
Gazel 146 — Meyhâne-i gaybetden yüz nâz ile bir dildâr
Gayb meyhanesinden perdesiz gelen sevgilinin görünmeyen ağzı için En'âm suresinden bir ayet okunur; gazel, vaize hizmet etmesi öğütlenen mahalle köpeğiyle kapanır.

Gayb meyhanesinden perdesiz gelen sevgilinin görünmeyen ağzı için En'âm suresinden bir ayet okunur; gazel, vaize hizmet etmesi öğütlenen mahalle köpeğiyle kapanır.

Gazel "gözünün yaşına bakmamak" deyimiyle açılır ve "yok" redifiyle sürer. İkinci mısraını Zâtî neredeyse aynen almıştır; sevgilinin Tûbâ boyu kıyamet koparır.

"İy derviş" diye sorulan, Osmanlı imaretlerinde misafire yemek verilmemesini, hizmetlilerin bahanelerini ve müfettişlerin vakıf gelirini kısmasını anlatan bâbda Âşıkî mahlaslı beş beyit.

Münîrî'nin Türkçe gazeli: hilal kaşı seyretmek için göğe çıkan İsa, sararmış ayva, belaya uğratan yüce boy, boy ile zülfün yazdığı "lā" ve "it çöle" sözü.

"Akçe makçe", "vâ‘iz ü mâ‘iz" gibi konuşma diline yakın ikilemelerle cer toplayan vaizi alaya alan bir gazel; şair seyyid atası Ağa Bâlî'yi de anar.

Divanın en sade dilli gazellerinden biri: vaize "senüñle kārum yoḳ" diyen âşık, kadeh anlamındaki ayak ile ayık oyunu, kara topraktan aşağı düşen âşık ve gamı dağıtan gam.

Padişahın vezirlerinde Allah için gayret gerektiğini ve yanlarına gelen âlimlerle fakirlerin dünya garazı güttüğünü yazarın kendi hâlinden anlattığı bâbda dört beyit.

Münîrî'nin ateşli bir hastalığa yakalanan hükümdar için yazdığı geçmiş olsun gazeli: titreyen güneş, korkudan kaçan saba rüzgârı ve günahsız sultana peşin kefaret.

İki kez arıtılmış "kand-i mükerrer" gibi tekrar tekrar anılan dudak, Tûr'da bir zerre ışık isteyen gönül Mûsâ'sı ve kadehimi kırarsan kırılırsın diye vaize kısa bir uyarı.

Âşık sevgiliyi gölgesinden bile kıskanır ve mehtaplı gecelerde kapısına gitmez. "Olıcaḳ" redifi her beyitte bir şart kurar; kadeh geceyi aydınlatan aya benzer.

Osmanlı padişahlarının hasletlerini sayan ve II. Murad'ın "memleketimizde üç helal lokma vardır" sözüyle Fazlullah Paşa'yı azlettiğini anlatan bâbda dört beyit.

Münîrî'nin Türkçe gazeli: kan bedeli istenmeyen âşık, "ha" deyince gelen ecel, ateş saçan zülüf ejderhası, Müntehâ'da kalan gönül ve gün doğunca görünmeyen Sühâ.

Sevgilinin yanağı ezberlenen bir Mushaf, adı ism-i a‘zam, ayağının toprağı simyanın kızıl kükürdüdür; vaiz ise zümrüt kadehi görünce kör olacak bir yılandır.

On bir beytin hepsi "‘ışḳ" kelimesiyle biter ve aşk sırayla sultan, sofra, deniz, terazi ve dükkân olur; mahlas beyti bu tekrarı bir mektubun başlığı sayar.

Mal toplayan padişahların sonunu anlatan, Yıldırım'ın malını Timur'un yediğini ve Bağdat padişahı Sultan Ahmed'in hazinesini taş sandıklarla Dicle'ye bıraktırdığını söyleyen bâbda iki beyit.

Münîrî'nin Türkçe gazeli: zülfe dokunup divane olan saba, heves yeli, iki kat zülfün ayak altına aldığı âşık, ürüyen it ile rızkını bulan dilenci ve yokluk yeli.

Bir hamlede bin Hayber fetheden önder, zülfün zinciriyle Mîr Hayder silsilesi arasında kurulan bağ ve şairin tatlı kalemli yaradılışına hücum eden ilâhî sırlar.

Kafiyelerin hepsi Türkçe ikilemedir: varaḳ varaḳ, ṭabaḳ ṭabaḳ, ḳabaḳ ḳabaḳ. Güzellik mecmuası yaprak yaprak açılır, âşığın sarı yüzü de safranlı zerdeye döner.

