrısı bahanesiyle namaza gelmeyen zahit.

Hoşgörülü meyhaneciye uzun ömür dileyerek açılan gazel; kadehin eteği, sevgiliye yaltaklanan sürahi, puthanenin çanı, benine yanan pervane ve kıskanç tarak.

Aşk ateşinde yanan şairin sevgilinin lütfuyla kurtuluşu: garip sanılan şeyh, ona yol açan mürşid ve cennet için yapılan zühde yöneltilen keskin eleştiri.

Mustafa Vâzıh'ın silahlarını kuşanmış levent sevgilisini anlatan gazeli: konuşma dilinden ikilemeler, sarhoş bir gece sahnesi ve gönül evine giren bakış hırsızı.

Harîmî'nin "oldun yine" redifli gazeli: inleyen bülbül gönül, burna gelen vuslat kokusu, ölümü bekleyen can ve çokluktan birliğe kaçan tasavvufî arayış.

Kara Fazlî'nin güz tasviriyle açılan ve Koca Nişancı Celâlzâde Mustafa Çelebi'yi şairliği, kalemi ve cömertliğiyle övdüğü kırk iki beyitlik hazâniyye kasidesi.

Basîrî'nin sevgilinin sokağını Tûr dağına benzeten gazeli: dostun yüzünde Hak nuru, sevgilisiz cennetin reddi, Leylâ zülfü, şeker çiğneyen yakut dudak ve zülfün sevdası.

Münîrî'nin beş bentlik âşıkane terci‘-bendi; Türkçe ve Farsça bentler "‘Uşşāḳa dü ‘ālem içre ḥāṣıl" vasıta beytinde birleşir: âşığa aşkın gamı yeter.

Adlî'nin güneşi sevgilinin kapısına her sabah gelen bir dilenciye benzettiği yedi beyitlik gazeli; Sidre, Rıdvan ve Ebû Leheb anılarak cennet çerçevesinde biter.

Sâhib'in "yazar" redifli gazeli: mektup gibi sevgiliyle açılıp mahlasla kapanan beyitler, kâğıt köylerinden tımar, Kahramannâme'ye dönen göz ve aşk hamamında çıplak Mecnun.

Tanrı'yı övmeye dilin yetmeyeceğini söyleyen gazel: Peygamber'in "lâ uhsî senâen" duası, Kaf ve Anka, muamma ve ebced benzetmeleri ve övgü olarak acz.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.