Horasan padişahı Mirza Şah'ın ve Karamanoğlu İbrahim Beg'in de mal toplayıp telef olduğunu söyleyen ve "Mal odur ki hayra harcana" diyen bâbda, mal ve hesap üzerine Âşıkî mahlaslı üç beyit.

Münîrî'nin teslimiyet gazeli: vefa ile cefayı bir tutan âşık, köpek huylu rakip, servi boylu sevgili ve "geçen geçti" diye biten bir öğüt beyti.

Sitede tek başına yayımlanmış bir beytin bütün gazeli: neşirdeki "hergiz" okuması beytin öznesini gönle çevirir, Mecnun Leylâ'sını bulur ve melâmet bir şaraba dönüşür.

Perilerin ıssız yerlerde bulunduğuna inanılırdı; âşık bu inancın doğruluğunu kendi gönlünde görür. Tek mısrada üç atasözü dizilir: yılansız hazine, dikensiz gül olmaz.

Bir arife "Padişahlara hazine gerek midir" diye sorulduğu ve "Reayanın hayır duaları padişahlara hazinedir" cevabının verildiği yerde, adil hanın iki dünyadaki tahtı üzerine iki beyit.

Münîrî'nin İsa nefesli dudak gazeli: dirilten dudağın öldürmesi, ecel ulağı bakış, hasta göz ile hasta gönül ve "bir şey yok, dua" diyen sevgili.

Vaize cenneti bırakıp meyhaneyi kendine alan âşık, misk ile miskin arasında kurulan oyun ve sırrını saklamayan her âşığı bir Hallâc sayan sert bir hüküm.

Kalem, âşığın şevkini yazmaktan yorulup başını eğmiş ve gözüne kara su inmiştir. Câfer Çelebi, Ahmed Paşa ile Necâtî'deki kalem imgesini bu gündelik deyimle yeniden söyler.

"Osmanlılar zamanında âlim ve derviş yok mu" sorusuna Baba İlyas'tan Âşık Paşa'ya, Hacı Bayram'dan Akşemseddin'e uzanan bir listeyle cevap veren bâbda dört beyit.

Münîrî'nin kılıç cevheri gazeli: çelikteki dalgalı desen âşıkların tırnak izi, dövülüp kuruyan servi, kovulan gözyaşı ve mahlasla parlayan dolunay.

Meclise gelen cefakâr sevgili Bağdat'a giren Hülâgû'ya benzetilir; ama geliş misk, gâliye ve yasemin kokusuyla haber verilir ve sonunda gelen şairin kendisi olur.

Âşıklar sevgilinin kapısına o kadar yüz sürmüştür ki sarı benizleri duvarlara siner ve eyvan yaldızlı görünür; mahlas beytinde şairin divanı gül defterini yarım bırakır.

"Hacı Bektaş'ı niçin anmadın" sorusuna onun Osmanoğullarıyla sohbet etmediğini ve yeniçeri börkünün ondan gelmediğini söyleyerek cevap veren bâbda dört beyit.

Münîrî'nin "Muṣṭafā" kafiyeli gazeli: zülfü saba götürmüş yüz, bela korkusu, başkasına atılan ok ve mahlas beytinde Muhammed nurunun tecellisi.

"Bî-hâr", "bî-mâr", "bî-nâr" kafiyeleri birer atasözü gibi kurulur: dikensiz gül bahçesi, yılansız hazine olmaz; gönül ise put evinde can verip tersâlığa yönelir.

"Revān" kelimesiyle tam cinas kuran bir matla: canları su gibi ayağına akıtan yürüyen selvi, kanla dolu gonca, kaş yayına kurban olan canlar ve Şeyhî'nin zemini.

Neşrin "Ek" kısmında, Mısır sultanı Hoşkadem ile Osmanlı arasındaki elçi geleneğinin kesildiği ve Dulkadır beyliği yüzünden "Rum padişahı benimle yağı oldu" denildiği bâbda üç beyit.

Münîrî'nin "ola" redifli öğüt gazeli: vuslat bayramına kurban olan âşık, "zalûmen cehûlâ" yükü, harcanacak ömür sermayesi ve can kulağına söylenen nasihat.
Karekod · QR code
Bu sayfanın karekodudur. A5 olarak yazdırıp asabilir ya da yapıştırabilirsiniz; okutan kişi doğrudan bu içeriğe ulaşır.
This QR code links to this page. Print it on A5 and post it anywhere; scanning it opens this content.